Atalay'dan Turgut Özal açıklaması

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatına ilişkin raporuyla ilgili, ''Devlet Denetleme Kurulu eminim titiz bir çalışma yapmıştır. Sürecin içinde yargı yoluyla devam edilecek' dedi.

14 Haziran 2012 Perşembe, 08:20
Abone Ol google-news

AA Editör Masası'na konuk olan Atalay, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

DDK'nın Özal'ın vefatına ilişkin raporundaki tespitleri nasıl değerlendirdiği ve bundan sonra nasıl bir süreç yaşanabileceğine ilişkin soru üzerine Atalay, Türkiye'nin yoğun bir gündemi içinde öne çıkan konulardan birisinin de DDK'nın söz konusu raporu olduğunu belirtti.

Atalay şöyle devam etti:

''Devlet Denetleme Kurulu eminim titiz bir çalışma yapmıştır. İşte bütün bunlar artık yargı kanalıyla, herhalde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gidiyor. Orası bu rapor üzerinden yürüyerek incelemesini yapacak. Sonuçta bir değerlendirme de onlar yapmış olacaklar. O sürecin içinde yargı yoluyla devam edilecek'' 

 

'CHP'nin adımını önemsiyoruz'

CHP'nin terör sorununun çözümü için harekete geçmesini ''önemsediklerini'' belirten Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı ziyarette Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'iktidarla anamuhalefetin işbirliği zaten çok değerlidir. Parlamenter sistemlerde anamuhalefet iktidarın yarısı gibi kabul edilir. Siz bu girişimleri tamamlayın (MHP ve BDP'yi ikna etmek üzere) eğer dörtlü işbirliği olmazsa; biz ikili olarak devam edelim. Yardımlaşalım bu konularda' dediğini anlattı.
 

''Siyasi atmosfer de bir rahatlama var''

İktidarla anamuhalefet arasında diyalog sürecinin başlamasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Atalay, şöyle konuştu: ''CHP'nin Meclis'te temsil edilen partileri biraraya getirme amaçlı girişimi çerçevesinde dörtlü destek sağlanırsa biz dahil oluruz. Ama 4'lü mutabakat sağlanamazsa biz CHP'den cevap bekliyoruz. Bütün ülkelerde bu önemlidir. Hele Türkiye gibi ülkelerde çok önemlidir. İktidarla anamuhalefetin önemli konuları paylaşması toplumsal atmosferi rahatlatan, gerginlikleri azaltan bir husustur. Biz iktidar olarak zaten gerginlik istemeyiz. Gördüğümüz kadarıyla siyasi atmosfer de bir rahatlama var. Bunu sürdürmek lazım.''


''Marjinal partiler...''

MHP ve BDP'nin Meclis'te ortak hareket etme yönündeki CHP'nin çağrısına karşı çıkmasını ise şu sözlerle değerlendirdi: ''Kökü bu kadar derinlerde olan çok büyük bir sorun varsa bütün siyasi partileri bunun üzerinde birleştirmek, buluşturmak kolay değildir. Siyaseti bunun üzerinde yapan, ekmeği bu olan partiler vardır. Böyle bir görüşmenin içinde zaten yer almazlar Orada oluşacak atmosferin içinde yer almazlar. Ayrıca dünyanın bir çok yerinde iktidar ve anamuhalefetin dışındaki partiler genelde uçlardaki partilerdir, marjinal partilerdir. Bu konuyla daha siyaset yapan marjinal partileri biraraya getirip hem de buradan ortak kararlar çıkaracağız derseniz o hiç kolay birşey değildir. Baktığınızda o iki parti bu konuyla daha çok siyaset yapan iki parti. Bunları biraraya getirip de oradan ortak kararlar çıkaracağız derseniz bu çok kolay birşey değildir. Biz bunu çok arzu ederiz ama keşke öyle olabilse. ''


''Çoğulcu yapıyı tam anlamıyla kurmak ve geliştirmek istiyoruz''

Terörle bir yandan silahlı mücadele sürerken, diğer taraftan ''istismar kaynaklarını kurutmak lazım'' diyen Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Biz, konjonktürel siyaset yapmayız. Bunları birebir sırf terörle irtibatlı gelişmeler olarak almamak lazım. Biz Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı bir ülkeyiz. Biz de hem inanç, hem etnik olarak farklılıklar vardır. Devletin bu konuda geçmişte çok yanlışlıkları olmuştur. Kimi inanç gruplarına, kimi etnik gruplara karşı baskıcı, yasaklayıcı politikaları olmuştur. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde bunlar vardır. Şimdi AK Parti dönemi bir rehabilitasyon dönemidir. Çoğulcu yapıyı tam anlamıyla kurmak ve geliştirmek istiyoruz. Bu çoğulcu yapıyı çok önemsiyoruz. Bütün inanç grupları, bütün kültürler, bütün etnik gruplar bu güzel ülkede birlik içinde yaşasın istiyoruz.Bütünlüğü sağlamanın yolu da devletin şefkat elini bütün vatandaşlarımıza uzatmasıdır.''


"Kürtçe, Zazaca, Arapça olabilir"


Atalay, anadilde seçmeli ders konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

''Kürtçe, Zazaca, Arapça olabilir. Dil olarak şu anda Milli Eğitim Bakanlığı o talebe göre yapacaktır. Karadeniz'de bir dil de olabilir. Bir çok yerde zaten kimi diller unutulmuştur. Burada, yaşayan diller öne çıkar. Burada daha çok öne çıkan Arapça, Kürtçe ve Kürtçenin bir nüansı olan Zazaca olabilir. Bir de yeni bir eğitim sistemi getirdik. Burda seçmeli ders politikasını yaygınlaştırıyoruz. "