Dünya Su Günü: 2 milyar insan temiz suya erişemiyor

UNESCO’nun Dünya Su Raporu'na göre dünya üzerinde 2 milyar insanın temiz suya düzenli erişimi yok, 4,3 milyar insan ise sıhhi tesisat kullanmıyor. UNİCEF’e göre dünyada her gün 5 yaş altı bin 400 çocuk temiz su, sanitasyon ve hijyen yoksunluğu yüzünden ölüyor. Türkiye’de ise su kıtlığı riski gün geçtikçe artıyor. NASA’ya göre Türkiye’de kuraklık devam ederse, mahsul üretimi tehlikeye girebilir.

22 Mart 2021 Pazartesi, 13:44
Dünya Su Günü: 2 milyar insan temiz suya erişemiyor
Abone Ol google-news

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993 yılında alınan karara göre, 22 Mart “Dünya Su Günü” olarak kabul ediliyor. Dünyada ise temiz suya erişim konusunda ise tablo gün geçtikçe kötüye gidiyor. UNESCO’nun Dünya Su Raporu'na göre dünya üzerinde 2 milyar insanın temiz suya düzenli erişimi yok, 4,3 milyar insan sıhhi tesisat kullanmıyor. Su kaynaklarının kısıtlı olması ve artan çevre kirliliği nedeniyle 2050 yılına kadar bu sayının artması bekleniyor.

Dünya Su Raporu’na göre temiz suya erişim konusunda en çok da, farklı nedenlerle ayrımcılığa maruz kalan gruplar sıkıntı yaşıyor. Buna göre özellikle cinsiyetleri, yaşları, sosyo-ekonomik durumları, etnik kökenleri, dinleri ve dilleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalan gruplar, temiz su ve sıhhi tesisatlara erişim konusunda diğer gruplara göre daha dezavantajlı durumda.

UNICEF’in tahminlerine göre ise, temiz su, yeterli sanitasyon ve hijyen imkanlarının olmayışına bağlı ishalli hastalıklar yüzünden her gün 5 yaş altı bin 400 kadar çocuk ölüyor. 

SU KAYNAĞINA ERİŞİM SIKINTISI EN ÇOK AFRİKA’DA

Dünya Su Raporu’na göre su kaynaklarına erişimi sınırlı olan insanların yarısından fazlası Afrika ülkelerinde yaşıyor. Gecekondu mahallelerinde yaşayan insanlar, şehrin daha temiz bölgelerinde yaşayanlara göre 10 ila 20 kat daha pahalıya su alıyor. Ancak aldıkları suyun kalitesi büyük oranda daha düşük oluyor.

TEMİZ SUYA ERİŞİMDE GÖÇMENLER DEZAVANTAJLI

Temiz suya erişim konusunda dezavantajlı durumda bulunan gruplar arasında ağırlıklı olarak savaş bölgelerinden kaçan göçmenler bulunuyor. Verilere göre sığınma kamplarındaki temiz su ve sıhhi tesisatların durumu, doluluk ve hijyen açısından kaygı uyandırıyor. Ekonomik krizin pençesindeki Venezuela'dan kaçarak sınır komşusu Kolombiya'ya sığınan göçmenlerin yaşadığı bölgeler ise raporda örnek olarak verilen kamplar arasında yer alıyor.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SU MİKTARI SON 20 YILDA YÜZDE 20 AZALDI

Birleşmiş Milletler (BM) 2020 Gıda ve Tarım Raporu'na göre ise dünya genelinde bir milyar 200 milyon insan su sıkıntısı ile karşı karşıya. Raporda; artan küresel rekabet, iklim değişikliğinin sonuçları, siyasi gerginlik ve çatışmaların bu bölgelerdeki sorunları daha da körüklediğine işaret ediliyor. Su sorunun en fazla kırsal kesimlerde yaşayan yoksulları, kadınları ve yerli halkları olumsuz yönde etkilediği bilgisi de raporda yer alıyor.

Nüfus artışına bağlı olarak kişi başına düşen su miktarının son 20 yılda yüzde 20 oranında azaldığı belirtilen raporda, bu oranın Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yüzde 30'u bulduğu ifade ediliyor.

TÜRKİYE’DE DURUM NE?

Türkiye de su kıtlığı çekme riskiyle karşı karşıya olan ülkelerin başında geliyor. Devlet Su İşleri’nin (DSİ) resmi sitesinde yer alan kriterlere göre, ülkede kişi başına düşen su miktarı kriteri üzerinden ülkeler “su zengini” veya “su fakiri” olarak nitelendiriliyor. Bu sıralamaya göre kişi başına düşen yıllık su miktarı 8.000 m3’ten fazla olan ülkeler su zengini, 2.000 m3’ten az olan ülkeler su kıtlığı yaşayan ülkeler ve 1.000 m3’ten az olan ülkeler ise su fakirliği çeken ülkeler arasında yer alıyor.

DSİ’nin verilerine göre Türkiye’de yıllık kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 1519 m3. Bu miktar ile de Türkiye, su kıtlığı çeken ülkeler kategorisinde yer alıyor. Ancak, TÜİK’in 2030 yılı için 100 milyonluk nüfus tahmini göz önünde bulundurulduğunda, mevcut su miktarı ve tüketimi sabit kaldığında kişi başı kullanımın 1120 m3/yıl civarında olacağı öngörülüyor.

NASA’DAN TÜRKİYE’YE UYARI: “SON 15 YILIN EN KÖTÜ DÖNEMİ”

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Gravity Recovery and Climate Experiment Follow On (GRACE-FO) uydularıyla 11 Ocak 2021 itibarıyla Türkiye'deki yer altı sularının durumunu hesapladı. NASA yeryüzü gözlemevi tarafından yayınlanan verilere göre Türkiye'nin yer altı su rezervlerinin ortalama seviyenin altında yer alıyor ve kuraklık riskiyle karşı karşıya.

Yayımlanan raporda, "2021'in başlamasıyla birlikte Türkiye'nin büyük bölümünde şiddetli kuraklık yaşanıyor. Ülkenin en kalabalık şehri olan (15 milyon) İstanbul çevresindeki çok sayıda rezerv 15 yılın en düşük seviyesinde. Bu koşullar devam ederse mahsul üretimi tehlikeye girebilir" ifadelerine yer verildi.

Türkiye’ye son uyarı ise Dünya Yaban Hayatı Fonu’ndan (WWF) geldi. Buna göre Türkiye’de İstanbul ve Ankara da dahil olmak üzere 10 şehir su kıtlığıyla karşı karşıya ve bu durum kuraklığın beraberinde, planlama eksiliğinden kaynaklanıyor.

Dünya Yaban Hayatı Fonu verilerine göre Türkiye’nin su kıtlığı riski oranı 2.78’e düştü. Dünyanın en riskli bölgesi kabul edilen Filistin’de ise bu oran 3.67 seviyesinde. Dünyada en az riske sahip olan ülke ise 1.54 oranla Norveç.