Deniz: ABD'nin basketteki sırrı okul-kulüp birlikteliği

NCAA'de Final Four gören ilk Türk olan Deniz Kılıçlı, www.cumhuriyet.com.tr'nin sorularını yanıtladı.

02 Eylül 2020 Çarşamba, 15:55
Deniz: ABD'nin basketteki sırrı okul-kulüp birlikteliği
Abone Ol google-news

NCAA'de Final Four gören ilk Türk olan Deniz Kılıçlı, Gloria Cup Basketbol Turnuvası öncesi Yunus Aydın'a konuştu. Bahçeşehir Koleji ile hedeflerini anlatan yıldız basketbolcu, gençlerin gelişimine yönelik tavsiyelerde bulundu.

NCAA'de Final Four gören ilk Türk basketbolcusun. Bu nasıl bir süreçti? 

Deniz Kılıçlı : Altyapı'da oynadığım süreçlerde Albert Schweitzer turnuvası olurdu. Dünya Kupası gibi harika turnuvalardı. Altyapı organizasyonları için çok ama çok önemli. Gerek Efes altyapısında gerek Amerika'da iyi takımlarda oynadım. Lise sonu okurken Amerika'ya gittim. Sonrasında West Virginia ile hiçbir NBA oyuncumuz olmamasına rağmen, Kentucky gibi 12 kişiden 11'inin ilk 15 Draft'ta seçildiği bir takımı eleyip Final Four'a çıktık. Bu süreçte akademik seviyede ingilize öğrendim. Sonrasında üniversitede daha spesifik olarak konuya yöneldim. İlk başlarda çok zorlansam da, ortalamanın üzerinde bir öğrenci oldum ve Üniversite sisteminin farklı olmasından dolayı zorluk çektim. Amerika'daki basketbol sisteminin neredeyse 100 yıldır okul ve basketbolun yanyana götürmesi için şekillenen sistemde söylenenleri yapabilirseniz otomaik olarak devam edebiliyorsunuz. 

Eğitim sürecinden bahsettiniz. Amerika ve Avrupa arasında en büyük fark nedir sence?

Deniz Kılıçlı : Avrupa'da bizler kulüp sistemleri ile oynuyoruz. Kulüp sistemlerinde herkesin kendi kuralları var. Amerika'daki avantaj, bütün kıtanın neredeyse Amerika'da olması ve ortak bir yerden yürütülüyor. Okul ve spor birbirine çok güzel entegre edilmiş durumda. Oyuncuları okumaya teşvik etme amaçlı, ileride büyük oyuncu olacak sporcuları teşvik etmeye yönelik. Amerika'da oyuncuların Üniversite'yi bitirene kadar geçen süreçte amatör tutulması için çok katı kurallar var. Oyuncunun bir marketten alışverişine kadar değinen kurallar. Avrupa'da 14-15 yaşında kontratlar imzalanıyor. Sonrasında A takım seviyesinde okuluna gidip sonrasında Üniversitesi'ni bitimesi çok ama çok zor. En büyük fark ise kulüp ve okul sisteminin birbirinin içine entegre olması.

Basketbol Süper Ligimiz bu sezon 15 takımla oynanacak. Sence Süper Lig yükselişte mi düşüşte mi?

Deniz Kılıçlı : Pandemi sürecinde bütün herkesin hem ekonomik olarak hem de sosyal olarak zorluk yaşadığını görüyoruz. Bizler futbolcular, basketbolcular, voleybolcular olarak eğlence sektöründeyiz. Korona nedeniyle, aynı zamanda Avrupa'daki bazı kuralların Türkiye'de aynı olmamasından dolayı her ligde sıkıntı yaşandı. Benim fikrim, bizim ligimizin mali kriterlerin getirilmesi, kulüplerin ve oyuncuların korunmasına yönelik yeni kuralların çıkarılması ile bizim ligimizin bu süreçten daha az etkilendiğini düşünüyorum. Son 10 senedir Basketbolumuzun yükselişine devam ettiğini düşünüyorum. Aynı zamanda TBL'nin de oyuncu yetiştirme ve gençlere platform oluşturma konusunda çok başarılı olduğunu düşünüyorum. 

Pandemi sürecinden bahsettin. Senin için nasıl geçti?

Deniz Kılıçlı : Eskiye göre çok daha profesyonel bir süreç geçirdiğimi düşünüyorum. Diyetisyenlerle çalıştım, sürekli olarak kulüple iletişim halindeyim. Sporcular için çok daha zor bir süreç geçti. Biz sporcuların günde yakmaya alışık olduğu bir kalori var. Evde kaldığımız süreçte bu kaloriyi yakmak çok zor oldu. Benim en dikkat ettiğim şey, maske takmak ve mesafe kurallarına uymak, bunu da arkadaşlarıma yaymak oldu.

Bahçeşehir Koleji Spor kulübü hakkında ne düşünüyorsun? İyi gidiyorsunuz.

Deniz Kılıçlı : Dünyanın birçok yerinde muhtelif spor kulüplerinde bulundum. Bazıları çok iyi bazıları ortalamanın altında yerlerdi. Bu yüzden bu konuda tecrübemin fena olmadığını düşünüyorum. Ben geldiğimden beri bütün oyuncuları çekebilmek adına, organizasyonun saat gibi işlediği, oyuncuların sıkıntılarının hemen çözülmesi ile ilgilenen çok nadir organizasyonlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Basketbola gönül vermiş insanlardan kurulu. Takımımızı kurarken, birbirine kimyasının ince elenip sık dokunarak kurulduğunu düşünüyorum. Şuana kadar bulunduğum en iyi organizasyon olduğunu söyleyebilirim.