‘Düşünmeye cesaret et’

Belçika Gent Üniversitesi’nde gerçekleştirilen panelde, Türkiye’deki basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerine dikkat çekildi.

31 Mart 2017 Cuma, 20:00
Abone Ol google-news

Belçika Gent Üniversitesi’nde “Türkiye’de İnsan Hakları” paneli düzenlendi. Gerçekleşen panelde, Türkiye’deki basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerine dikkat çekilerek, gazetemizin yaşadığı baskılar nedeniyle dayanışma mesajı verildi.

Gent Üniversitesi’nde “Türkiye’de İnsan Hakları” paneli düzenlendi. Gent Üniversitesi Avrupa, Kamu ve Uluslararası Hukuk Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Eva Brems’in organize ettiği ve moderatörlüğünü yaptığı panele, Ankara Üniversitesi Kamu Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Selin Esen, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli, Avrupa Gazeteciler Federasyonu üyesi Mehmet Köksal, Amnesty International Belgium’da Türkiye Koordinatörü Jenny Vanderlinden, gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun Sorbonne Üniversitesinde öğrenim gören oğlu Muratcan Sabuncu konuşmacı olarak katıldılar. Daha önce etkinliğe katılacağı duyurulan Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Özgür Mumcu mazereti nedeniyle panelde yer alamadı.

Gent Üniversitesi Uluslararasılaşma Akademik Direktörü Prof. Guido Van Huylenbroeck yaptığı açılış konuşmasında, Erasmus programındayken babası tutuklanan Muratcan Sabuncu ile Erasmus değişim programı kapsamında tanışarak etkinliği düzenleyen Gent Üniversitesi’nde öğrenim gören Blanche Devos’a teşekkür etti. İkilinin daha önce de Paris Sorbonne Üniversitesi ve Hamburg Bucerius Law School’da benzeri etkinlikler organize ederek Türkiye’deki insan hakları sorunlarına dikkat çektiğini belirten Huylenbroeck, üniversitelerinin sloganının “Düşünmeye cesaret et - dare to think” olduğunu bugün bir aşama daha öteye giderek böyle bir etkinliği düzenleyerek “eylem yapmaya cesaret eden” öğrencilerini kutladı.

Cumhuriyet’le dayanışma

Modaretör Prof. Eva Brems ise bu etkinliğin karşıt görüşlerin paylaşıldığı bir tartışma etkinliği değil, Cumhuriyet’le ve Türkiye’deki kitlesel temel hak ihlallerinin kurbanı olan gazeteci, avukat, yargıç, akademisyen vb. tüm profesyonellerle dayanışma akşamı olduğunu vurguladı.

Muratcan Sabuncu ise yaptığı konuşmada, yaşanan son sürece atıfta bulunarak, Cumhuriyet Gazetesi’nin hem PKK hem de FETÖ propogandası yapmakla suçlandığını, bu algının gazetenin özgür eleştirel ve saygın gazetecilik tarihine bakılınca, sadece saçma olmadığı aynı zamanda anlayış ve ifade sınırlarını aştığını belirtti. “Babam ne mektup gönderebiliyor ne de alabiliyor. Geçen 5 ay boyunca babamla sadece 10 dakika görüşebildim” diyen Sabuncu “Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda hassasiyetini paylaştıkları için” dinleyicilere teşekkür etti ve “Her yerde ve herkes için adalet” istediklerini söyledi. Muratcan Sabuncu, “Gazetecilik suç değildir. Tüm gazeteciler serbest bırakılıncaya kadar bunu tekrarlamaya devam edeceğiz” dedi.

İdil Uzay Uzun etkinlik ile ilgili kaleme aldığı yazısında ''Birbirinden değerli ve bir o kadar da korkusuz insanların toplandığı bu gecede Türkiye'nin geleceğine dair adeta bir serzenişte bulunularak laik, muhafazakar, Alevi veya Sünni fark etmeden kimsenin kimliğinden ödün vermeden haksızlığa karşı birlikte olunması gerektiğini söylendi. ''İnsanlık macerasında'' daha güzel bir dünya için herkesin birbirini dinlemesi gerektiğini belirtilerek katılımcılara asla ellerinden alınmaz sandıkları haklarının ansızın gözlerinin önünde çiğnenebileceği gerçeğini unutmamalarını hatırlatıldı. Cumhuriyet Agora'larının daha güzel bir Türkiye umuduyla yanıp tutuşan milyonlarca insana ses olması dilekleri ve ''Gazetecilik bir suç değildir.'' diye bitirildi.'' ifadelerini kullandı.

Mustafa Kuleli de Türkiye’de artan korku ortamına dikkat çekerek, “Özgür demokratik ve laik Türkiye Avrupa Birliği’nin gözleri önünde yerlebir ediliyor ve sanki hiç kimse bu konuda birşey yapmak istemiyor gibi görünüyor. Umudumuz Türk insanının kendisinde” dedi.