Alman İslam Konferansı sona erdi

Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich başkanlığında, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Alman İslam Konferansı (DIK), Friedrich'in yanı sıra Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanı Annette Schavan, Aşağı Saksonya Eyaleti Eğitim Bakanı Bernd Althus ve bazı katılımcıların düzenlediği basın toplantısıyla sona erdi.

29 Mart 2011 Salı, 10:27
Abone Ol google-news

Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich , basın toplantısında "Müslümanların Almanya'ya ait olduğu, ancak İslamiyet'in Almanya'ya ait olduğunun tarihte belgelenmediği" şeklinde daha önceki açıklamasıyla ilgili bir soru üzerine, "Müslümanlar tabii ki bu toplumun bir parçası, bu günümüzün bir gerçeği. Ancak bu ülkeyi yüzyıllardan beri Hristiyanlık şekillendirdi. Bu da herhalde kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek" yanıtını verdi.

Müslüman ve diğer bazı göçmen kuruluş temsilcileriyle olumlu, ancak hareketli bir toplantı yaptığını belirten Friedrich, bir gazetecinin, "toplantıda Müslümanlarla büyük görüş ayrılıklarının yaşandığını öğrendiğini, bu nedenle DIK'in devam ettirilmesinin bir anlamı olup olmadığını" sorması üzerine de Friedrich, "Müslümanlarla Almanya'nın geleceğini birlikte şekillendirme konusunda görüş birliği içinde olduklarını, konferansları bunun temelinde sürdürebileceklerini" söyledi.

Friedrich, Müslümanlar ile güvenlik konusunda ortaklık yapmak istediklerini, tanınmış Müslümanların gençlere örnek olmasını, örneğin gençlere şiddetin doğru bir şey olmadığını anlatmasını beklediklerini belirterek, ilkbaharda DIK'ten ayrı olarak, gençler arasında radikalleşmenin önlenmesi konusunun ele alınacağı bir toplantı düzenlemek istediğini kaydetti.

Bu toplantıda İslam düşmanlığının da ele alınıp alınmayacağı sorusuna karşılık Friedrich, bu konunun da çok önemli olduğunu, ancak şimdilik bu toplantıda ele alınmasının öngörülmediğini ifade etti.

Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanı Annette Schavan, din ile uyumun birbiriyle yakın ilişkisi olduğuna işaret ederek, Müslümanların sorunlarının çözümünün ve isteklerinin yerine getirilmesinin, göçmenlerin Alman toplumuna uyumuna doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.

Ülke çapında 4 üniversitede İslam kürsüsü kurulması konusunda ciddi çalışmalar olduğunu ifade eden Schavan, Münster ve Osnabrück üniversitelerinde gerekli tecrübe olduğu için bu 2 üniversitede kış sömestrinde bu eğitime başlanmasının planlandığını söyledi.



"Yeterli derecede eğitimli personel yok"

Aşağı Saksonya Eyaleti Eğitim Bakanı Bernd Althus da okullarda İslam dersi verilmesinin önündeki en büyük engelin, yeterli derecede eğitimli personel olmaması olduğunu ifade ederek, şu anda Almanya çapında sadece 200 İslam dersi öğretmeninin bulunduğuna dikkati çekti.

İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) Başkanı Mustafa İmal, DIK çerçevesinde sürdürülen diyaloğun yerine başka bir seçenek olmadığını kaydederek, "Çünkü Müslümanlar da İslamiyet de bu toplumun bir parçası" dedi.

Almanya'da Müslüman ve İslam düşmanlığının arttığının artık bilimsel verilerle de tespit edildiğini belirten İmal, İslamiyet ile ilgili tartışmaların bu düşmanlığı körüklediğini, bu nedenle politikacılardan daha duyarlı açıklamalar yapmasını istediklerini ifade etti.

Radikal dincilerin sergilediği şiddetin sebebinin dini olmadığını, kaynağının sosyal sorunlarda aranması gerektiğini kaydeden İmal, radikal dincilerin kendi cemaatleri içinden gelmediğini, asıl sorununun birçok insanın cemaatleri içine girmemesinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

Basın toplantısına katılan imam Abdelmalik Hibaoui, imamların Almanya'daki şartlar konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini, böylece kendi cemaatlerine daha iyi bilgi verebileceğini dile getirirken, İslam bilimcisi Armina Omerika da konferansta bazı konuların oldukça hararetli bir şekilde tartışıldığını ve çözüldüğünü sandıkları bazı sorunların hala çözülmemiş olduğunu gördüklerini söyledi.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Sekreteri Ali İhsan Ünlü ise gazetecilere yaptığı açıklamada, konferansta konuşmacılar, dini personelin eğitimi, şiddet olaylarının tüm Müslümanlara mal edilmemesi, İslam düşmanlığı konusunda daha titiz davranılması gibi konuları dile getirdiğini ifade etti.

DİTİB diyalog sorumlusu Bekir Alboğa, Bakan Friedrich'in konferansta zaman zaman çok sert bir şekilde eleştirildiğini, ancak sakin davrandığını ve DIK'in devam ettirilmesinin kendisi için çok önemli olduğunu söylediğini belirtti.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu 2. Başkanı Ali Ertan Toprak, konferansta çalışma gruplarının yaptığı çalışmaların ele alındığını, Bakan Schavan'ın üniversitelerde İslam kürsüleri kurulması, Althus'un da okullarda verilecek İslam dersleri hakkında bilgi verdiğini ifade ederek, Friedrich'in sözlerinin de konferansta eleştirildiğini, kendisinin bu sözlerin abartılmaması ve diğer önemli konulara bakılması gerektiğine inandığını söyledi.

Konferansa katılan Almanya Türk Toplumu (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, Friedrich'in konulara henüz tam hakim olmadığını ve İslam konusuyla yeni ilgilenmeye başladığını gördüklerini belirterek, Bakanın, İslam ve güvenlik konularını birlikte ele almasını doğru bulmadıklarını, bunu gündeme getirdiklerini ifade etti.

Bakan Schavan'ın ise Friedrich'in aksine açık bir şekilde Müslümanların ve İslamiyet'in Almanya'ya ait olduğunu söylediğini kaydeden Kolat, İslam kürsüleri ile ilgili çalışmaların da yavaş ilerlemesine rağmen ciddiye alındığı intibasını edindiklerini sözlerine ekledi.

Din bilimi eğitimi gören ve konferansa katılan Tuba Işık-Yiğit de Müslüman temsilcilerin gösterdiği tepkilerden sonra Bakan Friedrich'in yumuşadığını tahmin ettiğini, ancak değişim olup olmayacağını zamanın göstereceğini söyledi.