'Cezaevleri alarm veriyor'

Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) Başkanı Mauro Palma, ''Birkaç istisna dışında cezaevi nüfusu Avrupa'da alarm verici düzeyde artmaktadır. Avrupa ülkelerinde kalabalık çok önemli bir problem haline gelmiştir'' dedi.

17 Mart 2011 Perşembe, 13:12
Abone Ol google-news

Türkiye'nin Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı kapsamında, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi ile eş güdüm içinde düzenlenen 'Etkili Bir İzleme ve Standart Belirleme Yoluyla Gözaltı Koşullarının İyileştirilmesi'' konulu seminer Antalya'da başladı. Ülkelerdeki cezaevi koşullarının daha iyi hale getirebilmesi amacıyla izlenecek stratejik yöntemler ve yapılabilecek çalışmaların ele alındığı seminerin açılışına, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Elçim, Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Maud de Boer Buquicchio, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) Başkanı Mauro Palma ile Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile Türk ve yabancı uzmanlar katıldı.
 

Basına açık bölümde konuşan Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi Başkanı Başkanı Mauro Palma, CPT'nin, sürekli izlenme ve ulusal makamlarla gizli diyalog yöntemiyle çalışma yürüten Avrupa'daki önemli kuruluşlardan biri olduğunu belirtti. Palma, cezaevleri, akıl hastaneleri, nezarethaneler gibi alanlarda hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin tutuldukları yerlerde ziyaretler yaparak şartların iyileştirilmesi konusunda önleyici tedbir mekanizmaları oluşturulmasını amaçladıklarını söyledi.
 

Hürriyetinden yoksun kalan kişilerin potansiyel olarak ihlallere yol açan durumlarının tespiti ve bu olumsuzlukların ortadan kaldırılmasını hedeflediklerini anlatan Palma, bu değişikliklerinin kolay olmadığını, istenilen düzeylerde de olmadığı ancak önemli adımlar atıldığını kaydetti.
Avrupa'da insanların hürriyetlerinden yoksun tutulduğu yerlerdeki şartların da çok iyi durumda olmadığını, tutuklu sayısının her geçen gün arttığını bildiren Palma, tutukluluğa alternatif çözüm arayışlarının arttığını vurguladı.
 

Palma, şöyle konuştu:

''Birkaç istisna dışında cezaevi nüfusu Avrupa'da alarm verici düzeyde artmaktadır. Avrupa ülkelerinde kalabalık çok önemli bir problem haline gelmiştir. Avrupa'da hürriyeti bağlayıcı cezalara alternatif olacak yaptırımlar geliştirilmektedir. Giderek bu alternatiflere yönelme eğilimi ortaya çıkmaktadır. Değişik girişimler benimsenmeye, farklı yaptırımlar geliştirilmeye çalışılıyor. Bütün bu değişiklikler kolay olmamaktadır. Bu, Avrupa Konseyi üyesi olan ya da olmayan devletler için de geçerlidir. Hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin tutulduğu cezaevleri ve diğer alanlardaki şartlar bir ülkedeki insan haklarının genel durumu olarak görülmelidir. Günümüz Avrupa'sında tutukluluğa alternatif stratejik bir planlamanın yanı sıra cezaevi yönetimlerince de tutuklu ve hükümlülerin eğitimi ve topluma yeniden kazandırılması gereği çok iyi anlaşılamamış bir husustur. Çözümlerde odak noktası aşırı kalabalık üzerinedir. İyi örnekler de vardır ancak sayı, kapasite artışını hedefleyen sonsuz cezaevi inşaatı, etkili çözüm değildir. Cezaevlerinin işlevinin ne olduğuna tekrar bakmak durumundayız. Olumluya yönlendiren, rehabilitasyonun da sağlandığı şartların oluşturulması tercih edilmelidir.''

Antalya'da düzenlenen geniş katılımlı seminerin önemini de vurgulayan Palma, ''Bu seminer bir açıdan mahpusluğun çeşitli yönlerine parmak basmamızı sağlayacaktır. Hürriyeti bağlayıcılığın hukuki etkileri, tutulma şartlarının neler olduğu, dış dünya ile kurulacak bağların nasıl olması gerektiği gibi konular ile bu ortamlardaki sağlık konuları kapsamlı olarak ele alınacaktır'' diye konuştu.

