FKF: Darbe bahanesiyle üniversitelerin yok edilmesi kabul edilemez

Fikir Kulüpleri Federasyonu 15 temmuz akşamı yaşanan darbe girişimiyle ilgili açıklama yaptı.

20 Temmuz 2016 Çarşamba, 20:48
Abone Ol google-news

15 Temmuz cuma günü gerçekleşen darbe girişiminin ardından Fikir Kulüpleri Federasyonu’ndan ilk açıklama geldi. FKF’nin yaptığı açıklamada darbe girişiminin başarısız olmasının ardından “Saray darbesi’nin” hayata geçirildiğinin belirtilmesi dikkati çekti.

Açıklamanın tam metni şöyle;

DARBE BAHANESİ İLE ÜNİVERSİTELERİN YOK EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ!

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi Türkiye için geri dönülemez bir sürecin başlangıcı olmuştur. Askeri darbe başarısız olmuş, Saray darbesi tüm saldırganlığı ile hayata geçirilmiştir.
15 Temmuz gecesi yaşanan gelişmeler çok toz kaldırmış, olayın ayrıntıları henüz tamamen açığa çıkmamıştır. Ancak bugün ortaya çıkan tablo ile birlikte bu darbenin tıpkı Binali Yıldırım ve Tayyip Erdoğan’ın da “yanlışlıkla” dile getirdiği gibi AKP’nin işine yaradığını söylemek mümkündür.
Türkiye’nin ilerici güçleri olarak bizler AKP ve Gülen cemaati henüz aşklarının doruğundayken Cemaat tehlikesini dile getiriyorduk. AKP iktidarı tüm kaynakları ile Cemaati korurken bizler; YGS ve KPSS gibi sınav skandallarında, Ergenekon, Balyoz gibi hukuksuzca işletilen operasyonlarda Cemaatin rolünü dile getiriyor, bu sınır tanımaz hukuksuz yapıya karşı mücadele ediyorduk. Bugün gelinen noktada yaşanan hesaplaşmanın ise bizim mücadelemizle hiçbir ilişkisi yoktur. Çünkü bugün cemaati yargılayan, o dönem cemaate kol kanat geren ve bizzat onun suç ortağı olan, aynı gerici, yobaz zihniyete sahip AKP iktidarıdır!

Saray rejimi darbe girişimini fırsata çevirmiş ve Cemaatle sınırlı kalmayacağı belli olan orantısız bir şiddet ve tehdit ortamı yaratmıştır. Gencecik erlerin eli kanlı IŞİD sempatizanları tarafından öldürülmesi meclisteki “demokrasi havarisi” hiçbir parti tarafından ciddiyetle ele alınmamış, AKP’li zalim güruhun zafer sarhoşluğu sessizce izlenmiştir. Mecliste yer alan partiler yaptıkları açıklamalar ile birlikte AKP’nin suçlarına ortak olmuşlar, meclisin işlevsizliğini gözümüze sokmuşlardır!
Ana akım medya ise darbe girişimi ile birlikte yandaş medya mertebesine ulaşmıştır. AKP’nin bir dönem ortağı olan darbecilere karşı çıkmak, AKP’ye tam boy destek vermek olarak sunulmuştur. Büyük sermaye, düzen güçleri bir bütün olarak AKP’nin arkasına sıralanmış, düzen içinde AKP dışı bir alternatifin olmadığını ve düzenin restorasyonun mümkün olmadığını göstermiştir. Yıllarca Cumhuriyetçi geçinenlerin AKP’ye emperyalizm bahanesiyle sundukları destek ise tarihe not edilmiştir! Darbenin hemen ertesinde AKP kitlesinin Gezi taklidi eylemleri, Erdoğan’ın Gezi çıkışları ise AKP için Gezi direnişinin hâlâ nasıl büyük bir yara olarak kaldığını göstermiştir.
AKP ise yaptığı bütün zafer gösterilerine rağmen ne kadar güçsüz olduğunu gözlerden saklayamaz duruma gelmiştir. Devlet kurumlarında gerçekleştirilen sayısız tasfiye sosyal medyada “devletin paralel yapıya sızdığı” esprilerine yol açarken bu gerçeği gözler önüne sermiştir. Ulaşımı ücretsiz hale getirmeye varan devlet desteğine rağmen sokakta beklenen kalabalıklar toplanamamış, toplanan kalabalık ise vahşiliği, ırkçı, cinsiyetçi, yobaz tavrı ile demokrasi havarisi olmanın ne kadar uzağında olduğunu göstermiştir! AKP bir kez daha ülkeyi nasıl bir kaosa sürüklediğini, devlet aygıtını nasıl işlevsiz hale getirdiğini göstermiştir. Daha endişe verici olan ise yapılan tasfiyeler sonucunda devlet kurumlarına yeni atanacak kadroların niteliğidir.

Son olarak üniversitelere dönük saldırı darbe bahanesi ile tüm dekanların istifasını isteme noktasına kadar gelmiştir. AKP ya bu hareketiyle üniversiteleri bizzat Cemaatin yönettiğini kabul etmekte ya da bir cadı avı başlattığını dosta düşmana duyurmaktadır. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi üniversitelere dönük gerici, yandaş bir saldırıya izin vermeyeceğiz. Ülkeyi cehaletle yönetmeye kararlı olan AKP’nin üniversitelerimizi karakollara ve medreselere çevirmesine izin vermeyeceğiz. Biz, Cemaat ve buna benzer yapılarla mücadele etmenin tek etkili yolunun bilimsel, laik eğitimden, dinsel baskıların son bulmasından geçtiğini biliyoruz. Dolayısıyla AKP’nin bizim gözümüzde Cemaatle mücadele etme ehliyeti yoktur! Üniversitelerimize dönük müdahalelere karşı mücadele etmeye hazır olduğumuz bilinmelidir. Önümüzdeki dönem bizim için gerici ve baskıcı saldırılara karşı mücadele dönemidir.
Kahrolsun Saray Rejimi
Kahrolsun Diktatörlük

Fikir Kulüpleri Federasyonu