"Ecevit'in tırnağı bile olamazsınız"

CHP Lideri mitinglerini sürdürüyor. Konya'nın Seydişehir ilçesinde yurttaşlarla buluşan Kılıçdaroğlu, AKP Elmalı İlçe teşkilatının hazırladığı afişe değindi: Kıbrıs'a çıkıp ABD'ye meydan okuyan Ecevit. Siz kim, Ecevit kim. Ecevit'in tırnağı bile olamazsınız.

26 Nisan 2011 Salı, 11:52
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, helikopterle Konya'nın Ereğli ilçesine geldi. Helikopterin Atatürk Stadyumu'na inmesinin ardından Kılıçdaroğlu, seçim otobüsüne bindi ve halkı selamlayarak ilçe merkezine gitti. Kılıçdaroğlu'nun AKP İlçe Teşkilatı önünden geçerken, pencereden kendisini izleyen partilileri de selamlaması dikkati çekti.

Kılıçdaroğlu, konvoyun ilçe merkezine gelmesinin ardından parti otobüsü üzerinden halka hitap etti.

TÜİK verilerine göre Türkiye'de 12 milyon 715 bin yoksul olduğunu belirten Kılıçdaroğlu,''Bir yılda artan yoksul sayısı 818 bin kişi. Kişi başına gelirin 10 bin dolar olduğunu söylüyorlar. Nereden çıktı bu 10 bin dolar? Sormayacak mıyız bunu?'' diye konuştu.
Memlekette yoksulluk olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, özellikle çocukların bu yoksulluktan olumsuz etkilendiğini iddia etti. Kendilerinin yoksullukla mücadele edeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Bunu aile sigortasıyla yapacağız. (Parayı nereden bulacaksınız?) diyorlar. Sen hiç meraklanma kardeşim. Ankara'dakiler de meraklanmasın. Allah'ın izniyle Başbakanlık koltuğuna oturduğum zaman para nasıl bulunurmuş onu da göstereceğiz. Siz iktidarda halk için çalışıp üretirseniz, esnaf siftah yaparsa, köylü üretirse, fabrika bacaları tüterse, para var. Yeri geldiği zaman söylüyorsunuz, Türkiye'nin dünyanın yirminci büyük ekonomisi olduğunu. Fakir fukaraya geldiğinde para yok. Sana gelince, yandaşlarına gelince para var. Bu memlekette halk için çalışacağız. Ben bu memleket için çalışacağım. Benim cebimde vatandaşlarımın mektupları var. Onların cebinde de götürdükleri dolarlar var.''

Aile sigortası getirildiğinde kimsenin çalışmak istemeyeceğinin iddia edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, evin ihtiyacını, çocuğun ihtiyacını en iyi kadının bildiğini belirtti.
Kadının güçlü kılınması halinde toplumun da refah seviyesinin artacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Bize diyorlar ki; 600 lira parayı yatırdığınızda kimse çalışmaz. Devlet ya da belediyeler işçi aldığında bu ailelerden alacak'' diye konuştu.

"İstismara yer yok"

Kılıçdaroğlu, bugün bir gazetenin manşetinde fakir çocuklara yardım yapıldığına dair haber bulunduğunu, o çocukların isimlerinin ve ailelerinin kamuoyunda afişe edildiğini belirtti.
Yoksulluğu afişe etmenin ayıp ve günah olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Bizim inancımız, bizim felsefemiz, siyasi görüşümüz: Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Yoksulun yoksulluğunu istismar etmeyeceğiz. Ona saygı duyacağız'' diye konuştu.
Mazot fiyatlarının çok yüksek olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Çiftçi memnun değil ama Recep Bey çiftçilerin durumunun çok iyi olduğunu söylüyor. Bunların iktidarında her benzin istasyonu bir vergi dairesi oldu. Gidersiniz mazot alırsınız dünyanın en pahalı mazotu odur. Bir gübre alırsınız dünyanın en pahalı gübresi... İlaç alırsınız dünyanın en pahalı ilacı... Bu çiftçi ne yapacak? Alın terinin karşılığını alamayacak. Çiftçinin traktöründeki mazotunun litresi bir buçuk lira olacak. Bunun hesabını kitabını yaptık. Şimdi (bunu nasıl yapacaksın) diyorlar? Sen 7 sülalene para bulurken, onlar köşeyi dönerken aklına soru sormak gelmiyor da çiftçiye sıra gelince mi aklına soru sormak geliyor? Çiftçiye mazotu bir buçuk liradan vereceğiz.''

