"Festival, Türkiye ile dünya arasında bir köprü"

''30. İstanbul Film Festivali'' Direktörü Azize Tan, ''Festival, Türkiye ile uluslararası sinema dünyası arasında köprü olma konusunda başarılı bir görev ifa ediyor'' dedi.

15 Nisan 2011 Cuma, 14:30
Abone Ol google-news

Festival kapsamında ''Keyif Style'' isimli tekne ile özel boğaz gezisi yapıldı. Geziye Altın Lale uluslararası ve ulusal yarışma jüri üyeleri, festivale katılan film yönetmenleri, yapımcılar, oyuncular ve basın mensupları katıldı.

Festival Direktörü Tan, gezi sırasında yaptığı açıklamada, festivalin çok yoğun başladığını belirterek, festival kapsamında ilk hafta sinema dersleri ile söyleşi programlarının gerçekleştirildiğini söyledi.

Tan, ikinci hafta yarışmaların başlaması ile İstanbul Film Festivali'ne çok büyük bir hareket geldiğini ifade ederek, festival kapsamında düzenlenen geleneksel boğaz gezisinde yurt dışından yaklaşık 300 konuğun ağırlandığını dile getirdi.

''Altın Lale'' için uluslararası yarışma bölümünde 12 film ile ulusal bölümde 13 filmin yarışacağı festivalde ödüllerin yarın sahiplerini bulacağını belirten Tan, yarışmanın jüri başkanlığını Reha Erdem'in üstlendiğini bildirdi.

Yarışma filmlerinin yönetmenlerinin hemen hemen hepsinin şu an İstanbul'da bulunduğunu belirten Tan, şöyle devam etti:
''Dünyadaki diğer festivallerle kıyaslandığında seçilen filmlerin ve verilen ödüllerin bir ayrımı var. Festival, Türkiye ile uluslararası sinema dünyası arasında köprü olma konusunda başarılı bir görev ifa ediyor. Bunun dışında sinemada insan hakları yarışmamız var. Burada da 10 film yarışıyor. Türkiye'den Press yarışıyor. Verimli bir festival geçirdiğimizi düşünüyorum.''

Cinema Odyssey Salonunun yöneticisi ve programcısı Faruk Günaltay da bu festivalin Avrupa Konseyinin çok güzel bir inisiyatifi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
''Bildiğiniz gibi Türkiye 1949 yılından beri Avrupa Konseyinin üyesi. Avrupa Konseyinin de çalıştığı en önemli alanlar demokrasi, insan hakları ve hukuktur. Bu çerçevede bu faaliyetlerin gelişmesi ve daha da tanınması için sinema büyük bir önem taşıyor. Avrupa Konseyi bir insan hakları ödülünü vermek ihtiyacını duydu. Müzik ve sinema en çok kitlesel açıdan halka hitap eden yaratıcı sanat dallarını oluşturduğu için tabii ki sinema, festivalde yer alıyor. Sinema kapsamında da insan haklarını savunan filmlere bir ödül verilmesi de çok güzel bir inisiyatif.''