Bu iş insana dünya kadar hayal kurdurur

Selda Tokat: Üzerine saatlerce, günlerce konuşabileceğimiz müthiş deneyimleri olan bir ürün yapıyoruz. Siz kokusundan ben tadından, siz kadehinden ben aromasından bahsederim.

20 Mart 2021 Cumartesi, 16:04
Bu iş insana dünya kadar hayal kurdurur
Abone Ol google-news

Denizli'nin Güney ilçesinde bundan tam 59 yıl önce kurulmuş Pamukkale Şarapları. Pamukkale Şarapları Satış ve Pazarlama Direktörü Selda Tokat, "Şarabın içine doğdum" diyor, aile şirketinin üçüncü kuşak yöneticisi. “Üzerine saatlerce, günlerce konuşabileceğimiz müthiş deneyimleri olan bir ürün yapıyoruz” diyen Selda Tokat’a göre, iyi şarap nasıl bittiğini anlamadığın şaraptır. Açtınız, yalnız ya da yanındakiyle aa ne zaman bitti bu şarap... O şarap o an için en iyi şaraptır.

İnanılmaz enerji dolu biri Selda Tokat, ama yakın zamanda babasını kaybetmiş, enerjimin bir kısmı onuna gitti diyor. Selda Tokat ile şarabı ve hayatı konuştuk.

- Bir şarap şirketinin içine doğdunuz, nasıl bir his?

Evet tam da şarabın içine doğdum. Bir avlunun içinde tipik bir Avrupa şaraphanesi gibi. Amcalar, kuzenler hepimiz bir avlunun içinde yaşıyoruz. Üst kat evler, alt kat şaraphane, onun altı mahzen. Tüm dünyanız şarap oluyor. Hayalperest bir çocuktum. Hala hayalperest bir çocuk sayılabilirim. Bir gün bu şirketi yöneteyim diye de hayal kurardım. Hacattepe’de Gıda Mühendisliği okudum. 5 yıl başka bir şirkette çalıştım. Sonra aile şirketine Pamukkale Şarapları’na geçtim. 22 yıl oldu. Hem ailenin yükünü hem gururunu omuzlarınızda taşıyorsunuz.

Şu anda da herkes bir arada, yine avlunun içinde. Babamlar 6 kardeş. Her bir kardeşin 4-5’er çocuğu ve torunlar.. çok büyük bir aileyiz. Abim üretim tarafında, ben ne olsa yapanlardanım. Satış, ihracat, zaman zaman satın alma her şey bende.

- Gıda mühendisliği kendi tercihiniz miydi?

Adım adım bu geleceği planlamıştım. Tepsiyle her şey size sunulmuyor. Benim de rüşdümü ispat etmem gerekiyordu. Profesyonel hayattaki deneyim benim için önemliydi. Hayalimdeki iş tam olarak buydu. Üzerine saatlerce, günlerce konuşabileceğimiz müthiş deneyimleri olan bir ürün yapıyoruz. Şarabın dinamizmi hiç bitmez. Bağdan, bağ bozumuna, dinlendirilmesinden şişelenmesine, her gün yeni bir şeyler eklenebilir şaraba. Şişede de gelişmeye devam eder.

- Bu alanda kadın üretici olmak nasıl bir duygu?

Kadın elinin değdiği bir sektör. Şarabın hem üretim hem tadım tarafında Türkiye’de çok kadın var. Kadınlar bu alana detayın inceliklerini katıyor.

TOPRAĞIN MUCİZESİ

- Sosyal medyada kullandığınız videolar fotoğraflar doğa ile bağlarla iç içesiniz, bu dönemde herkesin imrendiği bir hayat gibi...

Gerçekten kendimi en iyi hissettiğim yer bağ. Toprağın mucizesini yaşıyor ve hissediyor olmayı çok önemsiyorum. Bağdayken bambaşka bir insan oluyorum. Sosyal medyada birkaç arkadaşım da yazmıştı büyüyünce Selda Tokat olmak isterim diye. Doğanın verdiği özgür hissetme duygusu geçiyor insanlara. Benim enerjim yüksek.

Selda Tokat, Şehriban Kıraç'a konuştu.

- Bir şarap ustasısınız, iyi şarabın özellikleri neler diye sorsam?

İyi şarap nasıl bittiğini anlamadığın şaraptır. Açtınız, yalnız ya da yanındakiyle aa ne zaman bitti bu şarap..O şarap o an için en iyi şaraptır. Şarap sadece şarap olarak değerlendirilemez. Anla, kişiyle, zamanla, müzikle yemekle hepsi bir bütün. Kendinizi iyi hissetmediğiniz bir anda içerseniz hiç de güzel olmaz. Şarap çok kişiye özel bir içecektir. Benim için güçlü gövdeli şarap iyidir sizin için aromalı olan.

- Nasıl bir şarap tüketicisisiniz?

Yalnız başına çok fazla şarap içen biri değilim. Şarap paylaşım içkisidir. Hiçbir konumuz olmasa bile, üzerine saatlerce konuşabileceğimiz bir içki şarap. Siz kokusundan ben tadından bahsederim. Siz kadehinden ben aromasından...Üzerine dünya kadar hayal kurabilirsiniz.

1000 AİLE İLE ÇALIŞIYORUZ

- Yıllık üretiminiz ne kadar?

6 milyon litre şarap yapıyoruz.

- Üzümleri sadece kendi bağlarınızdan mı alıyorsunuz?

