'Filo olayında sorumluluktan kaçınmak utanç verici'

İsrail Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Prof. Shlomo Avineri, filo olayında sorumluluktan kaçınılmasının utanç verici olduğunu vurgularken, "İsraillilerin, karar vericilerin, Türk sivillerini taşıyan Türk bayraklı bir geminin uluslararası sularda el konulmanın, Türkiye ile ilişkiler için doğuracağı stratejik sonuçları değerlendirip değerlendirmediklerini bilme hakkı var" dedi.

16 Haziran 2010 Çarşamba, 10:25
Abone Ol google-news

İsrail Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı, siyaset bilimi Profesörü Shlomo Avineri, Haaretz gazetesince yayımlanan "Sorumluluktan utanç verici kaçınma" başlıklı makalesinde "Gazze filosu olaylarını soruşturacak bir komisyonun kurulması kararıyla, İsrail'in filosu olayı konusundaki siyasi, diplomatik ve ahlaklı başarısızlıklarının tüm yönleriyle incelenmesi gereğinden kaçınıldığı"nı belirtti. Komisyonun kurulması kararını olumlu karşılayan ancak "yetersiz" bulan Avineri, İsrail ordusunca da baskının operasyonel yönleriyle ilgili olarak yürütülen soruşturmanın, kararın nasıl alındığına ilişkin kaygılarına uygun bir yanıt olmadığını da vurguladı ve "Karar vericilerin kendileri dışında her şeyi inceleme istekliliği, demokrasi ve ahlak açısından ciddi bir konu olduğu"nu da belirterek sorumluluktan kaçınılmasının utanç verici olduğunu yazdı.

Avineri, "filoyu durdurma kararının ne Bakanlar Kurulunda ne de Güvenlik Kabinesinde verildiği"ni, kararın Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak tarafından alındığı gibi göründüğünü belirtti. Kendisinin Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olduğu dönemde, kamuoyu için tam bir sürpriz oluşturan "Entebbe Operasyonu"nun, gerçekleştirilmesinden önce geniş katılımla çok farklı düzeylerde tartışılarak onaylandığına, ayrıca yetki verilmesi için Bakanlar Kurulu'na sunulduğuna dikkat çeken Avineri, halkbuki olay çıkmasından çok önce herkesin haberi olduğu "Gazze filosu" ile ilgili olarak İsrailli ordu, donama ve polisinin haftalarca hazırlıklar yaptıklarını belirten Avineri, şöyle devam etti: "İsraillilerin, karar vericilerin, Türk sivillerini taşıyan Türk bayraklı bir geminin uluslar arası sularda el konulmanın, Türkiye ile ilişkiler için doğuracak stratejik sonuçları değerlendirip değerlendirmediklerini bilme hakkı var. Bu, hiç tartışıldı mı? Türk otoriteleriyle görüşmeler yapılması hiç düşünüldü mü? Türk sivillerinin öldürülmesi halinde neler olacağını soran oldu mu?"

Karar vericilerin, gemilerde kimlerin olduğuna ilişkin istihbarat bilgilerinin olup olmadığını, "meşru eylem ile korsanlık" arasındaki fark açısından kritik önem taşıyan gemilerin nerede durdurulacağı konusunun tartışılıp tartışılmadığını da soran Shlomo Avineri, İsraillilerin liderlerinin kararları nasıl aldıklarını, kendilerine güvenip güvenemeyeceklerini bilme hakkının bulunduğunu vurgularken bunun İsrail devletinin "kaderi ve geleceği" açısından taşıdığı önemin altını çizdi.