İki gencin öldüğü trafik kazası davasının sanığı beraat etti

Mersin'de motosiklet sürücüsü iki gencin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin davada tutuksuz yargılanan TIR sürücüsü hakkında beraat kararı verildi.

25 Şubat 2019 Pazartesi, 13:30
Abone Ol google-news

Mersin'de motosiklet sürücüsü iki gencin yaşamını yitirdiği trafik kazasıyla ilgili "taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan tutuksuz TIR sürücüsünün beraatine hükmedildi.

Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşmasında hakkında adli kontrol kararı bulunan tutuksuz sanık Adnan D. katılmazken, kazada yaşamını yitiren Türkiye Motosiklet Federasyonu sporcusu Yunus Emre Karan ve Abidin Gül'ün yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkeme savcısı, mütalaasında, alınan bilirkişi raporlarına göre sanığın olayda kusurunun bulunmadığı, yaşamını yitiren Karan ve Gül'ün 200 kilometre hızla seyir etmelerinden dolayı "tam kusurlu" oldukları gerekçeleriyle sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Karan ailesinin avukatı Eyüp Kaplan esasa ilişkin savunmasında, mütalaayı kabul etmediklerini ve Adnan D'nin önceki celselerdeki beyanları doğrultusunda kazada suçlu olduğunu savunarak, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Gül'ün babası Halil Gül de bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, "TIR sürücüsü hiçbir duraklaması yoktur. Eğer frene basmış olsaydı bu motorlar geçebilecekti. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum." dedi.

Mahkeme heyeti sanığın atılı suç yönünden taksirinin bulunmaması gerekçesiyle beraatına hükmetti.

Duruşmanın ardından büyük üzüntü yaşayan Gül ve Karan ailesi, karara tepki gösterdi.

- Olay

Türkiye Motosiklet Federasyonu sporcusu olan Yunus Emre Karan ile arkadaşı Abidin Gül'ün kullandığı motosikletler 2017 kasım ayında merkez Yenişehir ilçesi 34. Cadde'de TIR'la çarpışmıştı.

Karan, kazanın ardından olay yerinde hayatını kaybetmiş, Gül ise ağır yaralı olarak kaldırıldığı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşamını yitirmişti.

Kazayla ilgili davanın ilk celsesinde mahkeme savcısı mevcut delil durumu nazara alınarak sanığın tutuklanmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkartılmasına karar vermiş, daha sonra bulunduğu ilde mahkemeye çıkartılan sanık adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.