Akın Atalay Adalet Nöbeti'nde: Hala uyanamayanlara şunu diyorum...

Gazetemizin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve tutuklanan avukatlar nezdinde, haksız tutuklamalara karşı sürdürülen Adalet Nöbeti’nin 56’ıncısı, Çağlayan Adliyesi’nde tutuldu. Dün gece tahliye olan Akın Atalay da nöbete katıldı. Atalay, "Bizi terör örgütüne üyelikten değil, yardımdan suçladılar. Ve üye olma suçundan daha fazla ceza verdiler. Ben hâlâ uyanamayanlara şunu demek istiyorum: Yargı bu duruma geldi. Bundan da anlayamıyorsanız daha ne diyelim?" dedi.

26 Nisan 2018 Perşembe, 11:15
Abone Ol google-news

<video:964493>

Adalet Nöbeti’nin 56’ıncısı, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nin C kapısı girişindeki Themis heykellerinin bulunduğu alanda tutuldu. Dün gece mahkûm edilerek tahliye olan Akın Atalay da ilk kez Adalet Nöbeti'ne katıldı. Nöbete katılanlar, Cumhuriyet’i susturma davasında çıkan kararlar için "#YokHükmünde ve #GazetecilikSuçDeğildir" dedi. 

Nöbetin ardından adliyenin C kapısı önünde basın açıklaması yapıldı. Cumhuriyet'i susturma operasyonunda sanık olan yayın yönetmenimiz Murat Sabuncu, muhabirimiz Ahmet Şık, avukatımız Bülent Utku'nun da bulunduğu açıklamaya, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da destek verdi.

"MAALESEF TÜRKİYE'DE ADALET VE YARGI DENİLEN ŞEY YOKTUR"
Adiye önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Akın Atalay, "Keşke şunu diyebileceğim bir ülkede olsaydım: 'Keşke adaletin er geç yerini bulacağına hiç şüphe etmedim. Hukukun bir gün egemen olacağına, geri geleceğinden hiç şüphem olmadı' gibi laflar, sözler edebilseydim. Buna hiç inanmadım baştan beri, çünkü resmi doğru görmek zorundayız. Maalesef Türkiye'de adalet ve yargı denilen şey yoktur şu anda" dedi.

"BU KARAR KAMUOYUNA MESAJDIR"
Mahkemenin kendilerini "terör örgütü üyesi olmakla" suçlayamadığı için "terör örgütüne yardım etmekle" suçladığını vurgulayan Atalay, "Fakat netice olarak terör örgütlerine, hepsine beraber yardım ettiğimiz hem de yayın yoluyla yardım ettiğimiz gerekçesiyle terör örgütü üyesi diye ceza verdiklerinden daha fazla ceza verdiler. Kamuoyuna hala uyanamamış olanlara, uykuya yatmış olanlara demek istiyorlar ki yargının durumu bu düzeye geldi. Tam rezalet ve sefalet safhasındayız. Hala bundan da anlayamıyorsanız bu karar nedeniyle daha ne diyelim. Bence bu mesajı vermek için böyle bir hüküm oluşturdular. Ben onu bizim lehimize beraat kararı diye yorumluyorum. Bizim kişilerle, insanlarla işimiz yok. Biz değerlerle ve sistemlerle uğraşmaya devam edeceğiz. Görünen o ki çok büyük gedikler açtık" diye konuştu.

KERESTECİOĞLU: "BÜTÜN SİYASİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK DİLİYORUM"
Atalay'ın ardından konuşan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise "Bütün siyasi tutsaklara özgürlük diliyorum. Bu ülke için de özgür, mutlu, yaşanabilir bir gelecek diliyorum. Bunu hep birlikte kuracağız. 24 Haziran'dan sonra daha fazla nefes alabileceğimiz bir ülke yaşayacağız" dedi.

TANRIKULU: "BU HÜKMÜ VERENLER TARAFINDAN BİR SABIKA BELGESİ OLARAK TARİHTE YERİNİ ALACAK"
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da davanın Cumhuriyet Gazetesi'nin kurumsal kimliğine karşı açılmış bir dava olduğunu belirterek "Bu mahkemenin hükmü dün ceza alan arkadaşlarımız tarafından bir övünç belgesi olacak. Bu hükmü verenler tarafından da bir sabıka belgesi olarak tarihte yerini alacak" diye konuştu.

BARO BAŞKANI DURAKOĞLU: "BİZ DAHA ÖNCE DE BUGÜNLERDEN GEÇTİK"
İstanbul Barosu Başkanı avukat Mehmet Durakoğlu da "Bu mücadelelerimizin temelinde yatan en büyük olgu demokrasi olgusudur. Biz avukatlar olarak bu mücadelenin tarihini yazan insanlarız. Biz daha önce geçtik bugünlerden. Şimdi OHAL'den geçiyoruz. Buradan da geçeceğiz. Biz hancıyız bunlar yolcu. Biz çok iktidar gördük, daha çok iktidar göreceğiz. Biz şimdiye kadar o kadar çok kişiyi yolcu ettik ki, 24 Haziran'da göreceksiniz yine ellerimizi sallayacağız birilerini yolcu edeceğiz" dedi. Açıklamaların ardından grup dağıldı.

 

 

 

  

Adaletin utancı... Cumhuriyet'e ceza yağdı... 541 gün sonra Akın Atalay'a tahliye

Genel Yayın Yönetmenimiz Sabuncu: Biz cesaretle gazetecilik yapmaya devam edeceğiz

Karar sonrası Ahmet Şık'tan ilk açıklama: Tarihte hiçbir diktatörlük kazanamadı

Cumhuriyet'e verilen cezalar dış basında

Tarihe geçen savunmalar