"İktidarın kara kutusu güvenilir ellerde mi?"

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, ''Deniz Feneri e.V'' bağlantılı soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu.

24 Ağustos 2011 Çarşamba, 10:28
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, ''Deniz Feneri e.V'' dosyasına ilişkin ''Adalet Bakanının kontrolündeki HSYK eliyle şaibeli bir müfettiş raporu bahane edilerek soruşturmanın üzerinin örtüleceğine, 6 Ağustos'ta işaret ettiğini'' söyledi.

Bugün basına yansıyan haberlerin ''bu öngörüyü doğruladığını'' belirten Tarhan, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

''Soruşturma dosyası; yıllarca hiçbir mesafe alınamadığı dönem dosyanın savcısı olan, ardından bakanlık listesinden HSYK 1. yedek üyeliği ve Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekilliği ile onurlandırılan, daha önce de MİT ve Emniyetin Türkiye'deki tüm iletişim izlemelerine ilişkin kararlar nedeniyle yapılan suç duyurularına verdiği ısrarlı takipsizlik kararları ile dikkat çeken bir isme teslim edilmiştir.

Savcıların üzerine müfettiş salınarak, inceleme başlatılması başsavcı vekilinin değiştirilmesinin gerekçesi olamayacağına göre, bu başsavcı vekilinin soruşturmaya özel yetkili bir savcı havası verilerek refakat ettirilmesinin ardında yatan neden nedir?
Önceki başsavcı vekili bir hata mı yapmıştır da bu uygulamaya gerek görülmüştür? Adalet Bakanlığına yakınlığı nedeniyle bakanlık listesinden HSYK'ya seçildiğine kuşku bulunmayan bir savcının bu işin başına nöbetçi olarak konulması hangi gerekçeye dayandırılmaktadır?

İktidarın korkulu rüyası, kara kutusu Deniz Feneri dosyası güvenilir ellere mi teslim edilmiştir. Kirli paraların kaynağını, muhataplarını, yolsuzluk ve hırsızlıkların karanlık dehlizlerini anonim halden çıkartıp adını koyan basına yönelik baskıların da gözle görülür biçimde arttığı bugünlerde Deniz Feneri, açılmamak üzere kapatılmakta mıdır?
Bugün yaşadıklarımız 'aynı sudan içme' masalı ile halkı aldatıp, kendilerini zenginleştirenler için bir zafer olabilir, ancak hukuk ve bağımsız yargı, adalet ve demokrasi adına skandal ve ağır bir utançtır.''