Pamukkale’nin kendi bağları yaklaşık 1000 dönüm. Anlaşmalı, sözleşmeli çiftçilerimiz var. Üreticilerin kendi bağ alanlarını büyütmeleri sektöre zarar veriyor. Çünkü siz bağ alanlarınızı büyüttükçe insanlar tarımdan vazgeçiyorlar. Yaklaşık 1000 aile ile çalışıyoruz. Ömrümüz Güney’i Türkiye’ye kazandırmakla geçti. Güney'in çok önemli bir bağ bölgesi olduğunu anlatmak için çok emek verdik. Birçok yerin aksine geri göç aldı Güney. Bugün Güney’de 50 bin dönümün üzerinde yetişmiş bağ var. Türkiye şarap pazarının yaklaşık yüzde 30’u Güney'den üzüm alıyor.

- Alkollü içkinin tanıtımı yasak, vergi oranları çok yüksek bunlar enerjinizi düşürmüyor mu?

Çok üzücü. Biz her şeye rağmen bunları yaptık, yapıyoruz.. Destek bir kenarda dursun, köstek olunmasaydı dünya pazarında çok daha iyi yerlerde olurduk. Yunanistan’la aynı dönemde çıktık dünya piyasasına. Ama onlar şu anda bizden 20 kat ileride. Ermeni, Gürcü, Moldova şarapları bizi solladı. Bu iş topyekûn çalışma ve amaçla olabilecek bir iş. Katma değeri en yüksek tarım ürünlerinden birisinden bahsediyoruz. Üzümü 3 liraya alıyorsunuz bugün en ucuz şarap 35 lira. Birçok sektörü destekleyen bir ürün.

- Şarabı seçerken, alırken bilinçli tüketici miyiz?

Türkiye’de hersek uzmanlığı olmayan konuda ahkam kesmeyi çok sever. Elinizi sallasanız şarap uzmanına çarpıyorsunuz. Buna rağmen bunun bile sektöre faydası var, çünkü şarap konuşuluyor. Tartışıldıkça gelişiyor bu pazar.

KADIN DUYGUSALLIĞINA YAKIŞIYOR

- Şarap kadın içeceği kanısı var doğru mu?

Şarap gerçekten insan gibi gelişen bir özelliği var. Doğar, emekler, yürür, ergen, olgun olur, yaşlanır... Kadın romantizmi ve kadın duygusallığına daha çok yakışıyor.

- Enerjisi yüksek birisiniz, güne nasıl başlarsınız?

Yakın zamanda babamı kaybettim. Babamla beraber yüksek enerjimin bir kısmı gitti gibi hissediyorum. Çalışmayı seviyorum. Sadece ofiste oturan biri hiç olmadım. Arkadaşlarım, dostlarım da hep bu çevreden.

- Dost seçerken neye dikkat edersiniz?

Samimi ve dürüst değilse birisi iş de yapamam, çalışamam da ona zaman da ayırmam.

İŞ DÜŞÜNMEDİĞİM YER TENİS

- Tutkularınız, hobileriniz neler?

İşim tutkum. Tenis oynamayı seviyorum. Kafamı sıfırlayan iş düşünmediğim yer Tenis. Pandemide ekşi maya ekmek yapmaya başladım. Evde eş dost arkadaş ağırlamayı seviyorum. Annemin bir lafı vardır. Yiyelim, içelim, giyelim, gezelim. Böyle yapmaya çalışıyorum.

TAKINTILIYIM

- Ne dinler, ne okursunuz?

Daha çok caz dinliyorum. Başucunda üç dört kitap olanlardanım. Takıntılıyım. Mesela bir yazarı sevdim onun tüm kitaplarını alırım. Klasikleri arada bir daha dönüp okuyorum. Denizli'nin 5 bin nüfuslu küçük bir kasabasında doğmuş biri olarak bu kadar hayal kurmayı kitaplardan öğrendim.

- Başka neleri takıntı edersiniz?

Çok detaycı biriyim. Yeni bir ürüne başladığımda 50 bin şey isterim. O ton olmadı bu ton olmalı. Hayal ettiğim şeyi bulmam için tüm detayları ortaya koyuyorum. Bu kadarı da aslında biraz da kusur.

DAHA GÜÇLÜ SES ÇIKARMAK GEREKİYOR

- Kadına şiddet çok arttı, ne diyeceksiniz?

Hâlâ kravatla iyi hal indirimi almış erkeklerin bizi yönettiği bir dünyadayız. Çok acıklı bir durum. Tamam hayalperest biriyim ama her şeyin tozpembe olacağını bekleyecek biri değilim. Elimden geldiğince destek oluyorum. Ama aslında biliyorum ki çok yalnızız ve gidecek çok yol var.

- Peki ne yapmalı?

Çok daha güçlü ses çıkarmak gerekiyor. Şimdi çoğu kişi izleyen tarafına geçiyor. Bu beni üzüyor.

- Girişimci kadınlara neler önerirsiniz?

Vazgeçmemeyi, pes etmemeyi, sabretmeyi öğrensinler. Denemeye devam etsinler.

- Nasıl bir Türkiye hayaliniz var?

Hayata hep iyi tarafından bakmaya çalışan biriyim. Her şeyin bir çaresi vardır derim. Buna rağmen ülkeyle ilgili zaman zaman çok karamsarlığa düşüyorum. Sonra kızımı düşünüyorum onunla çok daha umutlu ve mutlu bir geleceğe bakabiliyorum. Ben çocuklarımızın bizden daha güçlü ve daha büyük hayalleri olduğuna inanıyorum. Yasaklarla hiçbir şeyin önüne geçemiyorsunuz.

- İdolünüz kimdi?

İdolüm Yasin amcamdı. Bu işin hayalini kurmamın sebebi de oydu. Sevmeyi ve eğlenmeyi, kuralsız yaşayabilmeyi babamdan öğrendim.