Davutoğlu: CHP'nin 'istemezük' tavrı var

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP'nin grup toplantısında muhalefete yüklendi.

11 Kasım 2014 Salı, 11:49
Abone Ol google-news

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Türkiye demokratik istikrarı sağlamış bir ülkedir. Önemli olan istikrarın demokrasiyle sağlanmış olmasıdır" dedi. Davutoğlu, yarın İş Güvenliği Paketi ile madenlerde alacakları önlemleri paylaşacaklarını söyledi.

Hacı Bektaş ziyareti

Hacı Bektaş-ı Veli'yi ziyaret eden ilk Başbakan olmak bana büyük bir gurur vermiştir. Bizim takip ettiğimiz siyasetin temeli vatandaşlarımız arasındaki bağı sağlamak bizim görevimizdir.

Bizim iktidarımıza gelene kadar Alevi meselesi ve Alevi vatandaşlarımızın sorunları hiçbir zaman açık yüreklilikle tartışılmadı

12 İmam'ın isimlerini sayarak, "Hepsi bugün Aleviliği temsil ettiğini ve Aleviliğin İslam dışı bir gelenek olduğunu ispat etmeye çalışanların kullandıkları ibarelerin tam tersidir. Hepsi seyyiddir, hepsi imamdır, hepsi peygamber torunudur. Bu nasıl bir anlayıştır ki hem 12 İmam diyeceksiniz hem de Alevi-Bektaşi geleneğini, bütün bu çizgi içinde gelişmiş olan geleneği İslam'la irtibatı olmayan bir gelenek gibi takdim edeceksiniz

Bugün eğer Alevi ve Sünni geleneği birbirine karşıt iki inanç gibi takdim etmek isteyen varsa, o bir tarih cahilidir, kültür cahilidir, Alevilik cahilidir, Sünnilik cahilidir

Ziyaretimizden rahatsız olan partiler oldu. Öncelikle CHP. Ziyaretimden bir gün önce Alevi paketi açıkladılar. Ben gitmesem açıklarlar mıydı bilmiyorum. O pakette AK Parti döneminde yapılan çalıştaylara atıf var. Bunu ilk defa açık yüreklilikle tartışan AK Parti. Ve bu çalıştaylarda hem değişik Alevi kesimin temsilcileriyle iletişim imkanları oldu hem de neler yapılacağı ele alındı. Ama CHP’nin açıkladığı pakette 'istemezük' tavrı var. Din dersi kalksın, din ibaresi kalksın.

Misafiri Hazreti Ali gibi gören zihniyetten bahsediyoruz. Hepsi seyiddir, hepsi imamdır, hepsi peygamber torunudur. Hem 12 imam diyeceksiniz, hem de İslamla irtibatı olmayan bir gelenek olarak takdir edeceksiniz. Demek istedikleri şu, öyle bir Alevi olsun ki, bu toprakların ortak değerlendirenlerden uzaklaştırılsın.

Buradan Osmanlı askeri geleneğine giren güzel ifadeler, buradaki hangi tabir Sünni gelenekte yok? Neden bir karşıtlık üzerine yeni bir Alevilik inşa etmeye çalışıyoruz? Neden din dışı ideolojiler çerçevesinde Aleviliği kökünden koparmaya çalışıyoruz? Alevi Bektaşi klasiklerini bastık. Niye biliyor musunuz? Yeni yetişen Alevi kökenli gençler o geleneği okusunlar ve bu geleneğin Hazreti Peygamber'den Hazreti Ali’den uzak olmadığını görsünler.

Kahramanmaraş ziyaretimde kalabalığın içinden biri ben dedeyim dedi. Otobüse aldım. İlk sözü şu oldu, Hak Muhammed Ali yardımcınız olsun. içerden ve dışardan yeni ideolojik çerçevelerle yeni bir Alevilik çıkarma çabalarına önce öncü şahsiyetleri, dedeleri bütün 12 hizmet erbabı öncüler karşı çıkacaklardır.

CHP 'din dersini kaldıralım' diyor. 'Din ibaresini kaldıralım'. CHP’nin kafasında din ile mücadele etmek var, hiç bundan kurtulamadılar. Eğer din kültürü ve ahlak derslerinde herhangi bir mezhep tahkir ediliyorsa, hatta Hristiyanlık dışında Budizm dahi tahkir ediliyorsa ona önce ben karşı çıkarım. Bizim anlayışımızda nefret dili hiçbir zaman olmamıştır. Ama böyle bir tahkir yoksa, her bir din anlatılıyorsa bunda ne zarar var?

