Akdağ: Artık ikili çalışma yok

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Tam Gün Yasası'' ile ilgili Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararına ilişkin, ''Ne devlet hastanelerimizde ne de üniversite hastanelerinde çalışan değerli meslektaşlar artık ikili çalışma yapamayacaklar. Sistem değişmiş oldu'' dedi.

10 Mart 2011 Perşembe, 10:52
Abone Ol google-news

Akdağ, ''Beden Eğitimi Öğretmenleriyle Sağlığın Geliştirilmesi Çalıştayı''ndan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. ''Tam Gün Yasası'' ile ilgili Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun gerekçeli kararını açıkladığı hatırlatılarak, bu konuda nasıl bir düzenleme yapılacağının sorulması üzerine Akdağ, ''Tam Gün Yasası'' ile ilgili geçmişte yaşanan süreci anlattı. Bu konudaki düzenlemenin CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürüldüğünü hatırlatan Akdağ, Yüksek Mahkeme kısmi iptal kararıyla ilgili gerekçeli kararını açıklamadan, Bakanlığın internet sitesine koydukları açıklamayla ilgili Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı verdiğini anımsattı.

Bu karara yaptıkları itirazın yerinde bulunduğunu hatırlatan Akdağ, gerekçeli kararın da kısa bir süre önce açıklandığını söyledi. ''Tam Gün Yasası''nın kamu ve üniversite hastanelerinde çalışan hekimlerin, muayenehane açamayacaklarını ve özel hastanelerde çalışamayacaklarını, ayrıca üniversite hastanelerindeki öğretim üyeleri için, ''Hoca farkı'' denilen ayrı bir ücret ödenmeyeceğini öngördüğüne dikkati çeken Akdağ, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun gerekçeli kararında açıkça devlet ve üniversite hastanelerinde görevli hekimler için ikili çalışma olamayacağının karara bağlandığına işaret etti.

Akdağ, ''Bunun anlamı şudur. Ne devlet hastanelerimizde ne de üniversite hastanelerinde çalışan değerli meslektaşlar artık ikili çalışma yapamayacaklar. Sistem değişmiş oldu. Yani vatandaşımız bu çileden kurtuldu. Bunu tarihe gömmüş olduk. Biraz zor oldu ama... Sağolsun ana muhalefet partisinin gayretleriyle bu hususta sıkıntı çektik. Ama sonunda vatandaşımızı rahatlatacak bu duruma gelmiş olduk'' diye konuştu.

Üniversite hastanelerinde ''Hoca farkı'' denilen ödemelerle bu kurumlara daha önce bir katkı sağlandığını, yeni düzenlemeyle bunun değiştiğini kaydeden Akdağ, çıkardıkları ''Torba Kanun''la vatandaşın bu yolla üniversitelere yaptığı katkının artık devlet tarafından yapılacağını söyledi. Akdağ, ''Dolayısıyla, eskiden vatandaşın ödediğini bugün sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniversitelere ödemiş oluyor. Değerli hocalarımız, meslektaşlarımız da bu ödemelerden kendi paylarını performanslarına göre alacaklar'' şeklinde konuştu.
 

''Bu kararı bütün kuruluşlara bir tamimle göndereceğiz"

Bir başka soru üzerine Akdağ, Danıştay kararının açıkça, ikili çalışmanın olamayacağını öngördüğünü vurgulayarak, ''(Devlette çalışırsanız, dışarıda çalışamazsınız) diyor. Biz bu kararı bütün kuruluşlara bir tamimle göndereceğiz'' dedi. Akdağ, yıllardır sıkıntı çeken asistanlar için yeni bir düzenleme getirdiklerini ifade ederek, hem nöbet ücretlerinin arttığını hem de ek ödeme üst sınırlarını artırdıklarını belirtti.

Halen muayenehanesi bulunan hekimler için bir süreç koyup koymayacakları sorusu üzerine de Akdağ, ''Burada bizim herhangi bir tasarrufumuz söz konusu değil. Biz doğrudan doğruya Danıştayın bu hususta verdiği kararı uygulayacağız. Bu kararı uygulamak zorundayız. Nasıl ki ilk kararı yasal olarak uygulamak zorundaysak, uyguladıysak, şimdi verilen nihai kararı, en son kararı da uygulayacağız'' diye konuştu.

Akdağ, bir başka soru üzerine, buna aykırı davrananlar için bir yaptırımın söz konusu olacağını belirterek, bu takibi yapmanın kendilerinin görevi olduğunu söyledi. Akdağ, devlet memurlarıyla ilgili yaptırımların bu konuda da uygulanacağını bildirdi.
 

Tansiyon ve kolasterol ilaçlarıyla ilgili düzenleme

Sağlık Bakanı Akdağ, kolesterol ve bazı tansiyon ilaçlarının bugünden itibaren raporla ödenmesine ilişkin uygulamayla ilgili bir soruya, bu konuyu inceleyerek Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile görüşmesi gerektiğini söyledi. Bu ve benzeri uygulamaların SGK tarafından düzenlendiğini hatırlatan Akdağ, ''İnceleyip SGK ile görüşmem lazım'' dedi.

