Düzene karşı direnç

Sanatçı Erol Kınalı’nın retrospektif sergisi İş Sanat Kibele Galerisi’nde ziyarete açıldı.

20 Kasım 2018 Salı, 22:57
Abone Ol google-news

İş Sanat Kibele Galerisi, heykeltıraş, ressam ve grafik sanatçısı Erol Kınalı’nın retrospektif sergisine ev sahipliği yapıyor. Yarım asra yaklaşan sanat hayatında Kınalı, eserlerinde çok boyutlu ve çoğul kimliğin çeşitliliğini ortaya koyuyor. Çok boyutluluğun değişime açık olmakla sağlanabileceğini savunan sanatçı, bir kişinin ömür boyu yüz hatları nasıl değişiyor ve bu değişim asıl kimliğini nasıl etkiliyorsa, sanatta da kişiliğin, sürekli değişim ve yenilemelerle korunabileceğini ifade ediyor.
Heykel ve resmi değişik tekniklerle bir araya getiren sanatçı, insanı farklı formlarda ele alıyor. Önceleri çamur, alçı ve betonu kullanan sanatçı, daha sonra malzeme olarak bronz, alüminyum ve polyestere yöneliyor. Kınalı’nın eserleri birbirini izleyen süreçler olsa da sonsuz birer yaşam alanı ve özgürce duran bir dünya olarak karşımıza çıkıyor.

Hem resim hem heykel

Farklı tekniklere her zaman ilgi duyduğunu söyleyen Kınalı, “Katranla yeni bir çalışma yapıyorum. Değişik teknikleri çok kullanıyorum. Heykel yaptığım için olabilir, karakterimden dolayı olabilir... Farklı malzemeler kullanmayı seviyorum?” diyor ve heykelle resim arasında bir tercih yapmadığını ekliyor: “İkisini de yapıyorum, ikisini de öğrendim. Ben Gazi Üniversitesi çıkışlıyım, orada hem resmi hem heykeli öğreniyorsun. Bir de heykel ihtisası için Almanya’ya gitmiştim, ama orada da resim yaptım hep. İkisini de seviyorum, benim için ikisi birbirinden ayrılmıyor. Bazı resimlerimde hatta, burada göreceksiniz, üç boyutlu figürler girmiş... Şuradaki heykelin içerisine de örneğin iki boyutlu renkler girmiş. Ayrılmak da istemiyorum ikisinden de yapabildiğim kadar yapacağım.”

Serginin kataloğu için bir yazı kaleme alan Jale Nejdet Erzen ise şöyle ifade ediyor Kınalı’nın 40 yılı aşkın kariyerindeki önemli noktaları: “Kınalı’nın 1970 ve 2010 yılları arasındaki sanat çalışmaları, değişmeyen estetik ilkeler çerçevesinde her gün farklı ifadelerle kendini yenilemiştir. 1970’lerde daha sade ve odaklanmış bir biçimleme görürken bugün heykel ve resmin, renk ve şeklin, düzen ve düzene karşı direncin oluşturduğu çok yönlü ifadeler görüyoruz. Yine de resim ne denli önemli olsa da Kınalı’nın ilk onyıllarında heykel hep ön plandadır ve sonradan tutku haline gelen renk bile daha tasarrufla kullanılır.”