"İnanan kesimlerin hakları yetersiz"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'de demokratik haklarının yeteri kadar geniş olmadığına inanan kesimler olduğunu ifade etti.

05 Kasım 2009 Perşembe, 11:06
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, finansmanı AB tarafından karşılanan, AB Genel Sekreterliğince uygulanan ''AB ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Projesi'' kapsamında Four Seasons Hotel'de düzenlenen ''Başarıların Paylaşımı'' konferansının açılışında konuştu.

Bağış, Türkiye ve Avrupa'nın dört bir yanından, birlikte sivil toplum diyaloğu üzerinde çalışan ve emek veren insanların başarılarını kutlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. 119 proje ile Avrupa'nın birçok yerindeki belediyeler, sivil toplum kuruluşları, vakıflar, sendikalar ve üniversitelerin Türkiye'deki muadilleriyle el ele vererek, AB'yi Türkiye'ye anlatmak, Türkiye'yi de AB'ye anlatmak için yoğun çaba sarf ettiklerini anlatan Devlet Bakanı Bağış, ''Ortada gerçekten kutlanacak bir başarı var'' diye konuştu.

Bu süreçte 2 milyondan fazla insanın birbirlerini tanıdığını kaydeden Bağış, insanların tanımadığı kişilerden endişe duyacağını, şüpheleneceğini ve korkacağını belirtti. Bağış, ''Bizler birbirimizi tanıdıkça, Türkiye AB'yi, Avrupa Türkiye'yi tanıdıkça aradaki perdeler teker teker kalkacak; endişe, şüphe ve hatta korku perdeleri yok olacak'' görüşünü dile getirdi.
 

''Mehmet Dayı da Hatice Teyze de...''

Başmüzakereci Bağış, projelerin bu anlamda çok önemli olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin AB sürecinin 3 önemli ayağı bulunduğunu, birinin siyasi reformlar, ikincisinin her türlü engellemeye rağmen kararlılıkla yürüttükleri müzakereler, üçüncüsünün de sivil toplum diyaloğu olduğunu kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kamuoyumuz Avrupa'yı tanıdıkça, Avrupa da bizi tanıdıkça Türkiye'nin AB sürecinde hiçbir engel kalmayacağına yürekten inanıyorum.

Başbakanımız, AB projesini, 'Cumhuriyet'in ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi' olarak ilan etti.

Gerçekten, AB yolunda ilerlerken ülkemizin standartlarının yükseldiğini görüyoruz. AB süreci bugün sadece 5 yıldızlı otellerin lobilerinde konuşulan ve tartışılan bir kavram değil. AB, artık Mehmet Dayı'nın da Hatice Teyze'nin de sivil toplum diyalogları çerçevesinde Paris veya Viyana'daki muadiliyle diyalog kurmasını sağlayan konu haline gelmeye başladı. Bugün Türkiye'de kadın haklarından tutun, yaktığınız dizeldeki kükürt oranına kadar, bireysel hak ve özgürlüklerden tutun, azınlıkların eğitim ihtiyaçlarına kadar her konunun AB mevzuatı içinde yerini bulduğunu, Türkiye'nin standartlarını yükseltirken, Avrupa'nın da Türkiye'den çok önemli kazanımlar elde ettiğini görüyoruz. Bu yüzden süreci çok çok önemsiyorum.''

AB Genel Sekreterliğini, teşkilat yasasında önemli değişiklikler yaparak, 7 birimden oluşan 70 kadrolu kurumdan, 14 birimden oluşan 340 kişilik bir kurum haline getirdiklerini anlatan Bağış, bu kapsamda Sivil Toplum İletişim Başkanlığını kurduklarını ve Türkiye'yi AB'de, AB'yi de Türkiye'de anlatmak için sivil toplumla iletişim stratejisi belirlediklerini vurguladı.

Bu kapsamda bütün kamu ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini, Bakanlar Kurulunun onayını aldıklarını belirten Bağış, medya ve akademik dünyanın desteğini almak için de hazırlıkları sürdürdüklerini bildirdi.

Devlet Bakanı Bağış, 2010 yılının ocak ayından itibaren Türkiye'nin çok daha koordineli bir iletişim stratejisi uygulayacağını belirterek, proje sahiplerine ''Sizlerin yürüttüğü projeler, stratejinin en önemli ayağını oluşturacak. Çünkü sizler günlük hayata dokunan insanlarsınız'' diye seslendi.