'İlkeli hareket etmek 'eksen kayması' olarak ifade edilemez'

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, İranlı yetkililerin, BM Güvenlik Konseyinin kararında Türkiye'nin ''hayır'' oyu vermesini, ''Türkiye'nin bu dik duruşu ve inandığı doğruların arkasında çekinmeden duruyor olması, her türlü takdirin üzerindedir'' şeklinde değerlendirdiğini söyledi.

15 Haziran 2010 Salı, 07:30
Abone Ol google-news

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Tahran'da gazetecilerin, BM Güvenlik Konseyinin İran'a yönelik kararında, Türkiye'nin ''hayır'' oyu vermesinin İran'da nasıl karşılandığına yönelik sorularını yanıtladı. Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ali Laricani ve İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki ile görüştüğünü anımsatan Şahin, görüşmelerde bu konunun da gündeme geldiğini söyledi.

Şahin, görüşmelerde kendisine, Türkiye'nin ''hayır'' oyu kullanmasının, İran'da büyük bir takdirle karşılandığının ifade edildiğini belirtti. İranlı yetkililerin, ''Türkiye'nin bu dik duruşu ve inandığı doğruların arkasında çekinmeden duruyor olması, her türlü takdirin üzerindedir'' şeklinde değerlendirmelerde bulunduğunu anlatan Şahin, ''Biz de kendilerine, Türkiye'nin neden 'ret' oyu kullandığını ifade ettik. 'Birincisi, ilkeli hareket etmemiz gerekiyordu. İkincisi, biz sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünün tek çıkar yol olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle böyle bir tercihte bulunduk' dedik. Tabii bunu anlayışla ve takdirle karşıladıklarını defalarca bize ifade ettiler'' diye konuştu.
 

Nükleer takas anlaşması

Şahin, İran, Brezilya ve Türkiye arasında yapılan Nükleer Takas Anlaşması'nın İran'da nasıl değerlendirildiğine ilişkin soru üzerine de şunları söyledi: ''İran Meclis Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Ahmedinejad, aşağı yukarı aynı değerlendirmede bulundular ki o da şudur: Bu üç ülke, dünyaya yeni bir şey söylemiştir. (Biz barış ve adalet istiyoruz. Sorunların barış ve adalet içinde çözümlenmesini istiyoruz) demişlerdir. Bu deklarasyon canlı bir mekanizmadır, halen masa üzerindedir. Biz, Türkiye ve Brezilya ile birlikte dünyaya yeni bir şey söyledik ve bu sadece söyleyeceklerimizin başlangıcıdır. Alfabenin A'sıdır. Biz aynı doğrultuda, aynı barış, adalet ve diyalog çerçevesi içinde daha yeni şeyler de söylemeliyiz ve söyleyeceğiz. Ben İran'ın bu yaklaşımını önemsiyorum. Gerçekten batılı ülkelerin, başta ABD'nin ve BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerinin, İran'ın bu yaklaşımını değerlendirmeleri gerekir diye düşünüyorum. Başta Uranyum zenginleştirilmesi olmak üzere bu konuların çözümü konusunda, İran'ın yaklaşımı kayda değerdir. Özellikle BM'de veto hakkına sahip olan ülkelerin, İran'ın, 'Biz sorunlarımızı barışçıl yöntemlerle çözmek istiyoruz ve Tahran'da imzalanan deklarasyonun arkasındayız' demesini ve bunun arkasının geleceğini de ima etmiş olmasını ciddiyetle değerlendirmesi gerekiyor.''
 

'Bizi iyi tahlil etsinler'

Görüşmelerinde İranlı yetkililerin, BM Güvenlik Konseyinin ''ağırlaştırılmış ambargo'' kararına ilişkin değerlendirmelerini de aktaran Şahin, ''İranlı yetkililer, aslında batılı ülkelerin, böyle bir deklarasyonun çıkacağını beklemediklerini, buna hiç ihtimal vermediğini, böyle bir deklarasyon çıkınca da adeta şaşkına döndüklerini düşünüyor'' dedi. Bu nedenle Türkiye, Brezilya ve İran'ın atmış olduğu adımlarla ilgili eleştirel yaklaşımların çok isabetli olmadığını ve bu yaklaşımların sorunların çözümüne katkı sağlamadığını belirten Şahin, şöyle devam etti: ''Bizi eleştirenler var ise bizi lütfen iyi tahlil etsinler, iyi değerlendirsinler. Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada barışı gerçekleştirmenin, barışı gerçekleştirmek için yardımcı olmanın dışında hiçbir amacı yoktur. Bunu tüm dünyanın çok iyi bilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Artık dünyaya yeni şeyler söylemek lazım. Bu üç ülke 17 Mayıs'ta dünyaya yeni bir şey söylemiştir. Bu nedenle eski, basma kalıp politikaları bir tarafa bırakıp yeni şeyler söylemenin gerekliliğini ifade etmek istiyorum. Sayın Ahmedinejad'la konuşmamız da bu temennilerle bitmiştir.''
 

'Eksen kayması' tartışması

Türkiye'nin dış politikası ile ilgili bazı değerlendirmelerde ''eksen kayması'' tartışmalarının yapıldığının hatırlatılması üzerine Şahin, ilkeli hareket etmenin, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini istemenin ''eksen kayması'' şeklinde ifade edilemeyeceğini dile getirdi. Dünyanın, özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın şiddetle barışa ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şahin, ''Barış, ancak masa başında sorunlar görüşülerek, diyalog kurularak sağlanabilir. Türkiye de bunu tercih etmektedir. Bu tercihi farklı yönlere çekmenin hiçbir anlamı olmadığını düşünüyorum'' dedi.