Üç alternatif var. Bir, bu dersi tümüyle kaldıralım. Peki bunu kaldırdığımızda eğitim içindeki bugün IŞİD radikalizmi başta olmak üzere, bu tür radikal eğilimlerin toplumda yer almasını nasıl engelleyeceğiz? Yeni yetişen Alevi Sünni gençler, gerçek dini anlayış hakkında nasıl kültür sahibi olacaklar? Din dersi olmadığı zaman nasıl yanlış kanaatlerin ortaya çıkacağını görmüyorlar mı? Onlar yasakladı, yeni yetişen nesil 32 farzı sayamayacak hale geldi. Ne zararı var din kültürüyle ilgili bilgi sahibi olunmasın?

İkinci alternatif, Sünni gençler Sünniliği, Aleviler Aleviliği okusun. Burada nasıl bir karşıtlık çıkar? Bugün Aleviliği ve Sünniliği karşıt gösterenler, bir tarih cahilidir, kültür cahilidir, Alevilik cahilidir, Sünnilik cahilidir. Ben Hacı Bektaş Veli'nin huzuruna vardığımda hiçbir yabancılık hissetmedim.

Üçüncü alternatif ise, bizim savunduğumuz alternatif. Din dersi, bütün dini anlayışı yeni nesillere öğretmek üzere okutulmalıdır. Dediğim gibi hiçbir mezhep mensubunun incinmesine izin vermeyiz.

Yine CHP’nin en önemli ikilemlerinden birisi Dersim meselesindeki ikircikli tutumudur. Sayın cumhurbaşkanımız, Dersim konusunda net bir tavır sergiledi ve başbakan olarak bu olaylar dolayısıyla özür diledi. Şimdi CHP ve MHP’den bir karşı tavır alış söz konusu oldu. CHP Dersim konusunda hâlâ bir açıklamada bulunmadı. Çünkü korkuyor. 'Dersim’i eleştirirsem ulusalcılar kopar' diye korkuyor, parti bölünür diye korkuyor. Ama AK Parti korkmaz.

"BAHÇELİ POLEMİK YAPIYOR"

Biz Dersim konusunda konuştuk diye CHP rahatsız olur diye beklerken MHP rahatsız oldu. Bizi özür dilemeye davet etti. Bugünkü grup toplantısında yine polemik yapıyor. Yine söylüyorum, Dersim'de yapılan yanlıştı, zulümdü. Bahçeli ile aramızdaki devlet anlayışı farkı şu, Bahçeli devlet adına yapılan yanlışlıklara bile dahip çıkıyor. Bu devlete en büyük zararı veriyor. Bahçeli polemik yapmasın, tek partiyi savunacaksa çıksın savunsun. Biz her türlü zulüme karşı durmaya devam edeceğiz. Dersim'e yönelik yapılanlara da, 3 Mayıs'ta yapılanlara da, İskilipli Atıf Hoca'ya yapılanlara da karşı durmaya devam edeceğiz.

 Birileri zulüm yapmışsa bu zulmü dile getirmekten çekinmeyiz. O birileri devlet adına cinayet işlemişse dokunmayın diyor. Devletimizin bekası 76 milyonu yaşatmakla mümkün olacaktır. Bahçeli merak etmesin, Türkiye Cumhuriyeti farklılıkları bünyesinde korumaya devam edecektir.

 'KILIÇDAROĞLU'DAN SES YOK'

Kobani konusnuda hepimiz hassasiyet gösterdik. Kobani'deki zulüme karşı çıkacağımızı söyledik. 1 haftadır Esad'ın uçakları Halep'i bombalıyor. Kılıçdaroğlu'ndan bir açıklama duydunuz mu? Halep'te yaşayanlar bir insan değil mi? Ama Kılıçdaroğlu'nun sesi çıkmaz, Esad Arap Baası, CHP Türk Baası'dır.

Buradan İsrail'in zalim yöneticilerine sesleniyorum. Ortadoğu'da problemler yaşanıyor diye Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerini devam ettirme! Herkes sussa Türkiye Cumhuriyeti sessiz kalmaz. Filistinli yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdik, girişimlerimiz devam edecek. Mescid-i Aksa bize tarihimizin emanetidir. Bu emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz."

ÇÖZÜM SÜRECİ

Geçen sene 2013 Mayısında ülkeyi terk etmesi gerekenler artık terk etmeye başlamalıdır, silahları bırakmaya başlamalıdır. Silahları bırakmadan sürekli çözüm sürecinden bahsederek, silahları demoklesin kılıcı gibi doğu ve güneydoğudaki kardeşlerimiz üzerinde tutmaya devam ederseniz, bunu çözüm süreciyle izah etmek mümkün olmaz. Çözüm süreci bizim için milli bir projedir, yerli bir projedir, özgün bir projedir ve mutlaka başarıya ulaştırılacaktır."