Anlatmak istediklerimin çok başındayım

Fotoğraf sanatçısı Fethi Karaduman, "Kötü bir heykeltıraşa altından bir çivi ve çekiç vermeniz onun daha iyi bir iş çıkarmasına katkıda bulunmaz" diyor.

12 Haziran 2011 Pazar, 09:04
Abone Ol google-news

Fethi Karaduman, Ankaralı bir fotoğrafçı. Görsel sanatlara tutkuyla bağlı. Kafasında çizdiklerini fotoğrafa dökmek onun için bir ihtiyaç, hatta bir rahatlama yöntemi. Kendini ve hayatını da böyle tanıyor, sınıyor. Farklı kulvarlarda çekimler yapıyor Karaduman. Şu an Mehmet Turgut’la birlikte 46’da. Reklam ve moda çekimlerinin de adı sık duyulmaya başlayan isimlerinden. Detaycı, farklı bir estetik anlayışı var. Zihninde yarattığı fotoğrafı gözünün önünde istediği şekilde oluşturamıyorsa kendini rahatsız hissediyor.

- Kimdir Fethi Karaduman?

Gözlemlediğim ve duyduğum kadarıyla insanlar beni komik, otoriter, yaratıcı, sade, doğru, yanlış, duygusal, hissiz ve aklınıza gelebilecek tüm olguların uç türevlerine yakıştırıyor. Ben kısaca “dengesiz” olduğuma inanıyorum. Tek bildiğim görsel sanatlara gözlerimi açtığım günden beri tutkuyla bağlıyım. Ankara’dan İstanbul’a gelişim de uzun süre aynı yolları paylaştığım dostum ve mentorüm Mehmet Turgut sayesinde oldu.

- Peki fotoğrafta anı yakalamak mı, istediğini yaratmak mı daha keyifli?

Anı yakalamak, o anda gördüklerinizi aktarabilmek, gelecekte bu belgeye bakıp anılarınızın canlanması ve size bir şeyler hissettirmesi farklı bir keyif. Fakat kafamda çizdiğim portreleri ve resimleri fotoğrafa dökmek başka bir ihtiyaç. İç dünyamı bu şekilde yansıtabiliyor ve deşarj oluyorum.

- Fotoğrafın ne kadarı kurgudur, ne kadarı tesadüf?

Kurgu, fotoğrafçıdan fotoğrafçıya değişir, fakat tesadüf herkes ve her şey için geçerli.

- Farklı kulvarlarda çekimler yapıyorsun. En çok hangisinden zevk alıyorsun?

Rutin kolaydır. Yaratıcılığın ve emeğin devreye girmesiyle yaptığınız iş zorlaşmakla beraber neticesi de daha tatmin edici oluyor. Farklı kulvarlarda çekim yapmamın iki nedeni var; gelen işlerin her zaman farklı kategorilerde olması ve kendimi sınama ve tanıma isteğim.

- Fotoğrafta vizörden baktığında, hayatın karanlık tarafını fotoğraflıyorsun, peki ya çıplak gözle gördüğün neresi?

Fotoğraflarım çoğunlukla hayata bakış açımla paralellik gösteriyor, fakat çıplak gözle gördüğüm ve yorumladığım hayat, ne yazık ki çok daha karanlık. Dünyamızda yanlış giden bir şeyler var ve bunu biz yapıyoruz. Kendimize yarattığımız sistem son derece yanlış ve ben de kendimce çoğu sanatçı gibi bunu kullanabildiğim en güçlü dil olan görsellikle yorumlamaya çalışıyorum ve anlatmak istediklerimin daha çok başındayım.

- Karanlık fotoğrafları seviyorsun. Nedir karanlık fotoğrafın gizemi, çekiciliği?

Akşam gözlerimi kapatıp bütünüyle karanlığa bulandığım an huzura ererim. Karanlık bir düş dünyam var.

- Bir de çalışmalarında estetik görüş dikkat çekiyor.

İnanılmaz detaycıyım. Doğru ya da yanlış, bir estetik anlayışım var. Bu ikisi paralel bir saplantı. Kafamda yarattığım resim gözümün önünde istediğim şekli oluşturmuyorsa rahatsız hissederim.

- “İnanılmaz detaycıyım” dedin. Bu bir tür fotoğraf obsesyonu mu? Senin için bir fotoğrafın baştan sona yaratım süreci nasıl gelişiyor?

Küçüklüğümden beri aşırı detaycılığım yadırgandı. Her şeyi yavaş yaptığım izlenimini yaratıyor. Kendime özen göstermem, fakat yaptığım işin derinliklerinde kaybolabilirim. Fotoğrafa obsesyonumu da inkâr etmiyorum, aksine kucaklıyorum. Bazı fotoğrafların hikâyesi uzun oluyor. Dinlerken ya da eş dostla konuşurken bile anlık bir fikir dallanıp budaklanıyor ve kafamda onunla ilgili bir imaj oluşuyor. Karar verdikten sonra planlamaya başlıyorum. İyi fotoğrafın temeli, iyi bir fikir ve sıkı hazırlık. Fotoğrafı çekeceğiniz insanla aranızda pozitif bir diyalog da olmalı. Yoksa istediğiniz verimi alamazsınız. Bu bile bir süreçtir. Son olarak post kısmı geliyor, yani fotoğrafların bilgisayarda sonlandırılması.

- Günümüzde fotoğraf farklı bir boyut aldı. Teknoloji inanılmaz imkânlar sunuyor. Pahalı bir makineye sahip, iyi bir bilgisayar kullanıcısı kendine fotoğrafçı diyebiliyor. Ama işin aslı nedir?

Kurgusal fotoğrafçılık hayal gücü, yetenek ve deneyim gerektiren bir dal. Kötü bir heykeltıraşa altından bir çivi ve çekiç vermeniz onun daha iyi bir iş çıkarmasına katkıda bulunmaz. İyi bir heykeltıraş paslı bir çekiç ve kırık bir çiviyle bile mükemmel bir iş yapabilir. Araçlar her zaman yenilenir, ayak uydurmak onlara harcadığınız zamanla orantılı. 

Sgocnomillo: Karaduman’ın objektifinden