İş insanı Aslan Ayyıldız'dan dayısına dolandırıcılık davası

İş insanı Aslan Ayyıldız’ın hayatı dayısının sahte ihbar mektupları ve iftiraları yüzünden adeta kâbusa döndü. Sabıkalı dayı Mevlüt Türksoy, yeğeninin çalıştığı Türk ve yabancı şirketlere sahte ihbar mektupları yazarak karalamaya çalıştı.

18 Haziran 2021 Cuma, 07:03
İş insanı Aslan Ayyıldız'dan dayısına dolandırıcılık davası
Abone Ol google-news

Almanya ve Türkiye olmak üzere farklı ülkelerde sağlık sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Aslan Ayyıldız’ın hayatı dayısı Mevlüt Türksoy’a verdiği destek sonrası değişti. 2012’de bir iş insanını, kurduğu çeteyle kaçırmasıyla haberlere konu olan tehdit, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma, resmi belgede sahtecilik gibi çeşitli suçlardan hâkim karşısına çıkan ve 15 yıl ceza alan dayı Türksoy, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra aynı zamanda vatandaşı olduğu Almanya’ya kaçtı, ardından da kırmızı bültenle aranmaya başladı.

O süreçte Almanya’da bulunan iş insanı Aslan Ayyıldız dayısı Türksoy’a sahip çıktı. Maddi ve manevi olarak yanında oldu. Bugünün parasıyla 3 milyon TL borç olarak verdi. Ancak bir süre sonra Ayyıldız, dayısına maddi olarak artık kendisine destek olmayacağını söyledi. O andan itibaren yaşananlar ise “Böyle akraba olmaz olsun” dedirtti.

Dayısı ve onunla hareket ettiğini öne sürdüğü S.A, B.H, C.A.K, T.T. ve R.Ş. hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunan ve dayısının Türkiye’ye iadesini isteyen Ayyıldız, “Öz dayım 2012’de adam kaçırmaktan ceza aldı. Cezaevinde yattıktan sonra Almanya’ya kaçtı. Burada kendisine maddi, manevi yardımcı olduk. Kendisine belli bir süre zarfında bugünün parasıyla 300 bin Euro verdim. Paraları geri vermeyince destek olmaktan vazgeçtim. Bu konuda da ayrı bir dava açtım. Bu süreçte ismini David Astar diye değiştirdi. O günden sonra bana düşman oldu. Şirketime zarar vermeye çalıştı. Almanya ve Türkiye’de çalıştığım firmalara beraberindeki isimlerle birlikte imzasız mektuplar yolladı. Beni, ailemi ve şirketimi karalamaya çalıştı” diye konuştu.

İş insanı Ayyıldız sözlerine şöyle devam etti: Almanya’da bizim çalıştığımız firmalara yazılan mektupların dayım tarafından yazıldığı bilirkişi tespit etti. Bu karalama kampanyaları ile bize zarar vereceğini düşündü. Ama öyle olmadı. Çünkü bizi çalıştığımız firmalar, dostlarımız, kısacası herkes biliyor, tanıyor. İftiralarını yaşadığımız İzmir’de de yaptı. Oğlumun okuluna da mektup yolladı. Geçtiğimiz günlerde Urla Devlet Hastanesi’nde bir randevum vardı. Kayıt yaptırmak istedim. Görevli ‘bir dakika’ dedi ve polis geldi. ‘Kaçak Alman hasta’ diye bir not varmış ismimin yanında. Daha sonra kısa bir araştırma yaptılar ve bir şey olmadığı ortaya çıktı. Hastane ve İl Sağlık Müdürlüğü benden özür diledi. Dayım benimle utanmadan bu derece uğraşıyor ama bu tür şeyler asla zarar vermez” dedi.

Dayısının ceza almasını isteyen Ayyıldız, “Beni dolandırdığını kanıtlarıyla yargıya sundum. Bu işin peşini asla bırakmayacağım. Hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum. Avukatım konuyu yakından takip ediyor. Almanya’dan Türksoy’un Türkiye’ye iadesini istedik. Adalete güveniyoruz” diye konuştu.