İstanbul'da Fener baskını

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı Deniz Feneri e.V soruşturması kapsamında polis Kanal 7 binasının da aralarında bulunduğu 17 adreste arama yaptı.

16 Ekim 2009 Cuma, 06:49
Abone Ol google-news

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Deniz Feneri e.V soruşturması kapsamında, İstanbul’da aralarında Kanal 7’nin de bulunduğu toplam 17 adrese baskın düzenlendi. Türkiye’de yürütülen Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında, dernek tarafından İstanbul’daki birçok firmadan toplanan yardım malzemesinin Kanal 7 televizyonuna teslim edildiği ortaya çıkmıştı. Operasyon kapsamında eski RTÜK Başkanı
Zahid Akman ile Kanal 7’nin dernek bağlantısı inceleniyor.

Bu sabah 08.30 sıralarında Kanal 7’de başlatılan aramalarda Ankara Kaçakçılık Daire Başkanlığı’ndan gelen özel bir ekibe, İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden polisler de destek verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda görevlendirilen ve yaklaşık 20 kişiden oluşan ekip, avukatlar eşliğinde Eyüp Otakçılar’daki Kanal 7 binasına giriş yaptı. Gün boyu süren aramalarda Kanal 7 yöneticileri ile bilgi işlem sorumlularının hard-disclerinin kopyalandığı, şirkete ait evraklar ile mali kayıtların incelemeye alındığı öğrenildi. Bu esnada Kanal 7’nin yayın akışı da devam etti. Savcılığın, bulunan belgelere el konulmasını istediği, “şu an için gözaltı olmayacağı” belirtildi. Aramalarda el konulan belgelerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca incelenecek.Aramalar sırasında Kanal 7 Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nden yapılan ve bina önünde bekleyen gazetecilere dağıtılan yazılı açıklamada, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülmekte olan Deniz Feneri e.V soruşturması kapsamında mahkeme kararıyla Kanal 7 televizyonunda emniyet mensupları tarafından arama yapılmaktadır. Yayınlarımız ve kurumumuzun diğer faaliyetleri olağan şekilde devam etmektedir” denildi.

Polis, bir süredir yürütülen tespit çalışmalarının ardından film yapım şirketleri, muhasebe büroları ile aralarında derneğe ait olduğu kaydedilen depoların da bulunduğu toplam 17 adreste eşzamanlı arama yaptı. Türkiye’de yürütülen Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında, dernek tarafından İstanbul’daki birçok firmadan toplanan yardım malzemesinin Kanal 7 televizyonuna teslim edildiği ortaya çıkmıştı.

 

“Deniz Feneri’nde arama yok”

Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, Almanya’daki Deniz Feneri Derneği operasyonun Türkiye’ye sıçrayıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla İstanbul’da derneğin depolarının basıldığı yönünde medyada çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadını söyledi. Zeytinburnu’ndaki Deniz Feneri Derneği genel merkezi önünde toplanan medya mensuplarını gören Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Cengiz, “Arama-tarama yok. Hepinizi içeriye davet ediyorum” diyerek medya mensuplarına depoları gezdirdi. Cengiz burada yaptığı açıklamada: “Haberin kaynağını soracaksınız ki bu haberleri ben üretmedim. Kanal 7'ye bir baskın düzenlendiği doğru. Ben Kanal 7 değilim. Deniz Feneri Derneğinin Genel Başkanıyım. Burada bir baskınla ilgili bulunuyorsunuz. Kamuoyunu yanıltmayalım. Basın organları kamuoyunu yanılttı. Bunun düzeltilmesini rica ediyorum” dedi. Cengiz, Kanal 7 televizyonuna yapılan baskının kendilerini ilgilendirmediğini anlattı. Cengiz şunları söyledi:
“Deniz Feneri ili ilgili basın yayın organlarında yer alan haberler yalan haberlerdir. Şubelerde hiçbir yerde arama-tarama yok. Çünkü Ankara Cumhuriyet Savcılığı 17 tane isimle ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma içersinde Türkiye Deniz Feneri Derneği yoktur. Dolayısıyla şu anda bizimle ilgili herhangi bir arama tarama söz konusu değildir. Bu Deniz Feneri Derneği’nde herhangi bir şekilde arama-tarama olmayacağı anlamına da gelmez. Savcılık eğer Türkiye Deniz Feneri Derneği ile ilgili delil toplamak için arama kanaati oluşursa bunun hukuki prosedürünü yerine getirir. Ve bir arama olacaksa olur. Şu ana kadar böyle bir şey yok” diye konuştu.


