Akdeniz Üniversitesi'ndeki skandalla ilgili Rektör Ünal'dan açıklama

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, kanser hastalarının tedavisinin aksatılmasına dair iddialarla ilgili adli ve idari soruşturma yapıldığını belirterek, "İnsan sağlığını tehlikeye atacak herhangi bir suistimale asla müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz" dedi.

31 Ocak 2018 Çarşamba, 15:06
Abone Ol google-news

AÜ Rektörü Prof. Dr. Ünal, son günlerde, AÜ Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nde kanser tedavisi hizmetlerinin aksatıldığı ve izinsiz nükleer deney gibi birtakım çalışmalar yapıldığı yönünde basında yer alan haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Prof. Dr. Ünal, iddiaların üniversite yönetimine ulaşması üzerine, 21 Ekim 2016 tarihinde, ivedilikle inceleme başlattıklarını kaydetti. İnceleme yapılması amacıyla kurulan komisyon tarafından, basında yer alan iddiaların ayrıntılı tetkik edildiğini kaydeden Ünal, "İnceleme sonucunda isnat olunan fiiller ve ilgili kişiler hakkında 16 Mart 2017 tarihinde disiplin soruşturması açılmasına karar verildi. Disiplin soruşturması sonunda bir kısım öğretim üyesi hakkında kamu görevinden çıkarma cezası teklif edilmiş ve soruşturma dosyası gereği için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderilmiştir. Bir öğretim üyesi hakkında ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir" dedi.

Üniversitede skandal! Hastalarının yanında izinsiz nükleer deney... Radyasyon sızıntısı var

ANTALYA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA SUÇ DUYURUSU

Disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin, ceza hukuku anlamında da suç teşkil ettiğini belirten Prof. Dr. Ünal, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu vurguladı. Ünal, "Söz konusu iddialar ile ilgili adli süreç devam etmekte olup bu işlemlerin sonucu Üniversite Rektörlüğümüz tarafından yakından takip edilmektedir" dedi.

AÜ'nün yeni yönetimi olarak göreve geldikleri gün itibarıyla üniversitedeki tüm sorunların yakın takipçisi olduklarını ve ivedilikle çözüme kavuşturmak için çalıştıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ünal, şunları kaydetti: 

"Söz konusu olay ile ilgili gerek üniversite olarak gerekse adli tüm müdahaleler yapıldı. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsun ki yönetim olarak sağlık hizmetlerinin aksatılmasına yahut insan hayatı ve sağlığını tehlikeye atacak herhangi bir suistimale asla müsaade etmedik ve bundan sonra da etmeyeceğiz. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi olarak tüm hastalarımıza en modern teknoloji ve yetkin personelimiz ile sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Soruşturmada bahsedilen cihazla tedavi gören ve bu nedenden dolayı zarar görmüş olma ihtimali olan az sayıda hastamızın durumlarını incelemek üzere bir tıbbi komisyon oluşturulmuş ve bu komisyon çalışmalarına devam etmektedir."

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, radyasyon tedavisi sonrasında hastaların radyoaktif olmadığını, dolayısıyla çevreye radyasyon yaymalarının söz konusu olmadığını belirtti. Prof. Dr. Sağlam, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi ile ilgili basında yer alan haberlerin radyasyon onkolojisi camiasını derinden üzdüğünü, hastalarda endişeye yol açtığını söyledi. Sağlam, kurumsal uygulamalar ile ilgili durumun incelenmesi ve objektif araştırma yapılması gerektiğini kaydetti. 

'LİSANS OLMADAN CİHAZ KULLANILAMAZ'

Fizik Mühendisleri Odası'nın, radyoterapi cihazlarının tedavi için mekanik ve dozimetrik uygunluğunu kontrol ederek, cihaza uygunluk belgesi verdiğini belirten Prof. Dr. Sağlam, "Ardından tedavi cihazları Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından radyasyon güvenliği açısından titizlikle incelenerek lisanslandırılmaktadır. Söz konusu lisans olmadan tedavi cihazları kullanılamaz" dedi.

'NÜKLER DENEY SÖZ KONUSU OLMAZ'

Radyasyon tedavisi yapılan tedavi makineleriyle özellikle eğitim kurumlarında, hasta tedavisi aksatılmadan bilimsel inceleme ve araştırmalar yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Sağlam, 'nükleer deney'in söz konusu olamayacağını vurguladı.

'HASTALAR RADYASYON YAYMAZ'

Prof. Dr. Sağlam, radyasyon tedavisi sonrasında, hastaların radyoaktif olmadığını, dolayısıyla çevreye radyasyon yaymalarının söz konusu olamayacağını kaydetti. Radyoaktif madde kullanımının daha sıklıkla nükleer tıp birimlerinde görüldüğünü belirten Sağlam, "Tedavi planlamaları, radyasyon onkologlarının hedef belirlemeleri sonrasında, medikal fizik uzmanlarınca yapılmaktadır. Bu planların dozimetrik ve mekanik kalite kontrolleri yapılarak, radyoterapi, hastalara teknisyenler ve uzmanlarca uygulanmaktadır. Tıp fakültesi öğrencilerinin bu uygulamaları yapabilmesi mümkün değildir" dedi.

'DOZİMETRE KULLANILMASI ZORUNLU'

Radyasyon ile çalışan merkezlerde personelin, dozimetre (radyasyon ölçer- radyasyonla çalışan kişilerin maruz kaldığı radyasyon miktarını belirlenmesi için kullanılan cihaz) kullanmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, şunları kaydetti:
"Bu dozimetreler, belirli periyotlarla analiz edilerek, radyasyona maruziyet ölçülmektedir. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği olarak tüm Türkiye'de radyasyon tedavilerinin güncel standartlara uygun ve güvenli olarak yapılması konusunda mezuniyet sonrası eğitim faaliyetlerimiz bulunmaktadır. Amacımız, radyasyon onkolojisi disiplininin kanser tedavisinde maksimum faydaları sağlayarak, hastaların en az yan etki ile tedavi olmalarını sağlamaktır."