CHP'den hükümete 'dinleme' tepkisi

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner'in ses kaydına ilişkin kaydın yasadışı bir şekilde elde edilmesine dikkat çekerek, içeriğine ilişkin hiç bir yorum yapmazken, AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin 'bu yabancı istihbaratın işidir' iddialarını değerlendirdi.

25 Ağustos 2011 Perşembe, 10:59
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, düzenlediği basınla sohbet toplantısında gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Okullarını bitirdiği halde atama bekleyen 100 binlerce öğretmen adayının bulunduğuna dikkat çeken Hamzaçebi, hükümetin seçim sürecinde öğretmenlere verdiği sözleri tutmadığını söyledi.

 

"Bu hükümetin sözü değil midir?''

Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun seçim öncesinde 'bu yıl 55 bin öğretmen ataması' yapılacağına dair bir söz verdiğini iddia eden Hamzaçebi, şöyle konuştu:

''Sayın Başbakan, bu rakamı Haziran ayında yaptığı bir açıklamayla 40 bine düşürdü. Bunun 30 binini Haziran başında yaptıklarını ifade etti, kalan 10 bine ilişkin atama işlemleri yapılıyor. 30 bin öğretmenden 14 bin 270'i sözleşmeli öğretmen olup kadroya geçirilen personeldir. Bu kadroya da acilen atama yapılması gerekiyor. Aşağı yukarı 29 bin öğretmen atanması gerekiyor verilen sözün tutulması için. Eski Milli Eğitim Bakanı'nın sözünü sahiplenecek bir bakan ya da Başbakan yok mudur? Bu hükümetin sözü değil midir?''

Ülkedeki öğretmen açığının giderilmesi için bugün TBMM Başkanlığına kanun teklifi verdiğini belirten Hamzaçebi, teklifin ek 100 bin öğretmen kadrosu daha ihdas edilmesini öngördüğünü söyledi.

Hamzaçebi, teklifin, sözkonusu atamaların bu yıldan başlayarak, gelecek yılın Ağustos ayı sonuna kadar tamamlanmasını içerdiğini anlattı.
 

Libyalı muhaliflere yapılan yardım

Hamzaçebi, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hamzaçebi, ''Sayın Dışişleri Bakanı ajanslara yansıyan haberlere göre, Libya'da bir açıklama yaparak, muhalif yönetimi 100 milyon doları elden getirip teslim ettiğini açıklamıştır'' dedi.

Bu haberin herhangi bir hükümet yetkilisi tarafından şu ana kadar yalanlamadığını ifade eden Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Dolayısıyla, bu haberin doğru olduğunu kabul etmek durumundayız. Sayın Dışişleri Bakanı'nın verdiğini ifade ettiği bu para muhtemelen örtülü ödenekten sağlanmıştır. Gerçek neyse bunu Sayın Dışişleri Bakanı ya da Sayın Başbakan açıklarsa öğrenmiş oluruz. Örtülü ödenek daima Başbakanların takdirine bırakılmıştır. Türkiye'nin uluslararası menfaatleri gerektiriyorsa buradan ödemenin yapılması mümkündür. Sayın Dışişleri Bakanı'nın bu açıklaması bir skandaldır. Sayın Dışişleri Bakanı, bavullara para koyarak, Libya'ya para götürüp, 'bir başka ülkede bir yönetime veya bir siyasi harekete para aktardığını' ifade etmiştir. 'Komşularla sıfır sorun' iddiasıyla yola çıkan Sayın Dışişleri Bakanı, bugün komşularla sorunların içerisine atmıştır. Ortada bir sıfır var ama bu sıfır sorun değil Sayın Dışişleri Bakanı'nın aldığı nottur. Sayın Bakan Libya'daki bu tavrıyla sıfırcı hocaların sıfır notunu hak etmiştir. Hocalarımızın bu notu Sayın Bakan'dan esirgeyeceğini tahmin etmiyorum.

O zaman şunu da yapsın Sayın Dışişleri Bakanı; Türkiye bu çerçevede hangi harcamaları yapmıştır, kimlere hangi paraları vermiştir, bavullara nerelere para götürmüştür?''

Hamzaçebi, bir başka gazetecinin, ''Meclis açılınca bu konuyla ilgili denetim mekanizmalarını işletecek misiniz?'' sorusuna, ''Sayın Dışişleri Bakanı'nın Libya'da yaptığı açıklamaya ilişkin değerlendirmeyi kamuoyu yapacaktır. TBMM'de gerekirse bunlar konuşulur. Ayrıca özel bir şekilde TBMM'ye getirmek gibi bir düşüncemiz yok. Gensoru anlamında bunu ifade ediyorum'' yanıtını verdi.
 

Canikli'nin açıklaması

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner'in ses kaydına ilişkin soruyu da yanıtlayan Hamzaçebi, ''Bana göre asıl tartışılması gereken ses kaydığının Işık Koşaner'e ait olup olmadığı değil bu kaydın yasadışı bir şekilde nasıl elde edildiğidir. Burası çok önemlidir'' şeklinde konuştu.

Hamzaçebi, şöyle devam etti:

''Sayın Canikli'nin açıklaması çok ciddi bir açıklamadır. Bu açıklama doğruysa ki, doğru olduğunu kabul etmek zorundayız, çok vahimdir. Diyor ki 'bu yabancı istihbaratın işidir'. Bu hangi istihbarat örgütüdür? Hangi ülkenin istihbarat örgütü Türkiye'de sesleri kayda alabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbarat örgütü, güvenlik güçleri yok mudur? Bu faaliyet önlenebilsin? Yoksa yabancı istihbarat örgütleriyle böyle bir anlaşma mı vardır? Gelsinler konuşmaları kayda alsınlar, gerektiği zaman bu kayıtlar basına sızdırılsın. Ciddi bir konudur. CHP olarak bunu takip edeceğiz. Bu konuda hükümetten açıklama bekliyoruz. Yabancı bir istihbarat örgütü Genelkurmayı dinliyorsa ve buna bizim güvenlik güçlerimiz seyirciyse ortada olağanüstü bir hükümet zafiyeti ya da komplo düzeni vardır. Sayın Canikli'nin açıklamasını hükümet getirmezse AKP, hükümet bu komplonun ortağıdır.''

Hamzaçebi, yasadışı ses kayıtlarının içeriğiyle ilgili hiçbir yorumda bulunmayacağını ifade etti.

''Genel Kurul'da konuşma sürelerinin kısıtlanmasına ilişkin talep söz konusu. Nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu ''Konuşmalarımızı kamuoyuna yansıtmaması için Meclis TV'nin faaliyetleri sınırlandırıldı. Bunu üzerine iç tüzük çalışmasıyla konuşma sürelerinin sınırlandırılmasını doğru bulmuyorum. AKP'nin demokrasi anlayışında ciddi tereddütlerimiz vardır. Gündemimizde iç tüzük taslağı yoktur'' şeklinde yanıtladı.

Hamzaçebi, bir başka soru üzerine, eski CHP Ankara İl Başkanı Tarık Şengün'ün açıklamalarına ilişkin çalışmanın parti genel merkezi yapıldığını söyledi.

''Genelkurmay Karargahında 30 Ağustos'ta tebrikleri Sayın Cumhurbaşkanı'nın kabul edeceği yolunda haberler var'' sözleri üzerine Hamzaçebi, ''Olabilir. Sayın Cumhurbaşkanı Başkomutandır. Genelkurmay karargahına giderek tebrikleri kabul etmek istiyorsa edebilir'' şeklinde konuştu.