Erkan Baş'tan çok sert tepki: Bu ne hadsizlik, bu ne onursuzluk...

TİP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, üniversite öğrencisi Merve Demirel'in gözaltına alınırken polisin cinsel tacizine uğramasına ve Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün olayla ilgili yaptığı açıklamaya çok sert tepki göstererek, "Yahu Ankara Emniyet Müdürü sen kimsin, bu ne hadsizlik, bu ne onursuzluk. Polisi yıpratmakmış, senin polisin bir saldırgana dönüşmüş, sen daha ne kadar yıpranacaksın." dedi.

19 Şubat 2019 Salı, 16:51
Abone Ol google-news

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Muğla'nın Milas İlçesi'nde ruhsatsız olduğu iddia edilen bir madende meydana gelen göçükte 3 maden işçisinin yaşamını yitirdiğine değinen Erkan Baş, "AKP iktidarı ülkemizi bir işçi mezarlığına çevirmeye devam ediyor. Muğla Milas’ta dün ruhsatsız işletildiği belirtilen bir madende göçük yaşandı. 3 maden işçisi kardeşimizin hayatını kaybettiği bu katliamın sorumlusunun “ölüm fıtratlarında var” diyerek işçilerin güvenliğini sağlamayaı, hayatlarını korumayı önemsemeyen, onları karanlığa gönderip ölüme mahkum eden Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı olduğunu biliyoruz" dedi.

"İŞÇİLERİ ÖLÜME İTİLİYOR"

Bir işçinin Sakarya’da çalıştığı fabrikada, dün iş makinası ile yük kamyonu arasında sıkışarak hayatını kaybettiğini belirten Baş, “Her iş cinayeti, Türkiye emekçilerinin yaşamak için çalışmak zorunda oldukları işyerlerinde ölüme itildiğinin bir göstergesi oluyor. AKP’nin siyasi tarihinin en büyük suçu işçi cinayetlerine ortak olmasıdır ve en büyük bedeli de bu suç nedeniyle ödeyecekler” diye konuştu.

POLİS TACİZİNE ÇOK SERT TEPKİ GÖSTERDİ

Ankara'da üniversite öğrencisi Merve Demirel'in, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği'nin (TAYAD) eyleminde gözaltına alınırken bir polis tarafından cinsel tacize uğramasına tepki gösteren Baş, "Bakın, bir emniyet müdürü, Ankara Emniyet Müdürü. Halkın ödediği vergilerle maaşı ödeniyor ve görevi halkın güvenliğini, huzurunu sağlamak.  Peki Ankara öyle bir kent mi, yoksa Ankara artık bir çete tarafından ele geçirilmiş, sokaktaki kadınların polis tarafından cinsel saldırıya uğradığı bir kent mi? Genç bir kadın Merve Demirel.  Öğrenci, sokakta basın açıklaması yapıyor. Bakın ayrıntı vermiyorum, önemli değil. Kadının kimliği, başı açık mı kapalı mı, babası kim, annesi kim, ne yer ne içer, neyi sever, kime oy verir, hangi kitapları okumuştur, hangi filmi izlemeyi seviyordur. Bunların konuyla zerre ilgisi yok. Bu kadın bir talebini duyurmak için sokakta basın açıklaması yapıyor. Ve bu ülkenin bir polisi, alçakça, onursuzca, ahlaksızca, adeta ben size her türlü kötülüğü yapan iktidarın en çirkin ifadesiyim dercesine bu genç kadına cinsel saldırıda bulunuyor. Sonra bu polise ceza vermesi, onu adalet önüne çıkarmak için harekete geçmesi gereken Ankara Emniyet Müdürü çıkıp açıklama yapıyor. “Polisi yıpratmaya çalışıyorlar, Babası FETÖ’cü diyor. Yahu Ankara Emniyet Müdürü sen kimsin, bu ne hadsizlik, bu ne onursuzluk. Polisi yıpratmakmış, senin polisin bir saldırgana dönüşmüş, sen daha ne kadar yıpranacaksın. Bir insanın babasının kimci, neci olduğu senin o insana dönük saldırıyı, bir kadına yönelik cinsel saldırıyı meşrulaştırmana izin mi verir sanıyorsun” dedi.

"İKTİDARIN SUÇLARINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİLER"

Cumhuriyet gazetesinin eski çalışanlarının haklarında hapis cezası verilmesiyle ilgili olarak Baş, “İktidarın suçlarını deşifre eden, haksızlıkların üzerine giden basının önemli alanlarından biri Cumhuriyet gazetesinin 6 emekçisi cezaevine girecek. Bu arkadaşlarımızın bir suç işlemediklerini, aksine iktidarın suçlarını gözler önüne serdiklerini biliyoruz” dedi.