‘Demokratik siyasete engel’

Eski Basın Savcısı ve eski CHP Milletvekili Özgündüz, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi

31 Temmuz 2019 Çarşamba, 20:21
Abone Ol google-news

Özgündüz, “Ergenekon, Balyoz, OdaTV kumpasları ile başlayan ve günümüze kadar devam eden bir süreç var. Gazetecilerin tutuklu bulunması demokratik siyasetin ilerlemesi yönünde de bir engel” dedi.

Eski Basın Savcısı ve eski CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, medya üzerindeki baskılara değinerek “Ergenekon, Balyoz, OdaTV kumpasları ile başlayan ve günümüze kadar devam eden bir süreç var. Gazetecilerin tutuklu bulunması demokratik siyasetin ilerlemesi yönünde de bir engel” dedi.
Türkiye’de meslek örgütlerinin kayıtlarına göre 134 gazeteci tutuklu. Başta tutuklu gazeteciler ve iktidara yakın Siyaset, Ekonomi, Toplumsal Araştırma Vakfı’nın (SETA) gazetecileri fişleyen raporuna ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Ali Özgündüz gazetecilerin mesleklerini yaparken özgür olmaları gerektiğini söyledi. Ülkemizde basın üzerinde büyük bir baskı oluşturulduğunu anlatan Özgündüz, “17 yıllık AKP iktidarı döneminde Ergenekon, Balyoz, OdaTV kumpasları ile başlayan ve günümüze kadar devam eden bir süreç yaşanıyor. Örneğin Cumhuriyet gazetesinin eski yazar ve çalışanları tutuklu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu olan Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının beraat etmesi gerektiği yönünde önemli bir karar verdi. Onları içeri de tutarak özgürlüklerinden yoksun bırakmak hukukla çelişiyor. Yaratılan baskı, basın mensuplarının halka doğru haber vermesi yönünde bir engel teşkil ederken, demokratik siyasetin ilerlemesi yönünde de engel oluşturuyor. Basın halkın seçtiği insanı özgürce denetleyebilmelidir” dedi.
İktidarın hoşuna gitmeyen haberlere mahkeme kararları ile engel getirildiğini anımsatan Özgündüz, “Mahkemelerin bu konuda karar vermesi genelde iktidar tarafından gelen taleplerle oluyor. Muhalefet ya da s?ı?radan yurttaşlar havuz medyasının hakkında aynı talepte bulunduğunda çoğunlukla karşılık bulmuyor. Böyle olunca da bu durum yargının siyasallaşması anlamında ibretlik bir örnek oluyor” diye konuştu.

‘İstihbarat raporu gibi’
SETA Vakfı’nın gazetecileri fişleyen raporuna da değinen Özgündüz,“ Ülkenin genel olarak bütün kurumlarıyla demokrasiye ve basın özgürlüğüne sahip çıkması gerekir. Sadece yasalarla olmaz. Basın özgürlüğü demokrasilerde oksijen gibidir. Basın özgür değilse toplum havasız kalır. SETA Vakfı bir sosyal, ekonomik, toplumsal araştırma yapmamış. Temsili bir istihbarat raporu gibi gazetecileri fişlemişler. Yazılış şekli, ortaya konan şemalar da bunu gösteriyor. Ben eski bir savcı olarak baktığımda bunu görüyorum. Asıl SETA’cıların araştırılması gerekir. İktidarla, emperyalist odaklarla ilişkileri, Türkiye’nin dış politikada geldiği noktada SETA’cıların rolü rapor edilirse ne çıkacak? SETA hakkında böyle bir araştırmanın yapılması daha doğru olabilir. Bu raporda ismi geçen gazetecilere ‘Siz izleniyor ve takip ediliyorsunuz. Dikkat edin’ mesajı veriliyor. Bu çok tehlikeli bir durum” ifadelerini kullandı. Özgündüz, Türkiye’nin yeniden demokratik ve özgür bir ortama döneceğini bunun da kurucu ayarlara dönülerek sağlanacağını belirtti.