Son yılların en büyük yardım yolsuzluğu

Almanya, Deniz Feneri e.V'ye 2007 yılında yaptığı operasyonda son yılların en büyük yardım yolsuzluğunu ortaya çıkardı. Derneğe gelen 41 milyon Avro bağışın, 18 milyon Avro’luk kısmının amaç dışı kullanıldığı tespit edilmiş, dernek yöneticisi 3 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Alman Hakim Müller, aralarında Euor 7 Genel Müdürü Mehmet Gürhan'ın da bulunduğu 3 kişiye hapis cezası yağdırırken; “Asıl suçlular Türkiye'de” diyerek yolsuzluk dosyasında adres göstermişti. Almanya’daki davanın dosyası, Şubat ayında Türkiye’ye gönderilmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayla ilgili olarak soruşturma başlatmış; ilk aşamada aralarında Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı

Zekeriya Karaman'ın da bulunduğu 18 kişinin malvarlığına ihtiyati tedbir koymuştu.

 

Kanla 7'nin açıklaması

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, ''Deniz Feneri e.V'' soruşturması kapsamında yapılan aramalarla ilgili Kanal 7 binası önünde bekleyen gazetecilere açıklama yapanKanal 7 Hukuk Müşavir Ersan Şen, herkesin suçlanabileceğini ve savunma hakkı olduğunu belirterek, ''Ancak ceza keserek kimseyi suçlu gibi göstermenin de gereği yok. Başta Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve diğer ortaklar, bir an önce bu işin sonuçlanmasını istemektedirler'' dedi.

Şen, polisin yaptığı aramalara ilişkin de hukuki süreçlerde diğer insanlar için işletilen prosedürün kendileri için de işlediğini kaydederek, ''Yapılan aramalarda, savcılığın soruşturmasıyla ilgili evrak, belge varsa, bunlara el koyma prosedürü işlemektedir. Biz, soruşturmanın başladığı ilk andan bu yana adli birimlere yardımcı olmaya devam ediyoruz'' şeklinde konuştu.

Dosyada gizlilik kararı olduğunu ifade eden Şen, ''Öğrenebilme imkanımızın olduğu anda davaya yönelik savunmamızı yapacağız. Daha önce istenilen belgeler Ankara Cumhuriyet Savcılığına iletilmişti. Müvekkillerimin bu aşamada en büyük isteği, kendilerine tarafsız yaklaşılması ve yanlı yayın yapılmamasıdır. Biz de dava açılırsa davaya katılacağız. Takipsizlik kararı çıkarsa dava ona göre sonuçlandırılacaktır. Kamuoyunun da merakı giderilmiş olacaktır'' diye konuştu.

Şen, müvekkilleri Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Harun Kapıyoldaş ve Mustafa Çelik'in Fatih ve Eyüp'teki iş yerlerinde aramalar yapıldığını belirterek, ''Kanal 7 çalışanları veya müvekkillerimin evlerinde arama yapılmamaktadır. Ancak bildiğiniz gibi bu soruşturma hassas bir konudur. Bir basın yayın kuruluşu bu durumdan etkilenmeye çok açık bir müessesedir'' dedi.

Aramaların bugün saat 08.00'den beri sürdürüldüğünü kaydeden Şen, şunları söyledi:
''Burada, Ankara ve İstanbul'dan yaklaşık 35 kişilik bir kolluk kuvveti aramaları gerçekleştiriyor. Bilgisayarlardaki belge, kayıt ve delil olabilecek dosyalar imajı alınarak kopyalanıyor. Zekeriya Karaman şu an Kanal 7 binasında, görevinin başındadır. Bu aramalar zaten basın özgürlüğüne bir engel oluşturamaz.''

 

(Fotoğraf: Cumhuriyet-Cihan Oruçoğlu)