İhracatta kan kaybı sürüyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2009 yılı Eylül ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 30,53 düşüşle 8 milyar 388 milyon dolar oldu.

01 Ekim 2009 Perşembe, 10:31
Abone Ol google-news

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Eylül ayı ihracat rakamlarını, Uşak'ta düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, yılın dokuz ayında ihracat yüzde 32,6 azalışla 68 milyar 397 milyon dolar oldu.
Türkiye'nin yıllık ihracatı Eylül ayı itibariyle yüzde 28,89'luk düşüşle 94 milyar 283 milyon 167 bin dolara geriledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, geçen ay ihracat yüzde 30,53 oranında gerileyerek 8 milyar 388 milyon 236 bin dolar olarak gerçekleşti. Yıllık ihracat rakamı ise 94 milyar 283 milyon 167 bin dolar seviyesine geldi.

Ocak-Eylül dönemindeki ihracat rakamı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32,67 düşüşle 68 milyar 896 milyon 582 bin dolar oldu.

Türkiye'nin Eylül ayındaki toplam ihracatının yüzde 83,06'sını gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 32,87'lik düşüş ile 6 milyar 966 milyon 941 bin dolarlık ihracat yapıldı.
İhracatın yüzde 13,85'sini oluşturan tarım alanında yüzde 14,69'luk azalışla 1 milyar 161 milyon 598 bin dolarlık, yüzde 3,10'unu oluşturan madencilikte ise yüzde 22,33 düşüşle 259 milyon 697 bin dolarlık ihracat rakamı elde edildi.

Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 64,95 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 19,5 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri yüzde 12,32 ile ikinci, kimyevi maddeler ve mamulleri ise yüzde 10,09 ile üçüncü sırada yer aldı. Eylül ayında taşıt araçları ve yan sanayisinde ihracat yüzde 23,66, hazır giyimde yüzde 22,32, kimyevi maddeler ve mamullerinde yüzde 33,49 geriledi.
Eylül ayında ihracat artışı yaşanan sektörler ise yüzde 35,5 ile tütün, yüzde 35,5 ile zeytin ve zeytinyağı ve yüzde 9,54 ile kesme çiçek oldu.

Eylül ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler arasında ilk sıraları, yüzde 61,86 ile demir çelik ürünleri, yüzde 45,24 ile değerli maden ve mücevherat, yüzde 39,96 ile fındık ve mamulleri, yüzde 33,44 ile demir ve demir dışı metaller ve 33,41 deri ve deri mamulleri aldı.

Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren iki alt sektör, 1 milyar 635 milyon 914 bin dolar ile taşıt araçları ve yan sanayi, 1 milyar 033 milyon 782 bin dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon oldu.
 

Almanya, İtalya, Fransa

Geçen ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, Irak, Rusya, ABD, İspanya, Romanya ve Hollanda olarak sıralandı. Sıralamada birinci ülke olan Almanya yüzde 10,17, ikinci sıradaki İtalya yüzde 6,64, üçüncü sıradaki Fransa ise yüzde 6,49 pay aldı.

Eylül ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre en fazla ihracat yapan iller sırasıyla İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, Ankara, Gaziantep, Manisa, Sakarya, Denizli ve Hatay olarak sıralandı. İhracat rakamlarının açıklandığı il olan Uşak ise yüzde 0,09'luk payla 40. sırada yer aldı. İstanbul, toplam ihracatın yüzde 47,76'sını gerçekleştirirken, İstanbul'a en yakın il yüzde 9,46 payla Bursa oldu.

Eylül ayında en çok ihracat yapan firmalar ise Oyak-Renault, Vestel, Ford, TOFAŞ, Toyota, Türkiye Petrol Rafineleri, Arçelik, Habaş, Diler Dış Ticaret ve BSH Ev Aletleri olarak sıralandı.
 

"İhracatı desteklemeyen bir IMF anlaşmasına tamamen karşıyız"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, reel sektörü, üretimi ve ihracatı desteklemeyen bir IMF anlaşmasına kesinlikle karşı olduklarını söyledi.
Türkiye'nin uluslararası arenadaki kredibilitesini arttıracak ilişkilere ise tam destek verdiklerini ifade eden Büyükekşi, "Hepimizin arzusu, IMF'ye ihtiyaç duymadan kriz sürecini atlatarak bir an önce iyileşme dönemine geçmektir. IMF bu ülkenin kaderi değil. IMF olmadan da artık kendi programımızı yapacak cesaretimizin olması lazım" dedi.

Büyükekşi, "IMF'nin bu ülkenin kaderi değil. IMF olmadan da artık kendi programımızı yapacak cesaretimizin olması lazım. Kendimize güvenelim. Şunu da görelim: Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında öne geçiyor. Önümüzdeki hafta başlayacak olan IMF - Dünya Bankası toplantıları bu açıdan önemli. IMF ve Dünya Bankası yeni ekonomik düzende daha fazla düzenleyici ve dengeleyici rol üstlenecek. Gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerin de burada daha fazla rol üstlenmesiyle dengeli bir uluslar arası sisteme geçebileceğiz. Artık Amerika tek başına oyun kurucu olmaktan çıkıyor." şeklide değerlendirmede bulundu.