Alacağımız var

12 Eylül darbesinin ardından gözaltında kaybedilenlerin yakınları, darbenin mimarı Kenan Evren’in kendileriyle yüzleşmeden öldüğüne dikkat çekiyor.

10 Mayıs 2015 Pazar, 23:57
Abone Ol google-news

Anamızın yüzüne bakamadı

Cumartesi Anneleri’nin sembol isimlerinden Berfo Kırbayır, Şubat 2013’de hayata gözlerini yumdu. Ömrünün neredeyse yarısını 80 darbesi döneminde gözaltında kaybettiği oğlu Cemil Kırbayır’ın kemiklerini arayarak geçiren ‘Berfo Ana’, ölümünden bir gün önce “Oğlumun davasını çözün, kemiklerini bulun. Beni onlarla gömün. Kenan Evren nerede?” demişti. Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır Evren’in ölümüne ilişkin şunları söyledi:

“Onurlu yaşam kimsenin malına, namusuna, canına zarar vermeden yaşamaksa bu insan onurlu yaşamadı. Onurlu yaşam insanların yüzüne bakabilecek cesarette olmaktır. Bu insan Berfo Anamızın yüzüne bakabildi mi? Onurlu yaşayan alacaklı olmalı verecekli değil. Evren hesap veremedi. Bu toplum ondan alacaklıydı. Berfo Ana ölmeden önce mahkemeye ambulansla, tekerlekli sandalyeyle giderken, Evren gelmemişti. Berfo Ana hep ‘Neredeysen çık gel, yüzleş’ diye seslendi. Biz yıllardır kemiklerimizin peşindeyiz. Hâlâ da öyle alacağımız var.”

12 Eylül askeri darbesinin acısı her cumartesi Taksim’de Galatasaray Lisesi önünde ‘‘Cumartesi Anneleri”nin buluşmasıyla yaşanmaya devam ederken, 528. oturumun ardından 80 darbesini gerçekleştirip 7. Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren cumartesi gecesi hayatını kaybetti. Evren’in adını bir an ağzından düşürmeyen evlat acısı yaşayan Cumartesi Anneleri ve bu kişilerin yakınlarıydı. Evren’in ölümünün ardından 1980 darbesiyle birlikte gözaltında kaybolanların yakınları Cumhuriyet’e konuştu:

Hep yarım kaldık

Gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigün’ün kardeşi Muzaffer Yedigün:

Annem hep ‘Sen öbür dünyaya da gitsen Kenan Evren, iki elim yakanda olacak’ derdi. Benim annem yüzlerce acı çeken anadan biriydi. Bugün o kadar yaşlı ki Evren’in ölümünün bile farkında değil. ‘Oğlumun kemikleri’ sözü ise hâlâ dilinde. Evren bu ahlarla 98 yaşına kadar yaşadı. Bu insan bizlerin ailelerini böldü, evlatlarını aldı. Bizler hep yarım kaldık. Onun için biz hakkımızı helal etmiyoruz. Eğer öbür dünya diye bir şey varsa , ahiret varsa hesap sorulacağına inanıyoruz. Biz 35 yıldır ne bayram gördük, ne düğün. Bizim evimizde hep gözyaşı oldu. Ağabeyimin cenazesini görmediğimiz için hep bir umutla bekledik. Babam 98’’e kadar cenaze aradı. Devlet ise hep 3 maymunu oynadı. Bizim arayışımız devam ediyor, Evren ölmüş kalmış bize ne. O adam rahat uyumayacak. Ancak Evren için, bu cani, katil için devlet töreni yapılırsa devlet bir daha 3 maymunu oynamış olur. Eğer tören olursa ağabeyimin, yakınlarımızın kemikleri sızlar.

Ölümünün hükmü yok

Gözaltında kaybedilen Süleyman Cihan’ın kardeşi Ahmet Cihan:

Annem 1 haftadır yoğun bakımda. Bu haberi de ona iletemedik. Ancak yaşayan iki sanığın da cezalandırılmasını ilettiğimizde yüzünde bir tebessüm oluşmuştu. Kenan Evren sadece bir semboldü. Şu anda ölümünün bir hükmü yok. Çok ocak yaktı, bunun cezasını da tam anlamıyla ödemedi. 12 Eylül’le tam bir hesaplaşma olmadı. Başbakanlık, TBMM, CHP, biz 2 aile davalara müdahildik. Dava kamuoyunun vicdanını inciten bir yöntemle gerçekleşti. Şahin’in düzmece raporlarına itaat edildi. Yapılan bir yargılama değildi, hukukçu olarak bunu çok iyi biliyorum. Sıcak yataklarından ifade verdiler tanığım. Bu süreç yaşanmışken, cenaze töreni için de iktidarın tutumunun farksız olacağını beklemiyorum. Ancak devlet tören düzenlerse yüreğimize hançer bir daha saplanır. İktidar da kendini öldürmüş olur.

Zihniyet değişmedi

Gözaltında kaybedilen Veysel Güney’in yeğeni Doğan Güney: Biz ölmelerini hiç istemiyorduk. Azap çekmelerini istiyorduk. Ölüm darbeciler için bir kurtuluş yolu. Evren’i toprağın bile kabul edeceğine inanmıyorum. Biz ölse de bu mücadelenin peşindeyiz. Bir devir ölümle kapanmadı. O günün Evren’i bugünün Recep Tayyip Erdoğan.

Erdal’ı 3 ayda astılar, Evren’in cezasını 11 ay onamadılar

Hayrettin Eren 20 Kasım 1980 günü gözaltına alındıktan sonra, bir daha haber alınamadı. Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, “Kenan Evren insanlık suçu işlemiş, insan bile diyemeyeceğim bir varlıktır. 11 ay önce yargılandı, cezalandırıldı. Ancak bu devlet 3 ayda Erdal Eren için infaza karar verip uygularken, Evren’in kararını 11 ayda onamadı. Bu ülke hâlâ Kenan Evren yasalarıyla yönetiliyor. Bu memlekete verilen zararı ortaya koyuyor. Kenan Evren bizimle yüzleşmeden öldü. Ne zaman öldüğü, öleceği beni hiç ilgilendirmiyor. Bizimle yüzleşmeden, cezası onanmadan ölmesi sadece üzdü. O cezanın onanması halka örnek teşkil edecekti. Bugün kimse benzer sahneleri yaşamayacağımızın garantisini veremez. O ölmüş ne ki bizim yakınlarımızın kemikleri getirilmedi, bizler yaşarken öldük” diye konuştu.