''Yandaş giriş sınavı yaptılar''

20-30 yıldır çocukların üniversite sınavlarına girdiğini, hiç kimsenin aklına torpil için telefon edip, ''Benim çocuğuma şu üniversiteyi kazandırın'' demek gelmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''İlk kez sınav soruları, sınav şekli şaibeli hale geldi. Yandaş giriş sınavı yaptılar. 1 milyon 700 bin çocuk... Geleceğe güvenle bakması gereken, koruyup kolladığımız, yemeyip yedirdiğimiz, içmeyip içirdiğimiz, giymeyip giydirdiğimiz çocuklarımız bunlar. Dershaneye gönderdik, sınavlara hazırladık. Baktık sınavda şifreler var. Bu çocuklara yaptığınız haksızlığı nasıl gidereceksiniz? İnsanın vicdanı sızlamaz mı? Bunların vicdanı sızlamaz ama bizim vicdanımız sızlıyor. Bu çocuklara haksızlık yaptık. İnsanda biraz utanma olur. Ar damarı çatlamamışsa o koltuktan onların ayrılması lazım. Bunların ustalık, çıraklık diye bir söylemleri var. Bunların çıraklık dönemleri yürütme dönemleri. Ustalık dönemi de şifre dönemi. Çocuklarımızın alın terini çalıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.''

"Yaz tatilinde askerlik"

Başbakan Erdoğan'ın ''tüm şeker fabrikalarının 24 saat çalıştığını, kota diye bir şeyin olmadığını'' söylediğini aktaran Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın çiftçiyi düşünmediğini ifade etti; ''Onun için çiftçi, anasını alıp gidendir'' dedi.

Cumhuriyet tarihinde hiçbir iktidarın yurtdışından kurbanlık koyun getirmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, iktidarın hayvancılığı ve tarımı öldürdüğünü vurguladı.

Emeklilerin durumunun da iyi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde Bağkur emeklisi olup çalışmaya devam edenlerden kesilen yüzde 15'lik vergiyi kaldıracaklarını bildirdi. Askerlik süresini 15 aydan 9 aya kademeli olarak da 6 aya indireceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Hemen bir itiraz. Vay efendim bu devleti kim savunacak?' Senin oğlun, 21 gün vali gözetiminde, el bebek gül bebek askerlik yaparken memleketi savunmak aklına gelmiyor, vatandaşın oğlu askere gidecek (şimdi memleketi kim savunacak) diyorsun. Benim çocuğuma bunu söylemiyorsun da kendi çocuğuna niye aynısını yaptırmıyorsun. Bunu AKP'lilere söyleyin. O da gitsin askerlik yapsın. Üniversite öğrencileri yaz tatillerinde askerlik yapacak. Mezun olduklarında da askerlikleri bitmiş olacak.''
Mevcut iktidarın halka değil de cebine çalıştığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, kendilerinin hak için çalışacağını ifade etti.

Halk için üretip, proje geliştireceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, ''CHP'nin projesi yok'' diyenleri projeye boğduklarını, nefeslerinin dahi çıkmadığını, söyleyecek lafları olmadığını bildirdi. Kılıçdaroğlu, Bir değil beş Bakanlar Kurulu çıkaracak, kul hakkı yemeyen, vatandaşa saygılı, yoksullukla mücadele eden bir ekibe sahip olduklarını da dile getirdi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik iddialarını yeniden gündeme getiren Kılıçdaroğlu, ''Kayseri'de çalışan birinin rüşvet defterinin fotokopisini Başbakan'a gönderdim. (Hiç değilse Kayseri'ye iki mülkiye müfettişi gönderin) dedim. O adam (şu kişilerden şu kadar rüşvet aldım) diyor. Başbakan, (Defter geldi ama rüşvet toplayan adamın altında imzası yok) diyor. Altına bari sen imza atıver. Rüşvet toplayan adamın sırtını sıvazlıyorsun sen. İmzası olsaydı, (parmak izi) yok diyecektin. Parmak izi olsaydı, (ıslak imza değil) diyecektin. Böyle bir Başbakanı dünyanın hangi ülkesinde gördünüz? Adam (ben rüşvet topladım) diyor. İçinde ne kadar rüşvet topladığı var. Mısır'daki sağır sultan duydu bunlar duymadı. Çünkü bunlar firavunlaştılar. Firavunlar zalimlerdir. Halka zulmedenlerdir'' şeklinde konuştu.

''Deniz Feneri dosyasını da takip ettiklerini, bu dosyayı da iktidarın seçimlere kadar sümenaltı edeceğini'' söyleyen Kılıçdaorğu, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Savcılara sesleniyorum. O dosyayı sümenaltı ederseniz, halkın iktidarı da sizi sümenaltı edecek. Hiçbir yolsuzluğa izin vermeyeceğiz. Soruşturma yapıyorum deyip uyutuyorsun. Otur adam gibi görevini yap. Sen bir Cumhuriyet savcısısın. Hiçbir memurun, bakanın unvanında Cumhuriyet sözcüğü yer almaz, sadece savcının unvanında yer alır. Cumhuriyet savcısıysan, Cumhuriyetin gereğini yap. Yolsuzluk yapanları, fakir fukaranın hakkını yiyenleri, kul hakkı yiyenlerin dosyasını mahkemeye getir. Niye getiremiyorsun? Siyasi iktidar baskı yapacak... Benim bildiğim savcı Türkiye Cumhuriyeti'nin savcısıysa zaten görevi baskılara karşı boyun eğmek değil, baskılara karşı direnmektir.''

 

Sözlerine açıklık getirdi

Konya'ya gelen Kemal Kılıçdaroğlu, Ereğli ilçesindeki esnaf ziyaretinin ardından Karapınar ilçesine geçti.

