"Geceli gündüzlü çalışıyoruz"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gerçekleştirilen reformlar, uygulanan politikalarla ekonominin kriz ve şoklara karşı daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

03 Kasım 2009 Salı, 17:50
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakanlık merkez teşkilatı, MİT Müsteşarlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin 2010 yılı bütçesini Plan ve Bütçe Komisyonuna sunarken, kuruluşunun 100. yıldönümüne doğru adım adım ilerleyen Türkiye Cumhuriyeti'nin her gün daha da ileri bir seviyeye taşımak için büyük gayret gösterdiklerini ifade ederek, ''Ülkemizi her alanda muasır medeniyet seviyesinin ötelerine taşımak en önemli hedefimizdir'' dedi.

Babacan, şöyle konuştu:
''Türkiye'yi daha güzel yarınlara taşımak üzere tespit ettiğimiz ekonomik ve sosyal hedeflere büyük bir kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. En büyük beklentimiz huzuru, ülkemizin ekonomik ve siyasal alandaki istikrarıdır.Dünyada yaşanan olumsuz şartlara rağmen başlattığımız sosyoekonomik değişimi her alanda aynı hız ve yoğunlukta sürdürme gayreti içindeyiz.''

Babacan, Başbakanlık olarak, 2010 yılında şeffaflık, hesap verebilirlik, etkililik ve verimlilik ilkelerinin söylemden eyleme geçirilmesi, vatandaş, iş dünyası ve kamu yönetimi üzerinde yük oluşturan idari süreç ve düzenlemelerin rasyonelleştirilmesi, bilgiye ve belgeye erişimde demokrasi ve açıklık kavramlarının ön plana çıkarılması, AB'ye tam üyelik hedefi doğrultusunda, temel hak ve özgürlükler temelinde demokrasinin ve yaşam kalitesi standartlarının azamiye çıkarılmasını amaçladıklarını anlattı.

Türkiye ekonomisinin, küresel ekonomi ile entegrasyonunu tamamladığını, hem ticaret, hem de finans noktasında küresel ekonomi ile bağlarını güçlendirdiğini belirten Babacan, özellikle ihracat ve uluslararası doğrudan yatırımlarda kaydedilen tarihi başarıların, Türkiye'nin artık küresel bir aktör haline gelmeye başladığının bariz göstergeleri olduğunu ifade etti.

Babacan, şunları söyledi:
''Türkiye, 2001 yılında meydana gelen ekonomik krizden dersler çıkarmadan ve yapısal reformları gerçekleştirmeden geçmişteki ekonomik yapıyla bu krize yakalansaydı, bunun nasıl olumsuz sonuçlar doğuracağı, ekonomiyi yakından takip eden çevrelerce çok iyi takip edilecektir. Gerçekleştirdiğimiz reformlar, uyguladığımız politikalar ile ekonomimiz kriz ve şoklara karşı daha dayanıklı bir yapıya kavuşmuştur. Diğer ülkelerde finans sektöründe iflaslar, banka kurtarmaları ve finansal destekler gündemi meşgul ederken ülkemizde bankacılık sektöründe ciddi bir sıkıntı yaşanmamıştır.''

 

"Geceli gündüzlü çalışıyoruz"

Türkiye gibi bir ülkenin hedeflerinin büyük olması gerektiğini belirten Babacan, ''Türkiye ekonomisinin devler ligi olarak da nitelendirebileceğimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması için geceli gündüzlü çalışıyoruz'' dedi.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada önemli sorunlar ve istikrarsızlıklar yaşandığını kaydeden Babacan, ''Bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz'' diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Babacan, yoğun diplomatik çalışmalar sonucunda Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçildiğini, bunun Türkiye'nin uluslararası alanda artan ağırlığının bir göstergesi olduğunu anlattı.

Babacan, Türkiye'nin bölgenin ve dünyanın enerji haritasında bir merkezi üs ve enerji koridoru haline getirilmesi için önemli projeler üzerinde çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

''AB üyeliği yolunda ilerleyişimiz sürüyor"

Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da değerlendirmeler yapan Babacan, AB üyeliği konusundaki ilerleyişin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. AB'ye katılım sürecini Türkiye'nin siyasal, ekonomik, sosyal ve yasal standartlarını yükselten bir yeniden yapılanma imkanı olarak gördüklerini kaydeden Babacan, ''Tam üyelik için müzakere sürecinde teknik ve siyasi ilerlemelerin sağlanması amacıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz'' dedi.

