Çanakkale şehitlerimiz kafataslarından tanınmış

Gelibolu Yarımadası'nda 96 yıl önce yaşanan Çanakkale Savaşları'nın ardından, bölgede çalışma yürüten, aralarında Türk yetkililerin de yer aldığı ekibin, şehit olan Mehmetçikler ile hayatını kaybeden İtilaf Kuvvetleri askerlerini kafataslarının şeklinden belirlediği bildirildi.

12 Mart 2011 Cumartesi, 10:11
Abone Ol google-news

Aylarca süren kanlı muharebelerin ardından, vatanları için şehit olan Mehmetçiklerin yanı sıra, uzak diyarlardan Gelibolu Yarımadası'na gelen İtilaf Kuvvetleri'nin on binlerce askeri de hayatını kaybetti.

Savaş sırasında cesetlerden bazıları, her iki tarafça verilen kısa süreli aralarda toprağa verilirken, kimileri ise, millet farkı olmaksızın, toprak üzerinde saçılmış halde kaldı.
Mondros Mütarekesi'nin ardından, Gelibolu Yarımadası'na gelen Kraliyet Savaş Mezarları Komisyonu'nda bulunan Britanya ve Avustralya'lılardan oluşan ekip, Türk yetkililerle birlikte mezarların ve hala gömülmemiş olan cesetlerin yerlerini belirlemek için çalıştı.
Ekip işe, öncelikle savaş alanlarında bulunan cesetlerden yabancılar ve Türkler'e ait olanları ayırmakla başladı.

Bölgenin hemen hemen her yanına dağılmış olan mezarlık ve tekil mezarlar, alınan karar doğrultusunda, daha büyük olan mezarlıklarda toparlandı.

''Kimlik tespiti kafataslarından yapıldı''

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Esenkaya, mezarlıklarda çalışma yürüten ekibin, ölenlerin milletinin tespiti için kafataslarına baktığını bildirdi.

Esenkaya, ''Türkler'in iskeletleri kafataslarının arkasının düz, İngiliz Uluslar Topluluğu askerlerinin kafataslarının arkasının ise dördül (kare) olmasından tanıyorlardı'' dedi.
Bu dönemde mimar Sir John Burnet'in de bölgeye geldiğini anlatan Esenkaya, Burnet'ın kıyı kesimini çok kumlu ve kuru, tepelik kesimleri de toprak kaymasına meyilli bulduğunu, az sayıda yapılacak mezarlıkların sağlam zemine kurulup, taşlardan hendekler ve dikili ağaçlarla korunmasına karar verdiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Baştan beri, komisyon İngiliz işçilerin yüksek maliyeti sebebiyle, mezarlıkların yapımında yerli işçilerin kullanılmasını istiyordu. Fakat Türkiye'de ilk aşamada bu pek mümkün değildi. Daha sonra komisyon, mezarların inşasında bölgede yaşayan Yunan, Beyaz Rus ve Ermeni işçilerden yararlandı. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlatmasıyla oluşan karmaşa Yunan, Ermeni ve Beyaz Rus işçilerin bölgeyi terk etmesine neden oldu. Bu sebeple kalan işler Türkler tarafından yönetilen bir bölgede, İtalyan duvarcılar ve bazıları Anzak'lara karşı savaşmış Türk işçilerden oluşan bir ekiple tamamlandı.''

İngiliz Uluslar Topluluğu Mezar ve Anıtları'nın yapımına Mondros Mütarekesi'nin hemen ertesinde başlanıldığını kaydeden Esenkaya, 1926 yılına gelindiğinde, Gelibolu Yarımadası'nda yükselen 31 mezarlık ve bunların yanında 5 adet anıt inşa edildiğini bildirdi.

İtilaf devletleri tarafından yok edilen Türk anıtları

Ahmet Esenkaya, Çanakkale Savaşları esnasında ve savaşın hemen ardından Osmanlı Devleti'nin, askerleri için anıtlar inşa ettiğini, ancak Gelibolu Yarımadası'nda hızla kendi anıt ve mezarlıklarını inşa eden, kendi inşaları için kaygılarını her fırsatta dile getiren İtilaf Devletleri'nin Türk'lerin kendi toprakları üzerinde, kendi şehitleri için diktiği anıtları yok etmekte sakınca görmediğini iddia etti.

Savaşların sona ermesinin ardından, 1916-1918 yılları arasında ''Anzak Koyu'' olarak bilinen bölgede ''Çanakkale Muharebeleri Zafer Anıtı''nın, İngiliz kuvvetlerinin denize dökülmesi anısına Türk kuvvetleri tarafından inşa edildiğini belirten Esenkaya, ''Avustralyalı birliklerin anıtımızı yok etme bahanesi, kendilerine ait mezarlıkların yerlerinin değiştirilmesidir. Ancak, mezarlık ve anıtların yapımı esnasında, bizzat burada yer almış ünlü Anzak tarihçi ve yazarı C.E.W. Bean'in bu konudaki görüşleri, Avustralyalıların bu bahanesini tamamen çürütmektedir'' diye konuştu.

Esenkaya, Anzaklar'ın Ağustos 1915'teki saldırısının Türkler tarafından durdurulduğu noktayı göstermek amacıyla dikilen bir anıtı, ''Geçici Türk Anıtı'' ibaresiyle andığını, bunun da, anıtın İtilaf Devletleri askerlerince yok edildiği düşüncesini akıllara getirdiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

''Geçici anıt kavramı İngiliz Uluslar Topluluğu tarafından dünya literatürüne sokulmaya çalışılan bir kavram olsa gerektir. Çünkü anıtların geçici olarak yapıldığı daha önce duyulmuş şey değildir. Savaş yıllarında yapılmış ve bugünlere ulaşmayı başarabilmiş bir anıtımız vardır. Bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün 1915'te Kireçtepe'de yaptırdığı anıttır.''
Esenkaya, 14 Kasım 1980 tarihinde Kültür Bakanlığı'nın İtilaf Kuvvetleri askerlerine ait, Gelibolu Yarımadası'nda bulunan anıt ve mezarlarının tamamını ''Korunması Gereken Kültürel Varlık'' olarak tescil ettiğini sözlerine ekledi.