Dağ çileklerini yağmur vurdu

Bursa'nın dağlık ilçeleri olan Büyükorhan, Keles, Harmancık ve Orhaneli'de yılda 25 bin tonun üzerinde çilek üretimi yapılırken, bu yıl etkili olan yağışlar nedeniyle rekoltenin 12 bin tona kadar düştüğü bildirildi.

27 Haziran 2011 Pazartesi, 09:12
Abone Ol google-news

Büyükorhan Ziraat Odası Başkanı Harun Baş, dağ ilçelerindeki arazi ve iklim yapısı nedeniyle her üç aileden birinin çilek üretimi yaptığını söyledi.

Genellikle 3-5 dönümlük arazilerde çilek üretildiğini dile getiren Baş, bu yüzden üretimin sınırlı kaldığını, üreticilerin fazla gelir sağlayamadığını anlattı.

Baş, ilçelerinde yılda ortalama 6 bin ton, Orhaneli'de 10 bin ton, Keles'te 6 ve Harmancık'ta 3 bin ton civarında çilek yetiştirildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''Bursa'nın dağ ilçelerindeki yılık çilek üretimi 25 bin tonun üzerine çıkıyor. Bu yıl yağışlar nedeniyle ciddi oranda rekolte kaybı yaşandı. Fazla yağış ve sis olduğu için çilek beklenen oranda güneş yüzü görmedi. Bu da verimi etkiledi. Ayrıca yağmurun etkisiyle toprakla fazla temas, ürünü çürüttü. Toplam üretim 12 bin tonun altına kadar düştü.''

Verim düşüklüğü nedeniyle dağ çileklerinin fiyatının arttığını vurgulayan Baş, ''Geçen yıl 50-80 kuruş arasında satılan çileğin kilosu, bu yıl 1 lira 80 kuruşu kadar çıktı. Üretici, rekoltenin düşüklüğüne üzülürken, fiyatın artmasına sevindi. Toptan fiyattaki yükseklik sofraya yansıdı. Market ve pazarlarda dağ çileği, 3 liranın üzerinde satıldı'' dedi.

Baş, dağ ilçelerinde yetiştirilen çileklerin aromalı kokusu ve lezzetiyle büyük talep gördüğünü belirterek, ''Kokulu çilek olduğu için sofralık tercih ediliyor. Biraz daha küçük olanları, ev yapımı reçeller için kullanılıyor. Önümüzde 10-15 günlük süre kaldı. Bu zaman diliminde dağ çileğini tadamayanlar bir yıl beklemek zorunda kalacak'' diye konuştu.

Üreticilerin bu yıl oluşan fiyatlardan memnun olduğunu ifade eden Baş, fiyat istikrarının bu şekilde sağlanması durumunda dağ ilçelerindeki çilek üretiminin daha da artacağını, bölge ekonomisine katkısı dolayısıyla göçün bir miktar önlenebileceğini söyledi.