Cerattepe yasakları

Artvin’de doğayı katledecek madencilik faaliyetinin kaderini belirleyecek davada karar günü.

18 Eylül 2016 Pazar, 22:15
Abone Ol google-news

Artvin Cerattepe’de madencilik faaliyetine karşı açılan davanın karar duruşması bugün. Türkiye’nin en büyük çevre davası niteliğini taşıyan davanın karar duruşması öncesi Artvin ve Rize valilikleri ilde 1 ay eylem, miting ve basın açıklaması yasağı getirdi. Valilikler duruşma öncesi alınan yasakları ‘OHAL’e bağladı. Bir grubun çevrecilere sosyal medya üzerinden gözdağı vermesi üzerine emniyet 2 kişiyi gözaltına aldı. Yasakların ve gözdağının ardından Rize sınırında polis TOMA’lar eşliğinde yoğun güvenlik önlemi almaya başladı. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan valilik ve emniyet yetkileriyle görüşme talebinde bulunduklarını fakat hepsinin reddedildiğini belirterek, yasaklara, “Şaşkınlıkla izliyoruz. Artvin halkı vatan haini değildir. Artvin halkı 25 yıldır sadece yaşamsal mücadele veriyor” sözleriyle isyan etti.

İlk yasak Artvin’den

Artvin Cerattepe’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla dikkat çeken İşadamı Mehmet Cengiz’in patronu olduğu Cengiz Holding tarafından yapılmak istenen maden projesine karşı açılan ÇED iptal davasının Rize İdare Mahkemesi’nde görülecek bugünkü karar duruşması öncesinde ilk yasak Artvin Valiliği’nden geldi. Valilik internet sitesinden yaptığı yazılı açıklamayla kentte 1 ay boyunca eylem yasağı getirildiğini açıkladı.

İkinci yasak Rize’den...

Artvin Valiliği’nin ardından ikinci yasak haberi Rize’den geldi. Valilik toplantı, gösteri, miting ve basın açıklaması yasağı getirdi. OHAL’e de dayandırılan yasakla ilgili Rize Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Artvin ili Cerattepe mevkiinde çıkarılması planlanan maden ile ilgili olarak 09.06.2015 tarih ve 2026 sayılı ÇED olumlu kararı yönündeki işleme karşı açılan dava, duruşmalı olarak 19.09.2016 Pazartesi günü saat 09.00’da Rize İdare Mahkemesi’nde görüleceğinden dolayı 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11. maddesi (m) bendi hükümleri uyarınca mevcut huzur ortamının devamı, kamu düzeninin bozulmaması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla; Valiliğimizin 09.09.2016 tarih ve 861 sayılı kararı doğrultusunda 19.09.2016 Pazartesi günü duruşma öncesi, esnası ve sonrasında ilimiz genelinde yapılacak her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü, miting, basın açıklaması v.b. tüm etkinlikler oluşabilecek şiddet hareketleri gerekçesiyle yasaklanmıştır” denildi.

Rize ve Artvin’de polisin, çevre kentlerden gönderilecek ekiplerle takviye edileceği ve duruşma için geniş güvenlik önlemleri alacağı belirtilmişti. Emniyet güçlerinin, Cerattepe davasına müdahil olanların dışındaki kişi ya da grupların Rize’ye girişine izin vermeyeceği kaydedilmişti. Artvin’den kaldırılacak otobüslerle duruşmayı izlemek üzere Rize’ye gelecek grupların önünün Rize il sınırında polis tarafından kesileceği ve davaya müdahil olmayan kişilerin geçişine izin verilmeyeceği açıklanmıştı. Emniyet tüm bu açıklamaların ardından dün Rize il sınırında 3 bölgede güvenlik önlemi oluşturdu.

Gözdağı verdiler

Polis ekiplerinin bazı noktalara barikat kurduğu dikkat çekti. Rize’ye tam giriş yaparken yol kenarında TOMA’nın hazır bekletildiği görüldü.

Bu arada bir grup kentte tansiyonu yükseltmek isteyen bir açıklamayı sosyal medya aracılığıyla yayımladı. Tepkiyle karşılanan açıklamada, “Dış mihraklar tarafından halkın galeyanı sağlanarak ikinci bir Gezi Parkı ortamı oluşturulmak peşinde. Almanya bağlantılı kişilerin finansman desteğiyle çok sayıda araç ve envanterle Rize Adliyesi’ne gelecek olan bu insanlar devletimizin milli çıkarlarına tahammül edemeyen vatan düşmanlarıdır. Dün FETÖ’nün yaptığıy la yarın bunların yapacağı arasında bir fark yoktur. Hiçbir protesto veya taşkınlığa izin vermeyeceğiz. Kimse şunu unutmasın burası ülkenin yıkılmaz kalesi Rize’dir, bayrağa karşı olanın hakkı kötektir. Not: Çıkarabilecekleri taşkınlıklara ve saldırılara karşı gerekli önlem niteliğinde yardımcı envanterlerimizle geleceğiz” ifadelerini kullanması dikkat çekti. Mesajın ardından emniyet tarafından iki kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