Burada Karapınar Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, basın mensuplarının Zonguldak mitingindeki konuşmasıyla ilgili sorularını cevaplandırdı.
Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, mitingdeki sözleriyle ilgili birçok medya organında çeşitli yazılar yazıldığını hatırlatması üzerine, şunları söyledi:

''Bu medya organının durumunu biliyoruz. Yandaş medyayla merkez medya farklı. Biz farklı bir şey amaçlamıştık. Doğrusu o değil. Konuşma sırasında 'Ayağını denk alsın' diye bir şey söyleyecektim. Sonra onun biraz doğru olmadığını düşündüm ve söylemedim. İşin özeti bu, doğrusu da bu.

Yoksa almışlar başka türlü yorumlar yapıyorlar. O yorumları yapanlar gazeteci değildir. En azından bir gazeteci sorar, 'Sen bunu nasıl söyledin, niye söyledin' diye. Sormadan kendi kafasına göre, iktidarın hoşuna gidecek şekilde haber ve yorum yapıyor. Bunlar doğru değil.''

 

"Ecevit'in tırnağı olamazsınız"

Konya'nın Seydişehir ilçesinde halka seslenen Kılıçdaroğlu, işçi, memur, esnafın halinden memnun olmadığını savundu.

''Birilerinin cebi düşünülüyorsa, halk unutulup birileri için çalışma sergileniyorsa o düzene haramilerin düzeni denir'' diyen Kılıçdaroğlu, halkın desteğiyle ''haramilerin düzenini yıkacaklarını'' söyledi.

Samsun'da 2.5 aylık çocuğun ölüm nedeninin ''açlık'' olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleştiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''21. yüzyılın Türkiyesi'nde 2.5 aylık bir çocuk annesinin kucağında açlıktan ölürse bu ayıp kime aittir? Herhalde Ankara'da koltuğunda oturup 'Türkiye çok iyiye gidiyor' diyen adamlara aittir'' dedi.

İktidarları döneminde her çocuğa bir şişe süt verileceğini, bu sayede süt üreticisinin de kazanacağını anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Bu projemizi söyledik. Hemen başladılar, neymiş, '18. yüzyılda bir dönemde Almanya'da varmış. Bu sosyal demokratlar bula bula çocuğa sütü mü buldular' diye eleştiriyorlar. Başınıza süt kadar şişe düşsün. Aklınız başınıza gelsin. Bir şişe süt vereceğim dediğimiz zamanlar alınganlık gösteriyorlar. 'Vay efendim ne gereği var'. Çok gerek var. Bu çocuklar hepimizin çocuğu. Çocukların hepsi mutlu olsun, anne ve babalar mutlu olsun.''

AKP Elmalı İlçe Teşkilatınca hazırlanan eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in fotoğrafının da yer aldığı seçim afişiyle Ecevit'in kötülendiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Bizim inançlarımıza göre ölen insanların arkasından kötü konuşulmaz. Bir de bunlar Müslüman geçiniyorlar. Ben başka ne diyeyim? İkincisi 'hayır benim köyüm afyon ekecek' deyip Amerika'ya rağmen afyon ektiren kim? Ecevit. Bunların öyle bir hüneri var mı? Yok. Orada hapşırsalar burada kaçacak delik ararlar bunlar. Kıbrıs'a çıkıp ABD'ye meydan okuyan Ecevit. şimdi kalkıp bunlar Ecevit'i kötülüyorlar. Siz kim, Ecevit kim. Ecevit'in tırnağı bile olamazsınız'' dedi.

 

 

"Büyük götürüyorsunuz kardeşim"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Sen demiyor muydun, 'Büyük düşünün'... Ne demek? 'Büyük götürün' anlamında. Büyük götürüyorsunuz kardeşim. Ustalık döneminde daha büyük götüreceksiniz'' dedi.

Seydişehir'den seçim otobüsü ile Beyşehir kent merkezine gelen Kılıçdaroğlu, vatandaşları selamladı.

Kılıçdaroğlu daha sonra seçim otobüsünden Beyşehir Belediyesi İş Merkezi önünde toplanan partililere seslendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi hakkında bir mitingde yaptığı konuşmasından dolayı dava açtığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''(Aile sigortasının kaynağını nereden bulacaksını) diye sordular. Bir mitingde dedim ki, 'Kaynak ben, memlekette kaynak çok. Sizin yürüttüklerinizin yarısını tasarruf etsek, milletin karnı doyar, bir de üstelik milleti kalkındırırız' dedik. 'Vay efendim' demiş. E, sen demiyor muydun, 'Büyük düşünün'... Ne demek? Büyük götürün anlamında. Büyük götürüyorsunuz kardeşim. Ustalık döneminde daha büyük götüreceksiniz. Dava açmış.''

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından seçim otobüsünden inerek vatandaşlarla sohbet etti. Bu sırada Kılıçdaroğlu'nun yanına gelen tekerlekli sandalyedeki yaşlı bir adam, Kılıçdaroğlu'ndan akülü araba istedi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Beyşehir 75. Yıl Cumhuriyet Stadyumu'dan Ankara'ya gitmek için özel helikopterle alandan hareket etti.