BDP'li Kaplan 'Kritik üç saat'i sordu

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Şırnak Uludere'de yaşanan olayla ilgili İHA'ların grubun görüntülerini tespit ettikten hava harekatının gerçekleştiği ana kadar 3 saatin geçtiğini belirterek, bu üç saat içinde neler yaşandığını sordu.

30 Aralık 2011 Cuma, 14:59
Abone Ol google-news

BDP'li Kaplan Şırnak Uludere'de 35 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına soru önergesi verdi. 27 aralık 2011 tarihinde Şırnak Uludere'de Roboski (Ortasu) köyü yakınlarında, İsrail yapımı Heronlardan edinilen istihbaratla F-16'lar ile aralarında çocukların da bulunduğu 35 sivilin bombalanarak 'katledildiği'ni belirten Kaplan şu sorulara yanıt istedi:

"Yönetiminiz ve sorumluluğunuzdaki birimlerin, tek bir merkezden koordine ettiği, bugüne kadar hiç gerçekleştirilememiş bir eşgüdüm ve iş birliği ile ileri teknoloji ve istihbarat kullanılarak gerçekleştirdiğini iddia ettiğiniz operasyonlar sonrası 35 sivil yurttaşın katledilmesinin ardından özür dileyerek istifa etmeyi düşünüyor musunuz?

-Başta Milli Savunma ve İçişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Hava ve Kara Kuvvetleri Komutanı olmak üzere olayda sorumluluğu bulunan tüm yetkilileri görevden almayı ya da en azından yapılacak inceleme ve soruşturmaların selameti açısından açığa almayı düşünüyor musunuz?

-38 sivil yurttaşın F-16 bombardımanı ile katledilmesine ilişkin AKP Genel Merkezinin ve bir kesim medyanın yaptığı "F-16'lar kaçakçıları vurdu", "kaçakçılardı", "bir operasyon kazasıdır" gibi açıklamaların olayı meşrulaştırmaya dönük olduğunu düşünüyor musunuz? Hükümetinizin olaydan 24 saat geçmiş olmasına rağmen bir tek yetkili tarafından açıklama yapmamasının, olay yerine kabineden bir tek bakanın inceleme yapmak üzere gitmemesinin nedeni nedir?

-Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından katliamın ardından yaptığı açıklamada ".sınır ötesi harekâtı, TBMM tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde kendisine verilen ve birer yıllık sürelerle yenilenen yetki gereği sürdürülmektedir" ifadesi ile katliamdan hükümet ve TBMM sorumlu mu tutulmaktadır?

-Türk Silahlı Kuvvetler tarafından katliamın ardından yapılan açıklamada "28 Aralık 2011 günü saat 18.39'da, Irak sınırları içinde hududumuza doğru bir grubun hareket halinde olduğu, insansız hava aracı (İHA) görüntüleri ile tespit edilmiştir" ifadeleri kullanılmıştır. İHA'ların tespit ettiği her görüntü açık bir hedef midir? İHA'ların tespit ettiği her canlıya anında hava operasyonu düzenleniyor mu? Hava harekâtı grubun tespitinden 3 saat sonra gerçekleştirilmiştir, bu üç saat sürecinde neler yaşanmıştır? Genelkurmay başkanlığı kimler ile iletişime geçmiştir? Bölgede kaç karakol vardır? Bu karakollara bilgi verilmiş ya da karakollardan bilgi alınmış mıdır?

-Kaçakçılık bir bölge gerçeği olduğu halde, yine kaçakçıların askerler ile karşılaştıkları bilgisini ailelerine vermiş olmalarına ve karakola bu bilgi verilmiş olmasına rağmen; askerler bir kısmı sınırı geçen bir kısmı da henüz sınırın diğer tarafından bulunan grubun üzerine önce aydınlatma fişekleri, ardından da top atışı yapması, ardından da bombardımanın gerçekleştirilmesi ne anlama gelmektedir? Katliamın bilinçli olarak yapılıp yapılmadığı hususunda ne düşünüyorsunuz?

-Sosyal medyada olaya ilişkin resimler, videolar, köylülerin açıklamalarının çığ gibi yayılmasına, il valisinin açıklamalarına, uluslararası haber ajanslarında sürekli güncellenen haberler geçmesine rağmen, ulusal basında katliamın üzerinden 12 saat geçtikten sonra TSK'dan yapılan "tevil" açıklamaya kadar olaya ilişkin haber yapılmamasının nedeni nedir? Bu durumun medya patronları ile ardarda yapmış olduğunuz toplantılar ile ilgisi var mıdır?

-Kürt sorununa güvenlik odaklı yeni stratejinizin özü olan ve tarafınızdan "bütün güvenlik güçlerimiz koordinasyon içinde uyumlu ve ortak bir hedefe yönelik mücadelelerini yürüteceklerdir" şeklinde ifade edilen eşgüdüm ve işbirliğinin anlamı 38 yurttaşın katledilmesi midir? Bundan sonra bu tür sivil ölümlerin olmayacağını garanti edebiliyor musunuz?

-Bu katliama neden olan operasyonda hangi kurumlar eşgüdüm ve işbirliği içinde yer almıştır?

-Katliam neticesinde; İHA'ların ve uçaklarının ekranlarında sadece sayı ve koordinat olarak gördükleri hedeflerin çoğu çocuk yaşta, öğrenimlerini devam ettirebilmek ve ailelerine bakabilmek için başka hiçbir çaresi olmayan siviller olduğu halde onları hedef alan pilotlar ve yine bu katliam sürecinde emir komuta zincirinin tüm halkalarında görev almış olan kişiler olayı öğrendikten sonra katliamdan kendilerini sorumlu tutup görevden ayrılma yönünde bir talepte bulunmuşlar mıdır?

-Van'daki Tugay Komutanlığı'na 33 Kürt köylüsünü kurşuna dizen Mustafa Muğlalı adı verilmişti, Şimdi de Şırnak'taki komutanlıklara katliamı gerçekleştiren komutanların adlarını vermeyi düşünüyor musunuz?"