 

Müsteşar Yardımcısı Mustafa Elçim

Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Elçim de kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasının önemine vurgu yaparak, bu kapsamda cezaevlerindeki koşulların da her zaman uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam edeceğini bildirdi.

Elçim, Türkiye'deki cezaevlerinde 120 bin kişinin, 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde 2008 rakamlarıyla 1,8 milyon, dünyadaki cezaevlerinde de toplam 9.8 milyon kişinin tutuklu ve hükümlü bulunduğunu söyledi. Elçim, cezaevlerindeki bu aşırı kalabalıklaşmanın, personel yetersizliği başta olmak üzere çeşitli sorunlara yol açtığını belirtti.

Elçim, şöyle devam etti:

''Ülkelerdeki cezaevlerinde aşırı kalabalıklaşma, personel yetersizliği, sağlık eksikliği, hükümlü iyileştirilmesi gibi benzer sıkıntılar yaşanmaktadır. Özgürlüklerinden yoksun kişiler dış dünyadan kopuk olduğu için ciddi risklerle karşı karşıyadır. İlgili makamlar, ihtiyaçlar ve kötü muamele riskini ortadan kaldıracak ortamlar geliştirmelidir. Bu konuda uluslararası işbirliği de önem taşımaktadır. Bağımsız ve etkin denetim yöntemleri benimsenmelidir. Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında cezaevi denetimi konusunda standart benimsenmesi yararladır. Cezaevinin denetimi karmaşasında yönetim ve personel sürekli hesap verme durumundan kurtulmalıdır. Ülkemizde reform çalışmaları kapsamında denetim mekanizmaları oluşturulmuştur. Cezaevi İzleme Kurulları ile cezaevlerinin sürekli denetimi öngörülmüştür. İnfaz hakimliği ile de yargısal denetim etkin hale getirilmiştir. Türk hükümetinin kararlılıkla uyguladığı, 'işkenceye sıfır tolerans' politikası titizlikle yürütülmektedir.''
 

Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı

Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Maud de Boer Buquicchio da dünyada ve Avrupa'da yeni tehditler bulunduğunu, yeni suç tiplerinin ortaya çıktığını ve sınırlar ötesi suçların işlendiğini belirtti. Buquicchio, güvenlik ve emniyet konusunda artan endişelerin çok fazla insanın gözaltına alınması ve tutuklanmasına, bu nedenle de cezaevlerinin de aşırı kalabalıklaşmasına yol açtığını söyledi. Buquicchio, Avrupa Konseyi nezdinde, artan tutukluklarla ilgili farklı alternatifler üzerinde çalışmaların başlatıldığını da vurguladı.
Çocukların suça itilmesi ve tutuklanmasının olumsuzluklarına da değinen Buquicchio, şöyle konuştu:

''Cezaevlerindeki çocukların durumu, kurumumuzun öncelik alanlarındandır. İnanıyorum ki, çocukların cezaevlerinde yeri yoktur. Çocuklara şiddetten uzak bir ortamda eğitim sunulmalı, onlara daha fazla fırsat tanınmalıdır. Çocuklar ve aileleri için yaşam boyu sürecek projeler geliştirmeliyiz. Bu demir parmaklıklar ardından gerçekleştirilemez. Ne yazık ki çocuklar cezaevine girmektedir. Bu koşullar değiştirilmek zorundadır. Cezaevlerinde tutuklu bulunan çocuklar için en yüksek standardı garanti altına almalıyız.''

Konuşmaların ardından Avrupa Konseyi nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi, Büyükelçi Daryal Batıbay, Komite Başkanı Mauro Palma'ya komitenin çalışmalarına katkı sağlanması amacıyla Türkiye adına 50 bin Avro'luk çek verdi. Yardım bedeli, büyük sembolik çek ile Palma'ya sunuldu. Palma da maddi katkı için Türk yetkililere teşekkür etti.

Basına kapalı olarak devam eden seminer, yarınki oturumların ardından sona erecek.