"Can" beyazperdede

Anne-baba olmayı, sabretmeyi, sevgiyi, gururu ve pişman olmayı anlatan ödüllü "Can" filmi sinemaseverleri bekliyor.

12 Mayıs 2012 Cumartesi, 12:34
Abone Ol google-news

Senaristliğini ve yönetmenliğini Raşit Çelikezer’in üstlendiği filmin başlıca rollerinde; Selen Uçer, Serdar Orçin, Yusuf Berkan Demirbağ ve Erkan Avcı yer alıyor.

Defne Film Prodüksiyon ve Efekt Yapım’ın ortak yapımı olan “Can”; Türkiye
prömiyerini gerçekleştirdiği 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film
Festivali’nden, Behlül Dal Jüri Özel Ödülü ve Antalya Kent Konseyi Seyirci
Ödülü’yle döndü. Uluslararası prömiyerini gerçekleştirdiği 2012 Sundance Film
Festivali’nde ise Jüri Özel Ödülü’nü kucaklayan “Can”; 31. Uluslararası İstanbul
Film Festivali’nde Ulusal Yarışma bölümünde gösterildi.

Raşit Çelikezer’in, çocukların zor zamanlarını anlattığını söylediği “Can”; yönetmenin ikinci sinema filmi. Aileler ve çocukları üzerine eğilen filmde, toplumdaki yerini dengelemeye çalışan insanların öyküsü anlatılıyor. “Can”; birbirini çok severek evlenen, kaçarak geldikleri Büyükşehir’de mutlu mesut yaşayan ve tek eksikleri bir “çocuk” olan Ayşe ve Cemal’in illegal yollardan çocuk sahibi olmaya çalışmalarını ve böylesine bir kararı aldıktan sonra bir çeşit cehenneme dönen hayatlarını son ayrıntısına kadar irdeliyor.

Selen Uçer, Serdar Orçin, Yusuf Berkan Demirbağ, Erkan Avcı, Zeynep Yalçın,
Cengiz Bozkurt, İdil Yener, Serhat Nalbantoğlu, Erdal Cindoruk, Sait Genay,
Nisa Melis Telli
ve Kürşat Alnıaçık’ın rol aldığı filmin öyküsü, yönetmen ve senarist
Raşit Çelikezer ile Nüans Çelikezer’e ait.

 

Yönetmenin görüşü

Filmin yönetmeni Raşit Çelikezer "Can"a ilişkin şunları söylüyor:

"Bu film; aileler ve çocukları üzerine bir film, toplumdaki yerini dengelemeye çalışan
insanların öyküsü. Anne-baba olmayı, sabretmeyi, sevgiyi, gururu ve pişman olmayı
anlatıyor.

Onların suçu; bir canlıyı, bir insanı ‘satın almak’. Bu ailenin böylesine bir kararı
aldıktan sonra, bir çeşit cehenneme dönen hayatlarını son ayrıntısına kadar
deşmek istedim bu filmde. Ve o muhteşem ‘karar anları’yla onları yeni hayatlarına
uğurlamak.

Bu dünyaya bir çocuk getirme duygusu bende hep çok zayıftı. Bir insanın yetişmesi
için en uygun zemini, ortamı hazırlamadan buna kalkışmak bana hep ‘delilik’ gibi
geliyordu. Zor bir dünyada yaşıyorduk ve birinin daha buna katılıp katılmaması fikriyle
otuz yedi yıl boğuştum. Şimdi biraz daha rahatım. ‘Baba olmaya’ çalışıyorum…
Kızım artık beş yaşında... Ve onun bitmek tükenmek bilmeyen bir ‘parkta oynama’
tutkusu var..."

Dağıtımcılığını Tiglon’un üstlendiği film sinemalarda izlenebilir.