CHP, o görüşmeleri sordu

CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanvekili Necdet Özel'in yaptıkları özel görüşmelere dikkat çekerek "Bu görüşmeler neden yapılmıştır? Yakın tarihimizde hatırladığımız, Dolmabahçe'de baş başa yapılan ve içeriği mezara kadar saklıdır beyanı ile kamuoyundan gizlenen görüşmeler AKP'nin yeni temayülü olmuştur. Bu konuda açık ve şeffaf olunmalıdır" dedi.

03 Ağustos 2011 Çarşamba, 16:18
Abone Ol google-news

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantının ardından Parti Sözcüsü ve Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Tamaylıgil, konuşmasına tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayarak başladı.

"AKP yürütme erkini hoyratça kullanmaktadır"

Genelkurmay Başkanı ve üç kuvvet komutanının istifalarını derlendiren Tamaylıgil, CHP olarak yasama, yürütme ve yargı erklerinin güçler ayrılığı ilkesine inandıklarını belirterek "Ancak AKP, hukukun üstünlüğü ilkesini göz ardı ederek yürütme erkini hoyratça kullanmaktadır. Geldiğimiz noktada yargı maalesef siyasal iktidarın amaçlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanılmaktadır" dedi.

"Durum, bürokratın emekliliğe sevk etme hakkıyla açıklanacak kadar basit değil"

Başbakan'a olayın başlangıcından bu yana olup bitenleri açıklama çağrısında bulunan Tamaylıgil, "Hükümetin suskunluğu karşısında ortaya çıkan spekülasyonlar hem kurumlarımızı yıpratmakta, hem de devlet hayatımızın ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Hükümet ne yapmak istediğini ve hangi sonuca ulaşmayı amaçladığını açıkça ortaya koymak zorundadır. Zira yaşanan durum hükümetin görüş ayrılığına düştüğü bürokratını emekliliğe sevk etme hakkıyla açıklanacak kadar basit değildir" dedi.

"Sorun oldu bittiyle, KHK ile aşılamaz"

Tamaylıgil, her gün şehit cenazelerinin yaşandığını, bu süreçte Hükümet'in kendi ordusuyla kavga ediyor görüntüsünden sıyrılmak zorunda olduğunu vurgulayan Tamaylıgil, "Bunun yolu açıklık ve şeffaflıktır. Bu sorun, oldu bittilerle, basında yer aldığı gibi kanun hükmünde kararnamelerle aşılamaz" diye konuştu.

"İçeriği gizlenen görüşmeler AKP'nin temayülü olmuştur"

Komutanların istifalarına yönelik yapılan "demokrasiye geçiş" yorumlarını da eleştiren Tamaylıgil, şöyle devam etti:
"Ancak ortaya çıkan açıklamalar demokrasiye geçişten öte demokraside bir sorun olduğu anlamını ortaya koymaktadır. Hukuk sisteminin çalışmadığı, hukukun üstünlüğünün ihlal edildiği söylenmekte ve asıl üzerinden durulması gereken de bu başlık olmalıdır" dedi.
Yüksek Askeri Şura toplantısının yapıldığı gün Başbakan ve Genelkurmay Başkanvekili Necdet Özel'in baş başa görüşmeler yaptığına işaret eden Tamaylıgil, "Bu görüşmeler neden yapılmıştır? Yakın tarihimizde hatırladığımız, Dolmabahçe'de baş başa yapılan ve içeriği mezara kadar saklıdır beyanı ile kamuoyundan gizlenen görüşmeler AKP'nin yeni temayülü olmuştur. Bu konuda açık ve şeffaf olunmalıdır."

"Merkez Bankası Başkanı'nın görevi Başbakan'ın sözcülüğü değil"

Tamaylıgil, MYK toplantısında ekonomideki gelişmelerin de değerlendirildiğini bildirirken yurtdışından geldiği söylenen ancak AKP Hükümeti'nin yanlış ekonomi politikaları sonucunda bir süreç yaşandığını, Hükümet'ten bu konuda çelişkili açıklamalar geldiğini söyledi. Başbakan'ın "Kriz bu sefer teğet bile geçmeyecek" açıklamasının ardından özerk konumdaki Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın "Başbakan'ın ağzıyla konuşmayı kendisin görev bildiğini" dile getirdi. Tamaylıgil, Başçı'nın açıklamalarının, özerk bir kurumun işleyişiyle uyuşmadığını, uluslararası kredibiliteye olumsuz etkiler yapacağını ifade ederek "Burada görev, var olan ekonomik tabloyu değerlendirmek, açıklanacak olan kararları ona bağlı olarak ortaya koymaktır. Buradaki görev, Başbakan'ın sözcülüğünü yapmak değildir" dedi.

