‘Dilek’i yazanın yarını meçhul’

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülme anına ilişkin olarak “İsyan etmemek mümkün değil. Haberi yapan gazetecinin yarın başına ne gelir bilmiyorum” dedi.

23 Aralık 2015 Çarşamba, 05:54
Abone Ol google-news

<video:451105>

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Milletvekili Eren Erdem’i Rus medyasına verdiği mülakattan ötürü “vatan haini” ilan eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sert çıktı. Erdoğan’ın tarafsızlığı konusunda namusu ve şerefi üstüne yemin ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bir ülkenin cumhurbaşkanı namusuna ve şerefine sahip çıkmazsa kim sahip çıkacak? Namus ve şeref kavramını öğreteceğim sana. Sözüm söz” dedi. Kılıçdaroğlu Eren Erdem ile ilgili olarak ise, “Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz” dedi. CHP lideri, polis kurşunuyla öldürülen Dilek Doğan’ın öldürülme anı ve ailesinin yaşadıklarına ilişkin olarak da “O annenin feryadını duyup da haksızlığa isyan etmemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında şu mesajları verdi:

Annenin feryadını duyup isyan etmemek mümkün değil: Geçen gün sosyal medyaya, internet sayfalarına kısa bir kamera kaydı düştü. Bir Çocuğumuzun nasıl öldürüldüğüne tanık olduk. Dilek Doğan... ‘Bu ne ya’ dedikten sonra açılan ateş sonucu hayatını kaybeden gencecik kızımız. Annenin tek savunması elindeki terlik. Polislere atıyor ve itiraz ediyor ‘çocuğumu öldürdünüz’ diye. O annenin feryadını duyup da haksızlığa isyan etmemek mümkün değil. Oysa bize nasıl sundular, ‘çatışmada öldü’ diye... Ortada bir çatışma yok. Daha acı olanı ne biliyor musunuz? ‘Polise mukavemet etti’ diye elinde terliği tutan anne hakkında soruşturma. Bu nasıl vicdan, ahlak anlayışı, erdemliliktir anlamakta zorlanıyorum.

Doğruyu aktaran başımızın tacıdır: Dilek Doğan ile ilgili haberi yapan Eyüp Serbest, eğer medyaya sınırlama getirilseydi belki bunu da çıkaramayacaktı. Yarın başına ne gelir bilmiyorum. Belki o da hapse atılacaktır. Belki soruşturma açılacaktır. Ama gazeteci arkadaşarıma söylüyorum; sizler görevinizi yaptığınız, bize doğru bilgileri aktardığınız sürece bizim başımızın tacısınız. İster hapiste ister sokakta olun.

Hem ahlak diyeceksiniz hem Boynukalın’ı yardımcı yapacaksınız: Siyaset ahlak ve erdem meselesi ise doğru haber yazan gazeteci hapiste olmaz. (...) Bir milletvekili vardı, bir gazeteye gece baskın yaptı, yetmedi ikinci baskını yaptı. Bir güruhu topladı, Hürriyet gazetesini bastılar, camını çerçevesini indirdiler. Onun başında bir AKP milletvekili vardı; Boynukalın. Ne kadar kalın bilmiyorum... Bu arkadaşımız geçen günlerde Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Bakan Yardımcısı olarak atandı.