‘Dışarıyla temas artmalı’

0-6 yaş arası 334 çocuk, anneleriyle birlikte cezaevinde kalıyor. Çocukların gelişiminin akranlarından geride kaldığı belirtiliyor.

19 Ağustos 2014 Salı, 23:20
Abone Ol google-news

Onlar, “masum mahkûm”lar. Anneleri cezalarını çekene kadar demir parmaklıklar arasında yaşamak zorundalar. “Dışarıda” ve özgür olsalar annelerinden ayrı kalacaklar. “İçeride” ve annelerinin yanındalar ama o kadar yoksunluk içindeler ki, gelişimleri
özgür akranlarına göre daha yavaş gerçekleşiyor.

Kadın ceza infaz kurumlarında kalmak zorunda olan 0-6 yaş arası çocukları, sistem görmüyor. Yasal düzenlemeye göre bu çocukların gündüzleri kreş ve yuvalara gönderilmesi, akşamları annelerinin yanına getirilmesi gerekiyor ama, çoğunlukla uygulamaya geçemiyor. Kurumdaki kreşlere sadece 3-6 yaş arası çocuklar alınıyor. Mevcut yasal düzenleme, bu çocukların gelişimlerine uygun besin takviyeleri alacağından söz etse de; koşullar çocukların ancak annelerine düşen yiyeceklerden yararlanmalarına olanak tanıyor.

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Başkanı Nevin Özgün’ün verdiği bilgilere göre 0-6 yaş arasında 334 çocuk, anneleriyle birlikte cezaevlerinde kalıyor. Vakfın, Sabancı Vakfı, Sabancı Üniversitesi ve CISST Derneği desteği ile yürüttüğü proje kapsamında, “besin”, “uygun ortam”, “oyuncak”, “eğitim”, “dışarıyla temas” gibi eksikliklerin çocuk gelişiminde etkili olduğu görüldü.

Çocuğu ile birlikte kalan annelerin en büyük engeli, çocuklarının özgürlüklerini de kısıtlıyor olmalarından ötürü duydukları suçluluk duygusu. Mahpus anneleriyle birlikte kalan çocuklara:

Mahpus anne ile çocuğun odası diğer mahpuslardan ayrı olmalı, çocuklu annelere ayrı bir yer düzenlenmeli, bu mekânlar çocuk dostu olmalı. Yeni mekânlar inşa edilemiyorsa çocuklu mahpus anneler için ayrı bir koğuş ayarlanmalı.

Mahpuslara verilen yiyecekler çocuk ve bebeklere, emziren annelere, hamile kadınlara verilmemeli.

Çocuğun dışarıyla, diğer aile üyeleriyle (babası ve kardeşleri) teması kesilmemeli, çocuk mümkün olduğunca dışarı gönderilmeli.

 0-3 yaş grubu akranlarıyla zaman geçirebilmeli. 3-6 yaş grubu kurum dışındaki kreşlere gönderilmeli, okul öncesi eğitim desteği
sağlanmalı.

Kurumlarda sürekli olarak doktor bulunmalı, çocuk doktoruna erişim kolaylaştırılmalı. Psikososyal servis uzmanları artırılmalı.