"Cumhuriyet Gazetesi'nin yaptığı yılın gazetecilik olayıdır"

BALIKESİR'in Bandırma ilçesi'nde seçim çalışmalarına katılan Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Masum Türker, Adana’da yakalan TIR'larla ilgili olarak “Cumhuriyet Gazetesi'nin yaptığı yılın gazetecilik olayıdır." dedi.

31 Mayıs 2015 Pazar, 09:42
Abone Ol google-news

Balıkesir’in Bandırma İlçesi’nde seçim çalışmalarını sürdüren DSP Genel Başkanı Masum Türker, “Adana’da yakalanan TIR'ların silah taşıdığı doğrudur. Ancak o TIR'larda asıl taşınan şey ambargoyu delen İran’ın petrol satışları karşılığında gönderilen külçe altın ve bu altınların Iran’a kadar ulaşmasını sağlamak için o tarihlerde varlığından haberdar olmadığımız İŞİD’e ödenen dolarlar taşınmıştır. Silahlar ise eğer bir sorun olursa biz yardım amacıyla silah demek içindir. Bunun yük belgesinde bu malzemeler insanı yardım olarak gösterilmiştir. Bu TIR'lar Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait değildir. Çünkü Milli İstihbarat Teşkilatı, insanı yardımdan sorumlu değildir. Ancak bu TIR'lar interpol aracılığıyla ve başka kaynaklardan gelen ihbarlar sonucunda durdurulunca TIR'lara Milli İstihbarat Teşkilatı sahiplenmesi sağlanmıştır. Bu TIR'ların 17-25 Aralık’la ilişkisi olduğu söylenilerek olayların üstü kapatılmaya çalışılmıştır” diye konuştu.

"CUMHURİYET GAZETESİNİN YAPTIĞI YILIN GAZETECİLİK OLAYIDIR"

Adana’da yakalan TIR'larla ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi'nin yılın gazeteciliğini yaptığını öne süren Türker “Cumhuriyet Gazetesi'nin yaptığı yılın gazetecilik olayıdır. Orada yapılan bütün soruşturmalar Türkiye’de özgürlüğün nasıl baskılandığını açıkça ortaya koyuyor. Cumhuriyet Gazetesini haberi yalnız TIR'larda taşınan silahları kapsamaktadır. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu silahlar için Türkmenlere yardım için gönderildiğini söylemesi büyük bir gaftır. Kendisi derhal Başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmesi gerekmektedir. Çünkü bu açıklaması uluslararası camiada Türkiye'yi başka ülkenin içişlerine karışmak o ülkede darbe yapılmasına katkı vermek gibi nedenlerle suçlanmamıza yol açacaktır. Bu düşüncemizi Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklama doğrulamaktadır” diye konuştu.

"ÜLKEDE MUHALEFET SORUNU VAR"

Türkiye’de muhalefete sorununun bulunduğuna dikkat çeken Türker “12 yıldır Türkiye’de olup bitenlerin sorumlusu yalnız iktidar değildir. Bunda muhalefetin yetersiz kalmasına etkilidir. Milli irade hem iktidar hemde muhalefet partilerinin toplamından oluşmaktadır. Muhalefetin yetersizliği sonucunda iktidar partisi ve yandaşları milli iradeyi yalnız iktidar partisinin aldığı oyla değerlendirirken muhalefetin milli irade içindeki hakkına sahip olmaması muhalefetin yetersizliğini ortaya koymaktadır. Diğer bir gösterge de eğer muhalefet görevini güçlü bir şekilde yapsaydı bu gün iktidarın alternatifi olarak seçime giderdi. Muhalefetin yetersiz olmasının nedeni seçimlere giderken oylar bölünmesin söylemiyle yaratılan çaresizlik sendromu sonucunda ödünç oylarla güç kazanmaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu seçimlerde artık her seçmen oyunu kendi partisine verecek ve milli irade içinde hak ettiği yeri alacak bir muhalefet oluşacağı gibi AK Partinin oylarını azaltarak iktidarı da değişecektir” ifadesini kullandı.

HDP'NİN BARAJI AŞMASI

Masum Türker, anketler ve seçim meydanlarındaki izlenimlerine değinerek yaptığı değerlendirmede HDP'nin barajı aşsa da aşmasa da AK Parti’nin artık tek başına iktidar olamayacağını söyledi. Türker, "Bu düşüncemizi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 gün önce özel bir televizyon kanalında gazetecilerin sorularını yanıtlarken doğrulamıştır. HDP barajı aşarsa AKP yeterli miktarda milletvekili sahibi olamıyor. HDP barajı aşmazsa AKP’den haksız bir şekilde seçilecek milletvekilleri seçimler sonrasında istifa edip HDP’ye geçeceklerdir. HDP’nin bu kez bağımsızlar yoluyla değil parti olarak seçimlere girmesinin önemli nedenlerinden biride bu gerçektir. Ancak HDP’nin barajı aşması için CHP’lilerin büyük bir gayret gösterdiğini gözlemliyoruz. CHP’nin ileri gelenleri 'HDP’ye verilen oy CHP’ye verilmiş olur' diyerek HDP’nin barajı aşmasına destek vermektedirler. Bu konuda elimizde sayısız belgeli örnek bulunmaktadır” dedi.

TMSF’NİN BANK ASYA'YA EL KOYMASI AYKIRI BİR İŞLEMDİR"

Bank Asya’ya Tasarruf Mevzuatı Fonunun el koymasına da değinen Türker “Bank Asya el koyma süreci baştan beri aykırı bir işlemdir. El koyma süreci Cumhurbaşkanının aylar önce bir talebiyle kılıfına uydurularak gerçekleştirilen bir eylemdir. Özellikle Cuma akşamı Bank Asya’ya el konulurken gündüz Ziraat Bankası'nın seçim yasaklarını ihlal ederek Ziraat Katılım Bankası Eminönü Şubesi'nin açılışını Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirilmiş olması Bank Asya'nın hitap ettiği iş adamı kitlesine seçime bir hafta kala gözdağı vermek amacını gütmektedir. Yurt dışındaki yatırımcılar ve Türkiye ile ticari ilişkileri olanlar siyasi talep üzerinden gerçekleşen bu hukuksuzluğun etkisinde kalacaklardır. Türkiye’yi riskli bir ülke olarak değerlendireceklerinden Türkiye’ye sağlanacak finansmanda ve ticari ilişkilerde Türkiye’nin riski yüksek olarak kabul edilecektir. Buda Türkiye'nin katlanacağı maliyetin artmasına neden olacaktır” diye konuştu.