CHP, siyanüre dikkat çekti

7 kişinin siyanürden zehirlendiği Kütahya Dulkadir Köyü'nde incelemelerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Eti Gümüş A.Ş'nin sağlığı, yurttaşların anayasal temel hak ve güvencelerini tehdit eden zaman-dışı bir teknoloji yığınına dönüştüğünü ifade ederek, hükümete bölgede kapsamlı bir analiz yapma çağrısında bulundu.

01 Ağustos 2011 Pazartesi, 10:39
Abone Ol google-news

TBMM'de basın toplantısı düzenleyen CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, milletvekili bulunmayan illere gönüllü CHP milletvekili atanması kararı çerçevesinde Kütahya ilinin gönüllü vekilliği ile görevlendirildiğini belirterek, 30 Temmuz - 1 Ağustos tarihlerinde, 7 kişinin siyanürden zehirlendiği Kütahya Dulkadir Köyü ile Simav Çadırkent'de yaptığı incelemeler hakkında bilgi verdi.
 

"Kentte kiralar depremle birlikte üç kar arttı"

Simav'da 19 Mayıs'ta yaşanan depremin ardından yapılan hasar saptama çalışmasında binaların yüzde 32'sinde hasar olduğunun rapora bağlandığını ifade eden Güler, "Halkın önemli bir bölümü çadırları evinin bahçesine ya da sokağına taşımıştır. Simav kenti çadırkente dönüşmüştür" dedi.

Ağır hasarlı konutlar için TOKİ'nin 950 dairenin yapımına başladığını kaydeden Güler, "TOKİ konutları, sahibi olduğu ev ağır hasar görenlere açık bir olanaktır; kiracılar bu başvuru listesine alınmamaktadır. Buna karşılık kentte kiralar depremle birlikte üç kat artmıştır" dedi.

Güler, Simav'ın kentsel planlama, kentsel yapım, kredilendirme, fiziksel-psikilojik sağlık hizmetleri paketiyle özel bakıma alınmasını istedi.
 

Setlerde çökmenin nedeni

Eti Gümüş'ün depremlerle birlikte akla ilk gelen işletme olduğunu belirten Güler, 7 Mayıs 2011'de siyanürlü atık havuzların setlerinde çökme yaşandığını hatırlatarak, şöyle dedi:

"Havuzlarda kapasitenin üzerinde biriktirme, bunu yapabilmek için de setleri yükseltme ile yetinmiş, sonuç setlerde çökme olmuştur. Sonuç, köylülerin şirket yönetimindeki su kanalından suya siyanür karıştırılması kuşkusu ve savı olmuştur. Dulkadir Köyü'nde birkaç ay önce yaşanan dana ve ördek ölümlerine yedi kişinin de zehirlenmesi eklenince, şirket-çevre köyler ilişkisi çok sorunlu bir hal olmuştur."
 

"Eti Gümüş A.Ş. küçük özel mülk sahiplerini tehdit etme cüreti göstermekte"

ETİ Gümüş A.Ş'nin 30 Temmuz 2011 tarihinden itibaren çevre köylerde yaşayanları noter tasdikli bir ihtarname ile ayağına çağırdığını belirten Güler, "Atık havuzu yapımı için toprağını satın almak istediğini bildirmektedir. Yazıda, eğer satışa yanaşılmazsa kamulaştırmaya gidileceği belirtilmektedir. Bir özel şirket olan Eti Gümüş A.Ş. küçük özel mülk sahiplerini kamu kudreti araçlarıyla tehdit etme cüreti göstermektedir" dedi.
 

Hükümete çağrıda bulundu

Eti Gümüş A.Ş'nin Kütahya'da insan-hayvan sağlığını, toprak-su hava sağlığını, yurttaşların anayasal temel hak ve güvencelerini tehdit eden zaman-dışı bir teknoloji yığınına dönüştüğünü ifade eden Güler, şöyle dedi:

"Toprak su sağlığı ile insan hayvan sağlığının tam analizini yapacak sağlık ekiplerinin o bölgeye gönderilmesi gerekir. Eğer 10 gün içinde hükümet Hıfzıssıhha'dan, Sağlık Bakanlığı'ndan veya diğer kurumlardan böyle bir ekip göndermezse üniversitelerle işbirliği yaparak biz CHP marifetiyle toprak su kontrollerini ve insan hayvan sağlığı kontrollerini yapacak gönüllü ekipler oluşturmaya başlayacağız.

Sorunun 4 AKP milletvekili, 1 MHP milletvekili tarafından gündeme getirilmesini dilerdim, belki bundan sonra Kütahya için çalışma fırsatı buluruz."

Eti Gümüş'ün özelleştirilmesinin yanlış bir karar olduğunu savunan Güler, "Eti Gümüş kamulaştırılarak bu yanlışa son verilmelidir, burada çalışan işçilerin tümü kamu işçisi yapılmalıdır" dedi.