Büyük Liszt'e Büyük Kutlamalar

05 Kasım 2011 Cumartesi, 07:02
Abone Ol google-news

19. yüzyılın 3. çeyreğinde kendisi piyanist ve besteci olarak büyük Avrupa şöhretine sahip olduğu bir dönemde henüz bilinmeyen bir genç Wagner’e kanat germiş olan bir Liszt’in, bu genç operacının Rienzi ve Tannhauser operalarının uvertürlerinden piyano için uyarlamalar yaptığı ve kendi konserlerinde çaldığı bilinmektedir.

Franz Liszt (1811-1886) 19. yy. Avrupa musiki yaşamının en önde gelen simalarından biriydi. Piyanist, besteci, piyano için müziksel uyarlamacı ve sanat dünyasının dışında döneminin sosyal gelişmelerini izleyip onlara ışık tutmayı becermiş olağanüstü kişiliğe sahipti. Sonraları müzik tarihinin gelişmesi içinde Liszt’in adının biraz kenarlara konarak daha az referans aldığı izlenmiş bulunuyordu. Doğumunun iki yüzüncü yılı, bu büyük adam için saygı duruşları ve kutlamalarla geçti. Batı Avrupa ülkelerindeki büyük anma törenlerine ek olarak en son Ankara’da, Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı’nın yaptığı kapsamlı bir kutlama ve saygı duruşu olayına da tanıklık edildi. İlginç ve renkli bir entelektüel festival boyutuna ulaşan etkinlikler gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın ve Hacettepe Konservatuvarı Orkestrası’nın ve TRT’nin, Ankara Radyosu aracılığıyla radyo ve televizyon yayınlarıyla olayın içinde yer alması sağlandı. Hacettepe Üniversitesi’nin M salonu olarak bilinen tesisi de çeşitli konferansların ve çok özel konserlerin yer aldığı sempozyumların mekânını oluşturdu. Konservatuvar piyano bölümünün gayretli ve verimli bir çalışmasıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden Liszt müziğinin tanınmış yorumcusu çeşitli müzisyenlerin Ankara’da toplanması sağlandı. Özellikle genç kuşak müzikseverlerin yoğun ilgisini çeken sanat günleri yaşandı. Ülkemizin yetiştirdiği en büyük müzisyenlerden ve Liszt uzmanı olarak uluslararası büyük şöhrete sahip İdil Biret festival boyunca anlamlı müziksel katkılarından sonra 22 Ekim akşamı kapanış konserinde Liszt’in 2. Piyano konçertosunu benzersiz bir mükemmeliyette yorumladı.

Festivalin en ilginç ve renkli konuklarından biri, şüphesiz Gottfried Wagner idi. Adına kutlamalar yapılan büyük Franz Liszt’in 4. kuşak torunu, müzik tarihinin en büyük opera bestecisi Richard Wagner’in 3. kuşak torunu kişiliği ile Gottfried Wagner seminerleriyle Liszt haftasının akışına önemli katkılarda bulundu. Bu satırların yazarının oturum yöneticiliğini-yönlendiriciliğini yaptığı ve radyo-televizyon kayıtlarına alınan kapsamlı bir toplantıda İdil Biret’in de katkısıyla Liszt’den, Wagner’den, müzik tarihinden ve felsefesinden geniş şekilde söz edildi. Liszt’in kızı ve Wagner’in eşi Cosima’nın da dengeleri değiştirici bir ağırlık koyamamasının sonucu, Liszt’in adının damadı Wagner’in tüm Avrupa medyasında yer kaplayan bağlantılarının ve şöhretinin biraz gölgesine düştüğü hep söylenegelmiştir. Her iki kanı birlikte taşıyan Gottfried’in biri dedesinin babası öbürü de dedesinin dedesi olan iki müzik dehâsını karşılaştırmalı olarak anlatması benzersiz bir ilgiyle izlendi.

Önümüzdeki günlerde TRT yayınlarında yer bulduğunda Gottfried Wagner’in kendi sesinden ve bu satırların yazarının özet tercümesiyle Wagner-Liszt ikileminin dile getirilişini izleme fırsatı bulunacaktır. Wagner ailesinin dünyadaki ağırlıklı sosyo-entelektüel bağlantıları çerçevesinde Liszt olayını bir miktar ikinci planda tuttuğu olgusu Gottfried Wagner tarafından da açıkça dile getirildi. Aileden müzisyen oluşunun yanı sıra, felsefe ve müzikoloji alanlarında doktora yapmış, ileri entelektüel kişiliğiyle aile içi hesaplaşma ve dengeleşme olgularının da ışığında Liszt’in sadece kişiliğine değil müziğine de bir miktar haksızlık yapıldığı görüşünü ısrarla dile getirdi.

19. yüzyılın 3. çeyreğinde kendisi piyanist ve besteci olarak büyük Avrupa şöhretine sahip olduğu bir dönemde henüz bilinmeyen bir genç Wagner’e kanat germiş olan bir Liszt’in, bu genç operacının Rienzi ve Tannhauser operalarının uvertürlerinden piyano için uyarlamalar yaptığı ve kendi konserlerinde çaldığı bilinmektedir.

Ankara Sempozyumu’nun akışı içinde İdil Biret, Gottfried ile yaptıkları birçok özel seminer sunuşunda Tannhauser uyarlamasını çalarak en azından Ankara müzikseverlerinin dikkatlerini bu olay üzerine çekmiş bulunmaktadır.

Ancak, sonrasında Wagner’in aynı zamanda kayınpederi de olan Liszt’e aynı yakın ilgiyi göstermekte biraz mesafeli kaldığı olgusunun hafta boyunca birkaç kez altı çizildi.

Burada aktarmalı bilgi olarak dile getirdiklerimiz Wagner’in müziğinin heybetli gücünü elbette azaltmaz. Eskilerde Bayreuth Festivali’nde Wagner operaları dinleme şansı bulmuş bir müziksever olarak oralardaki olağanüstü etkilemeleri unutabilmem olanaksızdır. Ama, Liszt’i anma yılında bir Liszt-Wagner ikilemi olgusunun hatırlanmasına kaçınılmaz gözüyle bakılmalıdır.

Liszt’in özelliği

Liszt ile ilgili ayrıca altı çizilecek bir konu İdil Biret’in kendi adını taşıyan müziksel arşiv dizisine arka arkaya kattığı iki büyük albümünden birinin 9 CD ve 1 DVD’lik bir Liszt paketi olarak kendini göstermektedir. Diğer albümde ise Beethoven senfonilerden Liszt’in yaptığı piyano uyarlamaları da dahil tüm Beethoven yapıtlarının yer aldığı olağanüstü kayıtları yer almaktadır.

Öte yandan, besteciliğinin ve müzik insanlığının önemli bir parçasını oluşturan, başkalarının kilit bestelerinden piyano için uyarlamalar yapmış olma gayreti Liszt’in bir diğer önemli özelliğiydi.

Bunların ürünü olarak ortaya çıkan Schubert/Liszt, Berlioz/Liszt ve yukarda söz edilen Wagner/Liszt uyarlamalarının bu Liszt albümünde İdil Biret’in olağanüstü seslendirmesiyle birer musiki ziyafeti olarak yer aldığı da hatırlatılmalıdır.