Şeker hastalarının kullandığı şeker ölçüm çubuklarına ilişkin SGK'nın belirlediği fiyat konusunda ortaya çıkan tartışmaların hatırlatılması üzerine Akdağ, SGK'nın bu fiyatı sektör temsilcileriyle yaptığı görüşme sonucunda belirlediğini söyledi. Bu ürünleri satan çok sayıda firma olduğunu anımsatan Akdağ, ''Dolayısıyla eczacılarımız da bu firmalarla çalışacak demektir. Bunun aslında kısa izahı bu'' dedi.

Bu konuda SGK uygulamalarının eleştirilmesinin haksızlık olduğuna işaret eden Akdağ, SGK'nın vatandaşın parasını koruduğunu söyledi. Piyasada 30'un üzerinde ürün çeşidi bulunduğunu anlatan Akdağ, kurumun bunların içinden kaliteli ve standartlara uygun olmak şartıyla en ucuzunu seçmesinin doğal olduğunu kaydetti.

Bunların vatandaşın ödediği vergilerle karşılandığına dikkati çeken Akdağ, kurumun da vatandaşı koruduğunu ifade ederek, ''Önemli olan bunların karşılanmasıdır'' dedi. ''Bu çubukların aile hekimliği merkezlerinde ücretsiz dağıtılıp dağıtılmayacağı'' sorusu üzerine de Akdağ, böyle bir şeye şu anda ihtiyaç duyulmadığını, bir çözümün ortaya çıkmaması halinde alternatif olarak düşünüldüğünü ancak artık buna gerek kalmadığını bildirdi.

 

"Obezite salgın haline geldi"

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, obezite hastalığının Türkiye'de artık salgın durumuna geldiğini belirterek, ''Bu salgına karşı ciddi müdahale etmek, durdurmak, ülkenin geleceğini tehdit eden bu probleme karşı birlikte gayret göstermek zorundayız'' dedi. Yaptıkları son araştırmaya göre Türkiye'de her 3 kişiden birinin obez, 3'te birinin ise kilolu olduğunu anlatan Akdağ, kalan 3'te birlik kesimin normal kiloya sahip olduğunu söyledi. Türk toplumunun hareketsiz bir toplum haline geldiğini, asansör kullanımı, televizyon ve bilgisayar başında çok uzun vakit geçirilmesi gibi nedenlerle obezite sorununun ortaya çıktığını ifade eden Akdağ, ''Yan gelip yatmak hoşumuza gidebilir ama bunun sağlığımızı bozduğu bir gerçek'' dedi.

Bu salgını önlemek için bir eylem planı hazırladıklarını hatırlatan Akdağ, beden eğitimi öğretmenlerine burada büyük görev düştüğüne işaret etti. Sigarayla mücadelede büyük başarı elde ettiklerini, bunda çocukların katkısının büyük olduğunu bildiren Akdağ, ancak aynı başarıyı obeziteyle mücadelede göstermelerinin zor olduğunu belirtti. Bu konuda hayat tarzının değiştirilmesinin ve damak zevkinin geri plana itilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Akdağ, beden eğitimi derslerinin artırılmasının bu mücadeleye destek vereceğini, bundan da önemlisi öğrencilerin okullarında her gün hareket içinde olmalarının önem taşıdığını söyledi.

Vatandaşların vücut kitle indeksi konusunda bilgi sahibi olmalarının büyük önem taşıdığını ancak bu terim yerine daha anlaşılabilir bir ifade bulmaya çalıştıklarını ifade eden Akdağ, kendisinin de fazla kiloları bulunduğunu söyledi. Bakan Akdağ, ''Ortadaki 3'te birin içindeyim. Vücut kitle indeksim 29, mutlaka kilo vereceğim, hareket edeceğim'' dedi. Obezitenin sadece fiziksel değil, ruhsal açıdan da kişilere zarar verdiğini, obezlerin yaklaşık yüzde 30'unda depresyon ve psikolojik problemler olduğunu anlatan Akdağ, obezitenin aynı zamanda kalp hastalığı ve şeker, felç ve kanser riskini artırdığına işaret etti.
 

''Günlerde yüksek kalorili yiyeceklerden vazgeçin"

Toplumda obezitenin kadınlar arasında erkeklerden daha yüksek olduğunu belirten Akdağ, kadınlara bu konuda şu mesajları verdi:

''Meşhur 'gün' tabir edilen toplantılarda hamurlu, yüksek kalorili, şekerli yiyeceklerden vazgeçin, salatalık, elma, domates ikram edin. Tatlı, baklava, börek ikram etmeyin. Bunun kesenize de yararı olacağı açık'' dedi. Beden eğitimi öğretmenleri ile bu mücadelede birlikte hareket edeceklerini yineleyen Akdağ, ''Aksi halde bu salgın Türkiye'nin en büyük belası olur. Bu salgını durduramazsak, hepimiz perişan oluruz'' uyarısında bulundu.