'Balyoz Planı' iddialarında son gelişme

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, ''Balyoz Planı'' iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında üye hakim Oktay Kuban'ın ''şüphelilerin ifadeleri ile işlemlere ilişkin tutanak ve bilirkişi raporlarının şüpheli avukatlarına verilmesi'' yönündeki kararını kaldırdı.

01 Nisan 2010 Perşembe, 13:25
Abone Ol google-news

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkan Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve üye hakimler Mehmet Karababa ile Mehmet Erdoğan'dan oluşan heyeti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin üye hakim Oktay Kuban'ın ''şüphelilerin ifadeleri ile işlemlere ilişkin tutanak ve bilirkişi raporları örneklerinin talepte bulunan şüpheli avukatlarına verilmesi'' yönündeki kararının kaldırılması talebini değerlendirdi.

Kararda, şüpheliler Tümamiral Ali Semih Çetin ve Yarbay Ertuğrul Uçar ile emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri'nin avukatlarının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin ''şüphelilerin ifade tutanakları, hazır bulundukları işlemler ve bilirkişi raporlarının avukatlara verilmesi'' yönündeki taleplerini reddetmesine itirazda bulundukları hatırlatıldı.

İtirazın 30 Mart'ta İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliğince kabul edildiği belirtilen kararda, cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma kapsamında kalan evrak örneklerinin talepte bulunan şüpheli avukatlarına verilmesinin hükme bağlandığı kaydedildi.

Kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin aynı gün kararın kaldırılması yönündeki talebinde, ''soruşturma kapsamında sadece CMK'nın 153. maddesi gereğince değil, Terörle Mücadele Kanunu'nun 10/d maddesi uyarınca da verilmiş bir kısıtlama kararı olduğu, bu karar gözetilmeden 'evrakların verilmesi' kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, soruşturmanın en önemli delilleri olan üç ayrı bilirkişi raporunun avukatlara verilmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşüreceği, halen ifadesine başvurulmayan ve soruşturması devam eden kişilerin açığa çıkmasına ve bu kişilerin kamuoyunda deşifre olmasına neden olacağı'' görüşlerine yer verdiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliği tarafından 23 Şubat 2010'da, Terörle Mücadele Kanunu'nun 10/d maddesi gereğince ''kısıtlama'' kararı verildiği belirtilen kararda, buna yapılan itirazın mahkeme heyetince 5 Mart'ta reddedildiğini hatırlatıldı.

 

"Kısıtlama kararı" kesin

Kararda, nöbetçi hakimlik kararı şeklinde verilen ''kısıtlama kararı''na yapılan itirazın, mahkeme heyetince reddedildiği ve kararın kesinleştiği ifade edildi.

Bu işlemin başka bir hakimlik kararı ile kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı görüldüğü belirtilen kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin 30 Mart'taki talebinin kabulü ile mahkeme nöbetçi hakimliğinin aynı tarihli kararının kaldırılmasına hükmetti.

 

Hakim Oktay Kuban'ın kararı

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimi Oktay Kuban, ''kısıtlama kararı''nın kaldırılmasına ilişkin kararının gerekçesinde şu görüşlere yer vermişti:
''Ceza soruşturmalarında etkin bir soruşturma yürütülebilmesi için soruşturmanın niteliğine göre delilleri karartma veya değiştirme, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme şüphesini gösteren olguların varlığı halinde müdafinin dosyayı inceleme ve belgelerden örnek alması kısıtlanabilir. Ancak bu amaç, savunma hakkının temel asli unsurlarının ihlal edilmesi uğruna sürdürülemez.

Silahların eşitliği ilkesi, hakkaniyete uygun yargılamanın gereklerinden biridir. Bu ilke gereği şüpheli müdafi etkin bir şekilde itiraz hakkını kullanabilmesi için soruşturma evrakından gerekli olanları inceleyip örnek alabilmelidir.''

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki (AİHM) bir davayı da örnek olarak gösteren ve şüpheli avukatlarının Cumhuriyet savcılığından soruşturma dosyasındaki tüm bilgi ve belgeleri istemediğini belirten Kuban, bu evrakların örneklerinin alınmasında da soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecek bir olgu bulunmadığı gerekçesiyle talebi kabul ederek, evrakın talep eden şüpheli avukatlarına verilmesini kararlaştırmıştı.