‘EMNİYET GÖRÜŞME TALEBİMİZİ REDDETTİ’

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan gazetemize yasakları değerlendirdi. Karahan, “Bu yasaklama kararını biz anlamış değiliz gerçekten çünkü biz birkaç gündür emniyet müdüründen sürekli görüşme talep ediyoruz. Görüşmedi bizimle. Bayram öncesi önceki validen görüşme talebinde bulunmuştuk, o da görüşmedi. Yeni gelen valiyle de bugün (dün) görüşme talebinde bulunduk. Aradım, görüşemeyeceğini söyledi. Emniyet müdürünü gene aradım bugün (dün). O da görüşmedi. Yani enterasan bir durum” dedi. Artvin halkının 25 yıldır sadece yaşamsal mücadele verdiğini belirten Karahan şöyle konuştu: “Artvin halkı vatan haini değil. Artvin halkı bugüne kadar yasadışı hiçbir şey yapmadı. Artvin halkı bütün ülkeye üretimiyle hizmet veren bir halktır. 25 senedir süren yaşamsal bir mücadeledir. Bunun dışında hiçbir şey yapmadı Artvin halkı. Sadece kendi yaşamsal mücadelesini veriyor. Gelecek nesillere bırakılması gereken olağanüstü bir doğamız var. Bu doğayı korumak için savunmamızı yapıyoruz, başka bir şey yapmıyoruz biz. Niye bize yasak? Bunu anlamadım zaten. Rize’de şu an bir açıklama yapılmış. Rize’de tedbir alınması gerekiyor. Valilik, emniyet müdürlerimizin can güvenliğimiz için tedbir alması gerekiyor çünkü Artvin halkı silahlı değil. Sadece duruşmaya gidiyoruz. Bir duruşma. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamız duruşmanın seyrini etkileyecek bir şey.”

25 YILLIK DİRENİŞ

Kanadalı yatırımcılar döneminde ve Özaltın Holding’in ilk projesine yargıdan iptal kararları gelmesine karşın üçüncü defa aynı süreci yaşayan Artvin halkının direnişi 25 yıl öncesine dayanıyor. Maden arama isteği1990’lı yılların başında Kanadalı şirket Cominco tarafından hayata geçirildi. Madencilik faaliyetine karşı Yeşil Artvin Derneği tarafından açılan dava kazanıldı. Artvin halkı yıllar sonra bu kez AKP’ye yakınlığıyla bilinen Özaltın Holding’le benzer bir durum yaşadı. Özaltın Holding’in açtığı altyüklenici ihale şartnamesindeki “Yıllık 500 bin ton tüvanan maden kapasiteli işletme sahibi olma” şartını yalnızca Cengiz Holding’in sahibi olduğu Eti Bakır sağlıyordu. Böylelikle Özaltın’dan sonra, AKP’ye en yakın şirketlerden biri olan Cengiz Holding de Artvin ‘maden pazarına’ girmiş oldu. 2014’ün son günlerinde çıkan ÇED olumlu kararının ardından Artvinliler 2015’i gergin bir bekleyişle geçirdi. Cerattepe Bölgesi’ndeki madencilik faaliyeti için daha önce Rize İdare Mahkemesi’nce ‘ÇED olumlu’ kararı iptal edilen maden şirketi, 2 Haziran 2015’te yeniden ‘ÇED olumlu’ kararı aldı. Bu gelişme üzerine Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki 751 kişi ve 61 avukat, 8 Temmuz 2015’te Rize İdare Mahkemesi’nde, ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Türkiye’nin en büyük çevre davasını açtı. 14 Mart’ta bölgede bilirkişi heyeti inceleme yaptı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, ‘yıllık 500 bin ton çıkartılacağı öngörülen cevherin kapalı kabinli teleferikle taşınması halinde çevreye zararlarının azalacağı ve ara katlı üretim yöntemi ile heyelan riski oluşmayacağı’ belirtildi. Cengiz Holding beklenen hamlesini Şubat 2016’da yaptı; beraberinde polis ve jandarmayla Artvin’e gelen Cengiz Holding’in iş makineleri Cerattepe mevkiine çıkmak isteyince kentte günlerce sürecek direniş başladı. Cengiz Holding’e resmen yapılan yer tahsisi, şirketin ve özel güvenliklerinin Cerattepe’ye yerleşmesini sağladı. Rize İdare Mahkemesi, Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri için tarafları son kez dinleyeceği karar duruşması ise bugün. Duruşmaya yüzlerce kişinin katılması bekleniyor.