Göçük davası görülmeye başlandı

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçükte yaşamını yitiren 19 işçinin yakınlarının maden firması aleyhine açtığı 5 milyon 795 bin liralık manevi ve sembolik olarak açılan 100'er liralık tazminat davaları görülmeye başlandı.

06 Nisan 2010 Salı, 11:54
Abone Ol google-news

Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi7nde görülen davaların ilk duruşmasında, hayatını kaybeden 19 işçinin yakınlarının avukatları Mehmet Çetin, Adem Baştürk ve Ercan Sümer, maden firması avukatları Yalçın Doruk, Yusuf Kör ve Cahit Çakır ile firma yöneticileri Fahrettin Şolpan, Hayrettin Çelik ve Bayram Erdoğan'ın avukatı Faruk Taşmaz hazır bulundu.

Taraf avukatlarının dilekçelerini mahkemeye sunmasından sonra söz alan ölen işçi yakınlarının avukatı Mehmet Çetin, bilirkişi raporlarına göre, maden ocağındaki havalandırmanın 40 santimetrelik borularla yapılması gerekirken ''12 santimlik bahçe hortumuyla'' yapıldığını ileri sürdü.

Davalı firma ve yetkililerinin tamamen kusurlu olduğunu, kastı aşan durumların söz konusu olduğunu iddia eden Çetin, şöyle konuştu:

''Ocak 10 yıldır denetlenmesine rağmen bilirkişi raporuna göre 12 temel eksiklik tespit edildi. Bunlar ölümcül eksikliklerdir. Bu eksiklikler giderilmemesine rağmen ocağın çalışması ve olayın meydana gelmesi bir kaza değil ağır kusur ve ihmaldir. İşçilerin tamamı olayda havasızlıktan ölmüştür. Ocağın girişi var, çıkışı yok. Kurtarma ekibi bulunmuyor. 100 kişi çalışıyor olsaydı hepsi ölecekti. Ocakta bantla gelişigüzel sarılmış kablolar, evde kullanılmayan ampuller var. Bütün bu ihmalleri göz ardı edip buna kaza diyemeyiz. Bütün ihmallere rağmen ocakta işçi çalıştıran davalıların tamamı bu işten sorumludur.''
 

''Ölenleri zorla mı soktuk oraya''

Çetin, olaydan sonra ölen işçilerin aileleriyle görüşen firma yetkililerinin ''Ölenleri zorla mı soktuk oraya'' dediğini öne sürerek ''Tabii ki zorla sokulmadı ama çalışma şartları böyle olmamalıydı. Ölen işçilerin aileleri halen psikolojik tedavi görüyor'' dedi.
Maden ocağı sahibinin 5 kez tutuklama talebine karşın tutuklanmamasının müvekkillerinin acısını daha da artırdığını ifade eden Çetin, ''Manevi tazminat talebinin dikkate alınmasını istiyoruz. Olayla ilgili delil ve tanıklarımızı sunacağız'' diye konuştu.
Çetin, daha sonra, kazanın ardından bir televizyon kanalında yayınlanan 45 dakikalık programın CD'sini mahkeme heyetine sundu. CD'de Bükköy Madenciliğe ait inceleme raporları, Türkiye Kömür İşletmelerinin örnek tesisleri, madendeki eksiklikler ile ocakta çalışan, kazadan kurtulan bazı işçilerin değerlendirmelerinin yer aldığı öğrenildi.
 

''İşçiler için minnettir''

Bükköy Madencilik firması avukatlarından Yalçın Doruk, maden ocağının 1954 yılından bu yana çalıştığını, o tarihten beri düzenli olarak denetimlerinin yapıldığını söyledi.
Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin kazaya yol açacak noksanlıklar olmadığını iddia eden Doruk, eksikliklerin sadece evrak boyutunda olduğunu öne sürdü.
Olayla ilgili düzenlenen raporda işçilerin ellerinin altında antigrizulu malzeme bulunduğunun belirtildiğini ileri süren Doruk, şunları kaydetti:

''Ölen işçilere hizmet içi eğitim verilmiştir. Antigrizulu malzeme olduğu halde işçilerin bunları istememeleri ve kullanmamaları, onların kusurlu olduğu raporda belirtilmiştir. Ülkemizde 3,5 milyon işsizin bulunduğu göz önüne alındığında aylık 700 lira ile iş imkanı sunulması, sigorta primleri ve vergilerinin ödeniyor olması işçiler için bir nimettir.''
Firma avukatlarından Yusuf Kör ise iddiaların yersiz ve abartılı olduğunu ileri sürerek, maden ocağındaki havalandırmanın hem doğal hem tali olduğunu, tespitlerde ocaktaki havanın yeterli olduğunun ortaya çıktığını iddia etti.

İddia edildiği gibi havalandırma hortumunun 40 santimetre olması yönünde zorunluluk olmadığını savunan Kör, maden ocağında yaşanan olayda tüm çalışan işçilerin ölmediğini, bir kısmının yaralandığını söyledi.
 

Duruşmada gergin anlar

Davacı avukatlarının ocakta bahçe hortumuyla havalandırma yapıldığı yönündeki ifadesinin rencide edici olduğunu belirten Kör ile ailelerin avukatları arasında gergin anlar yaşandı.

İddialara karşı kendisini zor tuttuğunu belirten Kör'e karşılık veren ailelerin avukatları, ''Hem bahçe hortumuyla havalandırma yapacaksınız hem de 19 kişiyi öldüreceksiniz. Bir de sinirleneceksiniz. Bunlardan rencide olacaksanız olun'' dedi.
Yalçın Doruk'un ''34 yıllık avukatım. Böyle duruşma görmedim'' sözüne avukat Mehmet Çetin, ''34 yıl daha çalışsan görmeyeceksin'' diye karşılık verdi.

 

Kazadan 1 saat sonra

Duruşmada söz alan maden firması avukatlarından Cahit Çakır da göçükten 1 saat sonra 19 işçinin öldüğünün belirlendiğini belirterek, ilgili bakanlık yetkililerinin içeri girilmesine izin vermediğini, bu yüzden gecikmeler yaşandığı iddia etti.

Ocağın kayıt dışı olmadığını ileri süren Çakır, madenin 1954 yılından bu yana çalıştırıldığını söyledi.

Davalı avukatlarının konuşmasından sonra söz alan davacı vekilleri, maden firması tarafından ölen işçilerin yakınları adına ibra karşılığında 15'er bin lira yatırıldığını ancak bu paraların çekilmediğini kaydetti.

Firma avukatları, iddiaları kabul etmediklerini belirterek, müvekkillerinin taşınmazları ve banka hesapları üzerindeki tedbir kararlarının kaldırılmasını talep etti. Avukatlar, firma taşınmazlarına konulan tedbirlerin davayı karşılar nitelikte olduğunu, ayrıca müvekkilleri taşınmazları üzerine tedbir konulmasına gerek olmadığını bildirdi.
Mahkeme Başkanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden firmanın ruhsat sahasına ilişkin kayıt ve belgeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Bölge Müdürlüğünden kazayla ilgili müfettiş raporlarının istenmesi için duruşmayı erteledi.