Cenazesi taahhütname karşılığı verildi

Kırklareli'nde kot taşlama atölyesinde çalışan ve bu yüzden yakalandığı slikozis hastalığından yaşamını kaybeden gencin cenazesini hastaneden ailesi 2 bin liralık taahhütname imzalayarak teslim alabildi.

04 Eylül 2009 Cuma, 09:07
Abone Ol google-news

Tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaklaşık 20 gün önce hayatını kaybeden slikozis (çöl akciğeri) hastası İbrahim Güloğlu'nun (30) cenazesi, ailesi tarafından 2 bin liralık hastane masrafları karşılığında taahhütname imzalanarak teslim alındı.

Güloğlu, Güneydoğu'da çok sayıda genç gibi bir akrabasının tavsiyesi üzerine kot taşlama atölyesinde çalışmak üzere Kırklareli'ye gitti. İbrahim Güloğlu, 5 yıl süresince kot taşlama atölyesinde çalıştıktan sonra Diyarbakır'a döndü ve yaklaşık 1.5 yıl sonra rahatsızlandı. Gittiği hastanede slikozis teşhisi konulan Güloğlu, teşhis konduktan bir yıl sonra da hayatını kaybetti.

İbrahim Güloğlu'nun ağabeyi Fehmi Güloğlu, kardeşinin büyük bir umutla gittiği Kırklareli'nde kot taşlama atölyelerinde kum püskürtme yöntemiyle kot taşlama ve ağartma işinde çalıştığını söyledi. Acılı ağabey, döndükten bir süre sonra ansızın rahatsızlanan kardeşine slikozis teşhisi konulduğunu belirtti.
 

'Slikozis nedir? Bilmiyorduk'

Güloğlu, o güne kadar slikozis adında bir hastalığı hiç duymadıklarını belirterek, şöyle dedi: ''Doktorlar kardeşimin tıbben hiçbir tedavisi bulunmayan slikozis hastalığına yakalandığını söylediler. Çok şaşırdık. Kardeşime teşhisten hemen sonra yüzde 80 iş göremez raporu verdiler. O güne kadar slikozis nedir bilmiyorduk. Daha sonra televizyonda haberlerde gördük. Türkiye'de böyle yüzlerce hasta varmış. Bu hastalığı bilsek kardeşimi yollar mıydık hiç? 12 kardeşten en küçüğümüzdü o. Daha sonra belki bir çaresi olur diye Ankara'da ve İstanbul'da birçok hastaneye götürdük. Doktorlar 'tıbben yapılacak bir şey yok' dediler. Akciğerleri görevini yapamadığından beynine düzenli oksijen gidememiş. Slikozis hastalığı bir de menenjite çevirdi. Ateşi çok yükseliyordu. Beyni iltihaplanmıştı. Artık bizi tanıyamayacak hale gelmişti. Son günlerinde hayat destek ünitesine bağlı olarak yaşıyordu. Teşhis konulduktan bir yıl sonra yani 17 Ağustos'ta kardeşimi kaybettik.''

 

'Borcumuzu düşünmekten acımızı yaşayamıyoruz'

Güloğlu, kardeşinin cenazesini teslim almak için 2 bin lira tutan hastane masrafları karşılığında taahhütname imzaladığını ifade ederek, ödeyecek imkanı bulunmadığı için ancak bu şekilde kardeşinin cenazesini teslim alabildiğini söyledi.

Acılı ağabey, şöyle devam etti: ''Kardeşlerime bakıyorum. Bu parayı bir ay içerisinde borç alarak ödemem gerekiyor. Yoksa taahhütnamede yargılanmamın ve evime icra gelmesinin söz konusu olduğu yazıyor. Hakkımda yasal işlem başlatılacak. Biz bu parayı borç alarak da olsa bir şekilde ödeyebiliriz. Ancak bizden daha zor durumda olan yoksul insanlar ne yapar? Köyde yaşayan hiçbir güvencesi bulunmayan slikozis hastaları olduğunu öğrendik. Benim kardeşim bir hafta hastanede kaldı, 2 bin lira hastane masrafı çıktı. 1 ay 2 ay hastanede kalan hastalara belki 15-20 bin lira masraf çıkacak. Nasıl ödeyecek bu insanlar? Borcumuzu düşünmekten acımızı yaşayamıyoruz. Ölümcül slikozis hastalarının hastane masraflarının karşılanması konusunda yetkililerden gereken bütün kolaylığı sağlamasını bekliyoruz. Sağlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'mız bu hastalara destek olsun. Bu insanlar zaten muhtaçlar ki gurbete çalışmaya gidiyorlar. Bu hastaların hayatla bir bağı kalmıyor. Bu hastalık geldi mi insanı öldürüyor. Hiçbir kurtuluşu yok. Sayılı günü kalan bu hastalara yapılan işlemler de zaten rahatlatmaya yönelik.''
 

Rektör yardımcısı ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün görüşü

DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytekin Sır, masrafları karşılanmayan hastalara taahhütname imzalatıldığını belirterek, ''Bu normal bir uygulamadır. Herhangi bir güvencesi bulunmuyorsa, uygulanan hukuki bir süreç. Bu tür hastaların tedavilerinin ücretsiz olarak yapılacağı konusunda, Sağlık Bakanlığı veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan herhangi bir resmi yazı ulaşmadı'' dedi. Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ise, slikozis hastalarının ücret ve tedavileri konusunda Sağlık Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlardan kendilerine bir yazının gelmediğini belirtti.
 

Slikozis hastalığı

Uzmanlar, son yıllarda kotlara eskimiş, ağarmış görünümü vermek için uygulanan kumlama (kuvars tozu püskürtme) yönteminde çalışanların, tedavisi mümkün olmayan ve ölümle sonuçlanan ''slikozis'' hastalığına yakalanmalarının ''kaçınılmaz'' olduğunu bildiriyor. Kotlara kumlama yapılırken yüksek oranda ''silika'' içeren ''kuvars kristallerinin'' kullanılması sonucu, solunum yoluyla işçilerin akciğerlerini kaplayan kum tanecikleri bir süre sonra solunum yetmezliğine neden oluyor. Hastalık, öksürük, nefes darlığı, gözlerde kızartı-kaşıntı, göğüs ağrısı şeklinde belirtilerle kendini gösteriyor. Bilim adamları, bu hastalığın tedavisinin bulunmadığını dile getiriyor.