Bıçak sırtı bir dönemdeyiz

Küresel iklim değişikliği yaşamımızı doğrudan etkiliyor. Hatta önümüzdeki süreçte, insanoğlu bu gidişatı etkileyecek sağlıklı bir girişimde bulunmazsa büyük bir kırılma yaşanacak ve belki de ondan sonra pek çok şey için çok geç olacak.

24 Ağustos 2014 Pazar, 15:22
Abone Ol google-news

REC Türkiye (Bölgesel Çevre Merkezi) ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen “İklim Buluşmaları” etkinliklerine konuk olarak katılan Cambridge Üniversitesi Sürdürülebilir Liderlik Programı (CPSL) Üst Düzey Program Yöneticisi Nicolette Bartlett da konunun aynı derecede büyük bir önem taşıdığını özellikle belirtiyor. Bartlett, aynı zamanda Galler Prensi AB İklim Değişikliği Kurumsal Liderler Grubu üyesi ve uluslararası bir özel sektör liderler grubu ağı olan, düşük karbon ve iklim düzenleyici ekonomiye geçişi tetiklemeye yönelik çalışan İklim Değişikliği Kurumsal Liderler Grubu'nun (CLG) da başkanı. Gerek Türkiye, gerekse dünya için iklim düzenleyici ekonomiye dair önerileri var. Anlatıyor...

İklim değişikliği dünya için belirgin ve ciddi bir sorun. Bu konuya özel sektörün yaklaşımı nasıl?

Özel sektörün liderliği ile hükümetlerinki başa baş gidiyor. Çünkü uluslararası şirketler bunun farkında ve bir takım politikalar geliştiriyorlar. Bu, bir şekilde planların içine entegre edilmesi ve uzun vadeli planlanması gereken bir konu. İş dünyasının bunu tek başına yapması mümkün değil. Hükümetlerin kendi politikalarının içine entegre etmesi gerek. Yapılması gereken belli ve net; adımlar belli. Bunu bastıracak bir siyasi güç de gerekiyor.

İklim düzenleyici ekonomiden söz ediyoruz. Temel unsurlarıyla bahsedersek, bundan ne anlamamız gerekiyor?

Özellikle enerjide karbonsuzlaştırmayı sağlayacak politikaların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu da karbona uygulanan fiyat politikasıyla yapılabilir. Yenilikleri destekleyen ekonomik modellerin ve bunu destekleyen uygulamaların olması lazım. Şirketlerin, üretim süreçlerinde ve ürünlerde kullandığı enerjiyi daha temiz hale getirmeleri için bir teknoloji geliştirilmesi gerekiyorsa bunun teşvik edilmesi lazım. Yürütücü ekonomik modellerle yapılabilir bu.

Türkiye özelinde öncelik verilmesi gereken konular neler? Ne önerirsiniz?

Türkiye de bir an önce karbon fiyatlandırma politikasını geliştirmesi lazım. Bunu 2020'ye hedefledi ama daha öne çekmeli. Ayrıca mümkün olduğunca en iyiyi hedeflemek gerek. Avrupa'daki karbon fiyatlandırmasıyla ilgili deneyimler bize gösteriyor ki pahalı bir işlem değil bu. Hem, uygulanmazsa uluslararası bir ticaret sorununa dönüşebilir. Türkiye'nin yenilenebilir enerji anlamında önemli bir pozisyonu var. Çünkü kaynakları buna uygun. Dünya çapında bir lider olabilir. Bunu kullanması lazım. Devlet, satın alma gücünü kullanarak özel sektörün onu takip etmesini sağlayabilir. Hedef olmadan başarı mümkün değil. Bu hedef de iddialı olmalı. Bıçak sırtındayız; zaman işliyor. Bu konularda kör olmamak, harekete geçmek şart.