Boş ahır sanat yuvası oldu

Muğla’nın Ula ilçesi Portakallık Mahallesi’ndeki yaklaşık 15 yıldır kullanılmayan köy evi ve ahırı, bir grup kadın girişimci ile birlikte satın alan ünlü tiyatro oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Tilbe Saran, tiyatro atölyesine dönüştürdü. Saran, kurduğu atölyeye ‘Portakallık Tiyatro Atölyesi’ adını verdi.

05 Kasım 2019 Salı, 23:25
Boş ahır sanat yuvası oldu
Abone Ol google-news

Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinden ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden toplam 20 kişinin katıldığı eğitiminin sona ermesinin ardından sanatçılar bir oyun sahneleyecek. Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa faaliyete alınan Portakallık Tiyatro Atölyesi’nde çözüm bekleyen sosyal sorunlara ilişkin belediye hizmetlerinin yerel halkın gönüllü katılımı ile geliştirilmesi amaçlanıyor. Tiyatro sanatçısı Tilbe Saran, atölyenin hikayesini şöyle anlattı: “İstanbul’un kargaşalı hayatı ve şehrin keşmekeşinden bunaldım ve Portakallık Köyü’ndeki bu yeri buldum. Buraya geldiğimizde kapı kapalıydı. Yan düşmüş bir kapı, 15 yıl kimsesiz kalmış bir yerdi. Öncelikle şu an stüdyo olan yeri gördük. Ahır olarak kullanılmış ancak çökmüş haldeydi. Artık taşıyıcıları da çökmüş, sadece taş duvarlar kalmıştı. Burası çok hoşumuza gitti ve burada çok güzel bir tiyatro atölyesi kurulabileceği fikri belirdi. Aslında burası için bir ‘kadın girişimi’ diyebiliriz. Çünkü burayı gösteren bir kadın, Projeye de biz 3 kadın olarak başladık. Forum Tiyatro, bizim ilk etkinliğimiz, bu da gene bir kadın aracılığıyla başlamış oldu.”

‘İNŞALLAH BU PROJE DİĞER BELEDİYELERE DE ÖNCÜLÜK EDER’

Saran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanatın gücüne inanan Büyükşehir Belediyesi ile birlikte başlattığımız bu proje, diğer belediyelere de öncülük eder. Çünkü yerel yönetimler, insanın temel ihtiyaçlarının ilk karşılandığı kamusal alandır. Dolayısıyla çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet, genel toplumsal cinsiyet sorunları, eğitim problemleri gibi sorunlu olan yerlerde sorunu olduğu gibi bırakmak değil çok farklı açılardan okunabilir açıklanabilir incelenebilir olmasını sağlamak, buna çözüm getirmesi beklenen yönetimlerin eline çok büyük bir fırsat sunmuş oluyor. Bu teknik yerel yönetimlerce kullanıldığında ve çoğaldığında en azından sorunun ne olduğunu ve nerelerden kaynaklandığını ve çözümünün bizzat muhatabı tarafından bulunmasına olanak sağlamış olur.”