"Masum Müslümanların ensesinde boza pişirilmektedir"

Tamaylıgil, Suriye'deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirtirken "Sivil halkın zarar görmeyeceği ve uluslararası güçlerin etkin bir tabloyu ortaya koymak için çabalarına ve o çabaların sonuçlarına karşı dikkatli davranmayı bir uyarı olarak değerlendirmek lazım. Ve bu günlerde hayatını kaybeden Müslümanlar için üzüntü duyuyoruz" diye konuştu.

Dış politikadaki "sıfır sorun" söylemine karşın sorunsuz bir alan olmadığını söyleyen Tamaylıgil, "Büyük Ortadoğu Projesi'nin eşbaşkanı olmakla övünen ve şu anda uluslararası açıdan baktığımızda egemen güçlerin Ortadoğu coğrafyasındaki projeleri de maalesef ki Ortadoğu açısından gelişmelerde masum Müslümanlar'ın ensesinde boza pişirilmektedir" dedi.

Başbakan'ın NATO'nun Libya operasyonuna önce karşı çıktığını, daha sonra onay verdiğini anımsatan Tamaylıgil, "Orada Akdeniz sularında hayatını kaybetmiş onlarca, yüzlerce kişinin de varlığını düşündüğümüzde böyle bir gelişen süreçte AKP'nin dış politikadaki sorumluluğunu unutmamak gerekir" diye konuştu.

"Tarık Şengül'ün Ankara İl Başkanlığı'na tekrar atanması uygun görüldü"

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tamaylıgil, CHP Ankara İl Yönetimi'ndeki istifaların sorulması üzerine "Bu istifalar ulaşmıştır ve bildiğiniz üzere Şubat ayında atanmış olan Ankara İl Yönetimimiz düşmüştür. Bugün yapılan MYK toplantısında İl Başkanı olarak yine sayın Tarık Şengül'ün atanmasına ve oluşturacağı yönetim kurulu ile ilgili çalışmaların başlatılmasına karar verilmiştir" dedi.
Tamaylıgil, "Karar, Ankara İl Başkan Yardımcısı ve bazı üyelerin, Şengül hakkında yazdığı rapor yönetim tarafından dikkate almadı şeklinde yorumlanabilir mi?" sorusu üzerine de "Şu an bize ulaşmış bir rapor yok ancak MYK, il başkanının yaptığı çalışmalardan, gösterdiği performanstan ve bundan sonraki süreçte Ankara ve Ankara'nın sorunlarıyla ilgili yapacağı çalışmalarla ilgili kendisinin bu görevde olmasını uygun görmüştür, atanmasına karar vermiştir" diye konuştu.

"İl Başkanlığı için Murat Karayalçın'ın ismi geçiyordu, ondan geri adım mı atıldı?" sorusu üzerine ise Tamaylıgil, "Herhangi bir geri adım ve vazgeçiş yoktur. Bu sizlerin neticede basında yer alan haberler neticesinde değerlendirmenize konu olan bir başlık. Biz, bugünkü MYK'da Ankara il yönetiminin durumunu görüşerek Tarık Şengül'ün devam etmesine karar verdik'' dedi.

Tamaylıgil, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'in istifasının ardından yayınladığı veda mesajını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de "Bizim değerlendirdiğimiz şudur, biz Türkiye'deki özgürlükçü demokrasinin tam olarak işlemesine inanıyoruz. Demokrasinin işleyişinde evrensel hukuk kurallarının geçerli olduğu ve Türkiye'de gerek halk oylarıyla seçilmiş olan yönetimlerin bu demokrasiyi yaşanır hale getireceği, bu hukuka bağlılığı ortaya koyacak, ama hukuku bir araç veya yargıyı bir araç olarak kullanmadan kararları ve süreçleri yönetecek şekilde davranması gerektiğini dile getirdik" değerlendirmesini yaptı.