Ailenin peşini bırakmayan hastalık, anne kızın ortak kaderi oldu

Refika Evgin, uzun yıllar böbrek hastası olan annesi Nilgün Artuner gibi aynı hastalığa yakalandı. Oğlunun ‘Ömrümüz hastanelerde geçmesin’ sözlerinden etkilenen Evgin, korkularını yendi ve nakil olmaya karar verdi. Evgin, eşinden alınan böbrek ile sağlığına kavuştu.

21 Mayıs 2019 Salı, 22:17
Abone Ol google-news

Nilgün Artuner (65) ile Refika Evgin (40) aynı kaderi yaşayan anne-kız. Böbrek hastası olan ve 23 yıldır diyalize giren anne Nilgün Artuner’in ardından, 2 yıl önce de kızı Refika Evgin’e polikistik böbrek hastalığı tanısı konuldu. Anne-kız korkularından nakil ameliyatı olmaktan kaçındı. Ve bir gün Refika Evgin’in oğlu “Seni hastanelerde görmek istemiyorum, ömrümüz hastanelerde geçmesin” dedi. Bundan etkilenen Evgin, nakil olmaya karar verdi. Yapılan tahlil ve tetkiklerin ardından eşinden alınan böbrek ile sağlığına kavuşan Evgin, nakil ameliyatından korkan annesini de ikna etti. Evgin “Annemin hasta olduğunu daha 14 yaşındayken öğrendim. Ömrümüz hastanelerde geçti. Ama kader o ki aynı hastalığa yıllar sonra ben de yakalandım. Oğlumun sözleri beni çok etkiledi. Bütün korkularımı yendim, nakil oldum. Doktorum bana yeni bir hayat verdi” dedi.

Ortaokul öğretmeni olan Evgin, 2 yıldır polikistik böbrek hastalığı ile mücadele ediyordu. Ancak bu hastalıkla tanışması aslında daha öncelere dayanıyordu. Çünkü annesi Refika Artuner, uzun yıllardır böbrek hastasıydı ve zamanının büyük bölümü hastanelerde geçmişti. Annesi böbrek nakli olmaktan korktuğu için de sürekli ameliyatlardan kaçmıştı. 23 yıldır haftada 3 kez diyalize giriyordu. Annesinin ardından kendisi de genetik olan aynı hastalığa yakalanınca araştırmalara başlandı ve ameliyat olmaya karar verdi. Eşi Ahmet Evgin’in (43) böbreğinin kendisine nakledilebileceğini öğrenen Evgin ameliyat masasına yattı ve yapılan başarılı operasyonun ardından sağlığına kavuştu.

‘Yeni bir hayat verdi’

Evgin, bu süreçte yaşadıklarını şöyle anlattı: “Annemin hasta olduğunu daha 14 yaşındayken öğrendim. 18 yaşıma yeni bastığımda artık annem diyalize girmeye başlamıştı. Ömrümüz hastanelerde geçti. Hep çok büyük kaybetme korkusu ile yaşadım.”

Doktorları ile görüştükten sonra nakile karar verdiğini ve sağlığına kavuştuğunu anlatan Evgin, nakil olma sürecinde en büyük desteğin 11 yaşındaki büyük oğlu Ülkü’den geldiğini söyledi. Evgin, şöyle devam etti:

“Ülkü bana ‘Ben de senin gibi olmak istemiyorum. Seni hastanede anneannem gibi görmek istemiyorum. Ömrümüz hastanelerde geçmesin anne’ dedi. Oğlumun sözleri beni çok etkiledi. ‘Hasta bir anne ile büyüdün, bunun acılarını en iyi sen biliyorsun. Ben okuldan geldiğimde seni diyaliz merkezinde değil evde bulmak istiyorum.’ Ve dedim ki evet benim çektiklerimi oğlum çekmemeli. Bütün korkularımı yendim ve nakil ameliyatı olmaya karar verdim. Bu aşamada en büyük şansım doktorum oldu, bana yeni bir hayat verdi.”

‘Genetik bir hastalık’

Şişli Florence Nightingale Hastanesi Böbrek Nakli Bölüm Başkanı Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Barış Akin ise şunları söyledi:

“Polikistik böbrek hastalığı genetik bir hastalıktır. Ailenin pek çok ferdinde olan bir durumdur. Annesi de 23 yıldır diyalize bağlı yaşıyordu. Umarım annenin de nakil şansı olur. Nakili polikistik böbrek günü olan 10 Mayıs’ta gerçekleştirdik. Ameliyatın akşamında herkes son derece sağlıklıydı. 7. gün taburcu oldular.”

Polikistik böbrek hastalığı nedir?

Kalıtsal böbrek hastalıkları içinde en sık görülenidir. Hastaların bazılarında hiçbir şikâyet, bulgu olmazken, bazılarında böğür ağrısı, kanlı idrar yapma, idrar yolu enfeksiyonu bulguları, böbrek taşı oluşumu ve yüksek tansiyon görülebilir. Böbrek işlevleri ortadan kalkan hastalarda diyaliz veya böbrek nakli yapılabilir.