"Ekonomi demokrasiyle at başıdır"

Başbakan Erdoğan, uluslararası yatırımcılara Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yatırım yapmaları çağrısında bulundu. Kürt açılımını da değerlendiren Erdoğan, demokrasi ile ekonominin bir olmadığını yazan köşe yazarlarını da eleştirdi ve "Ekonomi demokrasiyle at başıdır" dedi.

11 Kasım 2009 Çarşamba, 19:12
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) geleneksel Ankara Resepsiyonuna katıldı. Erdoğan, resepsiyonda katılımcılara hitaben yaptığı konuşmadı ekonomik gelişmelerin yanı sıra, demokratik açılımı da değerlendirdi.

Türkiye'nin çok farklı bir kulvara girdiğini belirten Erdoğan, şöyle dedi:
"Her yıl artan düzeylerde uluslararası yatırım çekmeye başladık ve Cumhuriyet tarihinin rekor seviyelerini elde ettik. Elbette tek başına kamunun gayretleriyle bu sevindirici düzeylerin yakalanması mümkün değil. Tabi birçok sivil toplum örgütleri bu sürece destek verdi. Yüzümüzü ağartan bir eserin oluşmasını sağladı. Türkiye kürsel yatırım çekme yarışına ilk olarak 1954 yılında girdi. 2002 sonrasında yatırım ortamının iyileştirilmesi için gerekli çalışmaları yaptık. Henüz dünyadaki finans krizi ile başlayan daha sonra ekonomik krize dönüşen süreci zaten dünyada hiçbir ülke kalıcı olarak görmüyor. Biz de bunun kalıcı olmadığını biliyoruz. Bu gelip geçici bir süreç. Fakat bu süreci iyi değerlendirebilen ülkeleri anıyorum ki bunu fırsat dönüştürecektir ve Türkiye de bunu fırsata dönüştürecek ülkeler içinde en uygun yerdedir."


Köşe yazarını eleştirdi

Erdoğan, son on yıla bakıldığında uluslararası doğrudan yatırımlarda on iki kart artış sağlayan bir sürecin yakalandığını da söyledi. Erdoğan, "2008'de 18 milyar dolar rakamına ulaştık. Türkiye'de kurulan yıllık uluslararası sermayeli şirket sayısı da tam yedi kat arttı. 2008 yılında 2001 yılına göre yabancı sermaye çeken ülkeler sıralamasında 92 basamak atlayarak 20. sıraya kadar yükseldik. 2009 yılının ilk dokuz ayında dünyada bütün olumsuzluklara rağmen 6 milyar dolar oldu. Tüm dünya ekonomilerinde başta büyüme üretim yatırım ihracat istihdam olmak üzere göstergelerde ciddi düşüşler yaşamdı. B u süreçte uluslararası yatırımlarda da ciddi azalma oldu. Yani bir korku ekonomi diyebiliriz buna. Yani bir ürkeklik diyebiliriz buna. Bu korku bu ürkeklik cesareti kırdırır, cesaretin kırılması olumsuz gelişmelerin de temelini oluşturur. Ama burada cesur davrananlar inanıyorum ki bu dönemi fırsata dönüştürecektir" diye konuştu.

Erdoğan, TBMM'de Cuma günü genel görüşmesini yapılacağını anımsattı ve şöyle dedi:
"Milli birlik ve kardeşlik süreci her boyutta olduğu gibi yatırım ortamında da Türkiye için bir çığır aşacak ben buna bütün kalbimle inanıyorum. Her yatırımcı yatırım yapacağı yere bölgede ilde istikrar ve güven ortamını öncelikli bir şart olarak görür. Ekonomini demokrasi ile ne alakası var diyen ve bunu köşesinde yazan bazı saf tipler var. Ekonomi demokrasiyle at başıdır ve demokrasi bir ülkede başarıla uygulanıyorsa o ülkede ekonomide de olumlu neticeler alırsınız. Ama bir ülkede demokrasi başarılı uygulanmıyorsa sancılıysa o ülkede ekonominin de olumlu netice vermesini göremezsiniz ve bunu da sağlayamazsınız biz bunun peşindeyiz. Belirsizliklerin çözümsüzlüklerin hüküm sürdürdüğü bir ortamda ekonomik ilerleme olmaz. Bunu biz bizzat yaşayarak gördük."

 

"Meclis'in değil grubumun amiriyim"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Resepsiyon çıkışında basının dün TBMM'de yaşananlara ilişkin soruları üzerine, "Ben meclisin amiri değilim. Ben grubumun amiriyim. Meclis Başkanıyla rahatlıkla görüşürüm ve görüşürken yanımda CHP, MHP Grup Başkanvekilleri de vardı. Bu en tabi hakkımdır" dedi.

Erdoğan, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin Geleneksel Ankara Resepsiyonu çıkışında gazetecilerin dün TBMM'de yaşananlara ilişkin soruları üzerine, "Buralar meydan mitingi yapılacak yer değildir" açıklamasında bulunarak, şunları kaydetti:
"Ben meclisin amiri değilim. Ben grubumun amiriyim. Meclis Başkanıyla rahatlıkla görüşürüm ve görüşürken yanımda CHP, MHP Grup Başkanvekilleri de vardı. Bu en tabi hakkımdır. Fakat Ana Muhalefet herhalde kendisini farklı yerlerde görüyor ve bizim de bu özgürlüğümüze müdahale hakkını kendinde görüyor. Kendisi öncelikle parlamentonun içerisinde iç tüzüğe aykırı davranışlara sebep olmasın. Kendisini herhalde Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydan mitinginde zannediyor. Buralar meydan mitingi yapılacak yerler değildir. Parlamento içinin kendine ait kuralları vardır. Bu kuralları öğrensin, bu kurallara göre hareket etsin. Bunu da bu kurallara göre hareket ettirsin. Bunu bilmesi lazım. Bundan birkaç yıl önceydi biliyorsunuz izleyici tribünün de pankart açılmıştır. Bu pankart açanlar üç yıla mahkûm olmuştur. Bu herhalde bir örnek teşkil eder."