Türkiye'nin yıllardır maruz kaldığı iç güvenlik sorunlarına kalıcı çözüm çabalarının devam ettiğini kaydeden Babacan, Türkiye'nin yıllardır maruz kaldığı iç güvenlik sorunlarına kalıcı çözüm bulma çabalarını sürdürdüklerini vurguladı.

 

"Geri dönüşü olmayan yol"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kürt açılımı sürecinin geri dönüşü olmayan bir yol olduğunu ifade ederek, ''Bu milli birlik ve beraberlik adımını partimizin başlatması çok doğaldır. Partimiz birleştirici ve bütünleştirici rolünü ön plana çıkarıp, böylesine zor bir konuya cesaretle parmak basmıştır'' dedi.
Babacan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Başbakanlık bütçesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Hükümetin çok açık hedefleri olduğunu, demokrasi, temel hak ve özgürlükler konusunda en iyi standartları amaçladıklarını belirten Babacan, tüm vatandaşların 1. sınıf hukuk ve demokrasiyi hak ettiğini düşündüklerini kaydetti. Ali Babacan, şeffaf, kuralların işlediği, keyfiliğe yer vermeyen ekonomik yapıyı oluşturmak gerektiğini söyledi.

Kürt açılımı

Kürt açılımı konusunda da açıklamalarda bulunan Babacan, Hükümetin bu konuda tarihi bir süreç başlattığını ifade etti. Ali Babacan, sürecin siyasal, kültürel, ekonomik, sosyal, askeri ve güvenlik boyutları olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Burada amaç çok açıktır. 25 yıldır devam eden terör sorununu çözüm yoluna sokmak, milli birlik ve beraberliği daha da güçlendirmektir. Bu süreçte devletin tüm kurumları arasında eşgüdüm vardır. Bu süreç boyunca, güçlerin ayrılığı ve yargının bağımsızlığı ilkelerine herkesin uyma zorunluluğu vardır. İktidar partisi olarak biz bu ilkelere azami uyum sağlamaya çalışıyoruz, muhalefet partilerinin de uyma zorunluluğu vardır.

Bu süreçte herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekiyor. Bu bir devlet konusudur, Hükümet bu bilinçle hareket etmektedir. Bu sorumluluk bilincinin tüm partilerce paylaşılması, süreç boyunca önem arz etmektedir. Bu geri dönüşü olmayan bir yoldur, bu sürece girmiş bir ülkede yapılacaklar vardır, yapılamayacaklar vardır. Bu son derece önemli milli birlik ve beraberlik adımını, girişimini partimizin başlatması da çok doğaldır. Partimiz, 81 ilde birinci ya da ikinci olan tek partidir. Partimiz birleştirici ve bütünleştirici rolünü ön plana çıkarıp, böylesine zor bir konuya cesaretle parmak basmıştır, bu konuda çalışmalar başlatmıştır.''

Bütçeler kabul edildi

Başbakanlık Merkez Teşkilatı, MİT, Diyanet İşleri Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği ve TİKA bütçeleri Plan ve Bütçe Komisyonununda kabul edildi.

Soruları yanıtlayan Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu'nun önemli maddelerinin 1979 yılında Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, iptal sonucunda ciddi sıkıntılar yaşanageldiğini belirterek, ''30 yıldır beklenen bu yasal düzenleme Bakanlar Kurulunda imzaya açıldı. Önümüzdeki haftalarda huzurlarınıza gelecek'' diye konuştu.

Çelik, ''Kürt Açılımı'' çerçevesinde Alevi Çalıştaylarının 4'üncüsünün tamamlandığını, 11 Kasım'da 5'incisinin gerçekleştirileceğini, bu yıl içinde 7. çalıştayla Alevi Çalıştaylarını sonuçlandırmış olacaklarını kaydetti.

Çelik, ''Bu çalıştaylar neticesinde bir yol haritası çıkacak. O yol haritasını da kamuoyu ve ilgililerle paylaşacağız. Çok hassas, bin 400 yıllık geçmişi olan bir konunun rastgele, yüzeysel veya bir boyutuyla ele alınmasını doğru bulmuyorum. Samimi, ciddi bir şekilde çalışma yürütülüyor. Neticesinde çok sağlıklı olacağı inancındayım'' dedi.

Çelik, CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in ''GDO'lu ürünler kesinlikle doğal değil. Sayın Başbakan Diyanetten ve ulemadan görüş aldı mı'' şeklindeki sorusunu yanıtlarken de Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı ürünler (GDO) konusunda Din İşleri Yüksek Kuruluna soru sorulabileceğini, gerekli fetvanın alınabileceğini kaydetti.

Daha sonra oylanan Başbakanlık Merkez Teşkilatı, MİT, Diyanet İşleri Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği ve TİKA bütçeleri kabul edildi.