Barış Atay: Bu sendromun adını aratınca Erdoğan çıkıyor

Meclis’te süren Bütçe görüşmelerinde söz alan Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Barış Atay, AKP iktidarı boyunca yaşanan haksızlıkları, katliamları sayarak “bunları engelleyemedik” dedi. AKP’nin ‘Hubris sendromu’ hastalığına yakalandığını söyleyen Atay, AKP’nin Gezi korkusunun yeniden ortaya çıktığını söyleyerek, “Emin olun size karşı mücadele etmek için sarı yeleklere ihtiyacımız yok.” dedi.

19 Aralık 2018 Çarşamba, 16:37
Abone Ol google-news
<video:1175513>

TİP Hatay Milletvekili Barış Atay, TBMM’de süren Bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, AKP sıralarına seslenerek, uzun süre iktidarda kalanların yakalandığı Hubris Sendromu’na yakalandıklarını söyledi. AKP’nin yıllar boyunca yaptığı birçok şeyi engelleyemediğini söyleyen Atay, “Haklı olduğunu bilen, hakkını aramak için mücadele eden ve faşizme karşı omuz omuza duracak örgütlü bir halk size gerekli cevabı verir.” dedi.

Atay’ın konuşması özetle şöyle:

Kibir mutlak güç sahibi olduğunu sanmaktan gelirmiş. Sizi ve davranışlarınızı daha da iyi anlayabilmek için biraz araştırma yapma gereği duydum ve karşıma ‘Hubris sendromu’ denilen bir hastalık çıktı. Kısaca, çok uzun süre gücü elinde bulunduranların, birçok defa kazanabilenlerin yaşadığı güç zehirlenmesi de deniliyor. İnternette bu sendromun adını aratınca, bir platformda karşımıza ilk çıkan örneğin “Recep Tayyip Erdoğan” olması enteresan bence ve sizin için de düşündürücü olmalı.

Bu kibir, hiçbir zaman kaybetmeyeceğinizi sanmanızdan geliyor. Bir yandan bu kibir ve yenilmezlik sanrısı içinde yaşarken, bir yandan korktuğunuzu da görebiliyoruz. Örneğin haftalardır; Fransa’daki sarı yelekliler eylemi nedense iktidar temsilcileri tarafından sürekli dile getiriliyor. İktidara yakın kalemler sarı yelek alanların terörist olduğunu yazıyor. Hatta bir grupbaşkanvekiliniz “sakın denemeyin, devlet cevabınızı verir” diye üst perdeden tehditler bile savurdu bu kürsüden.

"SİZ NE DERSENİZ DEYİN, GEZİ BİZİM ONURUMUZ"

Buradan yola çıkarak bitmek tükenmek bilmeyen gezi travmanız nüksetti, her hak arama talebini, en küçük eylemi Gezi’yle bağdaştırıyorsunuz. Şarlatanın biri Gezicilerin başları kesilmelidir bile diyebildi. Şunu söyleyelim. Siz ne derseniz deyin Gezi bizim onurumuz. İçinde olmaktan hayatımız boyunca da gurur duyacağız. Biz baş kesmeyiz ama bu niyette olanların karşısında dimdik duracağımızdan, tek bir geri adım dahi atmayacağımızdan da şüpheniz olmasın.

Tolstoy’un bir sözü var “Kibir ve inat bir kişinin kendini mükemmel görmesini sonra da sonunu oluşturur”. Emin olun size karşı mücadele etmek için üzerimizde ne olduğunun önemi yok. Geldiğimizi anlamanız için sarı yeleklere ihtiyacımız yok. Haklı olduğunu bilen, hakkını aramak için mücadele eden ve faşizme karşı omuz omuza duracak örgütlü bir halk size gerekli cevabı verir. Bunu da böyle bilesiniz.