"Atatürkçülük dersi çocuklara külfet geliyor"

1982 Anayasası ile birlikte gelen yabancı dil, Türk dili, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük gibi derslerin üniversite öğrencilerine külfet geldiği ve bu derslerin okutulmasının zorunlu olmasını sağlayan Anayasa maddesinin değiştirilmesi gerektiği belirtildi.

24 Eylül 2010 Cuma, 08:47
Abone Ol google-news

Malatya İnönü Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, dünyanın medeni ülkelerinde bu derslerin çocuklara ilköğretim, orta öğretim ve lise çağında verildiğine değindi.

Türkiye'de ise bu derslerin ihtilalden sonra konulduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:
''Türçe ve İnkılap Tarihi dersleri kondu. O gün bugündür bu dersler okutuluyor. Bu dersler öğrencilere biraz da külfet geliyor. Çok isteyerek öğrenciler bu derslere girmiyorlar. Tabi biz üniversite olarak bugün, anfi dersi haline getirerek bu dersi veriyoruz. Bir fakültenin tüm öğrencileri mümkün olduğu kadar ne kadar büyük anfimiz varsa bu dersleri birlikte alacaklar. Ama asıl çözümü, bu dersler uzaktan eğitimle verilmeli. Üniversitelerimize artık uzaktan eğitim merkezleri kuruluyor. Yabancı dil, Türk dili ve inkılap tarihi gibi derslerin uzaktan eğitim yolu ile verilip, çocukların sadece vize ve final sınavına gelmesi düşünülebilir.''

Dünyanın hiçbir medeni ve çağdaş ülkesinde bu tip derslerin bulunmadığını vurgulayan Çelik, ''Umuyorum ki, gelecekte yapılacak bir yüksek öğretim reformu ile bu dersler üniversite müfredatlarından kaldırılır. Bunun yerine teknolojinin bilimin getirdiği yeni dersler takviye edilir'' dedi.

Türk milletinin kendi tarihine, geçmişine ve Cumhuriyetine sahip çıkacaksa, bununla ilgili değerleri ilköğretimden lise sona kadar çocuklarına öğretmesi gerektiğine dikkati çeken Çelik, ''Eğer bunu veremediysek, bu bizim millet olarak ayıbımızdır. Üniversitede bunu telafi etmenin çok da fazla yararlı olmadığı kanaatindeyim'' diye konuştu.

Mevcut Anayasanın yeterli olmadığına işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
''Aklı başındaki Türk halkı, entelektüeller mevcut Anayasanın yeterli olmadığını düşünmektedir. İşte, yüksek öğretimle ilgili 1980'lerdeki yasalarla üniversiteleri idare ediyoruz. Üniversite sayımız 170'lere kavuştu. Bu yasa ile bu kadar farklı üniversiteyi, vakıf üniversitelerini, devlet üniversitelerini ileriye taşımamız mümkün değildir. Dolayısı ile çok hızlı bir şekilde. Anayasasının değiştirilecek diğer maddelerinin yanında, mutlaka yüksek öğretimle ilgili değişikliğinin yapılması artık elzemdir. Bunu kime sorsanız, öğretim üyesi olarak üniversitede görev yapanlar da dahil, sadece yönetici de değil, herkes bu konuda hemfikirdir.''
Çelik, Anayasa ile nasıl bir üniversite reformu yapılacağının bu konuda deneyimi olan bilim insanlarından faydalanılarak bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.