Covid-19’la mücadelede bakırın gücü: Bakteri ve virüslere karşı oldukça güçlü

Mikropları öldürücü özelliğine sahip bakır, Covid-19’a yol açan virüsün yok edilmesinde de oldukça etkili. Araştırmalar plastik ve çelik yüzeylerde iki üç gün boyunca canlılığını koruyabilen koronavirüsün bakırda yalnızca dört saat canlı kalabildiğini ortaya koyuyor.

26 Eylül 2020 Cumartesi, 09:00
Covid-19’la mücadelede bakırın gücü: Bakteri ve virüslere karşı oldukça güçlü
Abone Ol google-news

Bakırın virüsleri yok edebilme özelliği de çoktandır biliniyor. Bilim insanlarına göre bakır, bakteri ve virüslere karşı koyabilen oldukça güçlü bir silah. Örneğin, birilerinin aksırması ya da dokunması sonucunda mikroplar bakır ve bakır alaşımlı yüzeylere bulaştığında çevreye bakır iyonları salınır. 

Elektrik yüklü bu parçacıklar virüsün dış örtüsünün bozulmasına ve içteki DNA ile RNA’nın zarar görmesine neden olurlar. Bu da, virüsün değişime uğrayıp direnç kazanamayacağı anlamına gelir. Deneyler, bakırın patojenleri birkaç dakikada yok edebildiğini ortaya koyuyor.

Dünyanın en büyük bakır üreticisi olan Şili ise, bakırın değerli özelliklerinin uzun zamandır farkında ve bunu sağlık sektöründe de kullanıyor. Yıllık bakır üretimi 5.78 milyon tona ulaşıyor. Bu ise , küresel bakır üretiminin neredeyse üçte birine denk. Covid-19 ile mücadele sürecinde, Şilili girişimciler arasında bakır temelli inovasyon daha da büyük bir hız kazandı. Dezenfektan alanında üretim yapan çok sayıda yerel şirket ve laboratuvar, virüs bulaşmasını en az seviyeye indirmek amacıyla, bu ürünlerin tasarımına bakır nanopartiküller ekliyor.

Bu ürünler Şili genelinde otobüsler, hükümet binaları, belediye meclisi ofisleri gibi birçok kamusal alanda, hastanelerde ve bakım evlerinde kullanılıyor ve zeminlerin iki hafta boyunca temiz kalmasını sağlıyor. Hatta bakırı bozuk paralarda, banknotlarda ve banka kartlarında kullanmak fikri bile olgunlaştırılmaya çalışılıyor.

Şili’de yaklaşık 70 şirket, pandemi öncesinde bile, yetişkin ve bebek giysileri, ayakkabı, kozmetik, uyku tulumu, nevresim, deterjan ve boya gibi ürünlerde bakır kullanıyorlardı. 2014’te, Santiago Uluslararası Havalimanı’nın yolcu kabul noktalarında bakır varak uygulaması başlatılmıştı.

3D BASKI İLE BAKIR NANO PARÇACIKLI MASKELER

2018’de dört Şilili girişimci, 3D baskı için antimikrobiyal ürünler geliştirmeye başladılar. Copper3D ismini verdikleri bir start-up kuran girişimciler yenilenebilir kaynaklardan elde edilen PLA plastiğine bakır nano parçacıklar eklemeyi başardılar. 

Mart ayında dünya çapında bir maske sıkıntısı yaşanınca, Copper3D mikropları yok edici kendi malzemesiyle kullanılabilecek bir 3D baskı tasarımını geliştirdi. İş bu kadarla da kalmadı. Cooper3D, bu malzeme ile yüz maskelerinin herkes tarafından tasarlanmasını sağlayacak bir açık kaynak yarattı. 

Maske üretmek isteyenler malzemeyi ısmarlayıp, bu tasarımdan yararlanarak kendi maskelerini üretebileceklerdi.

Bu proje öylesine yoğun bir ilgi gördü ki, şirketin internetteki sitesi ilk haftasında çöktü. Bugüne kadar yüz maskesi tasarımı ABD, İngiltere. Brezilya, Çin, Japonya ve Nijerya dahil 50’den fazla ülkede 21.5 milyon kez indirildi. 

Bu deneyim, bakırın sadece Covid-19 mücadelesinde değil, inovasyon ve üretim süreçlerinde de doğal kaynak kullanımının çok önemli bir itici gücü olarak ön plana çıktığını göstermek açısından da önem taşıyor.

Kaynak: HBT